--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Trabzonspor’un durumu, Fenerbahçe’nin 5 yıldızı…

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
3

Trabzonspor’un yeni sezon hazırlıkları Slovenya’da devam ediyor. Bordo-mavili ekip bir yandan hazırlıklarını devam ettirirken, diğer yandan rakiplerini yakın markaja almış durumda. Haklı da sayılmaz. Yabancı oyuncu ağırlıklı yapılan her yeni transferler kulüplere ekonomik açıdan ağır yük yüklerken, ne gariptir ki bu durumu sorup-sorgulamayan daha henüz çıkmadı. Serbest piyasa eyvallah da, bu derecede ‘açılım da’ sonun hazırlığı anlamına geliyor. Güçlü bir kadro oluşturmak ve şampiyonluk yarışında yer almayı herkes ister, buna da eyvallah. Finansal açıdan kulübün menfaatlerini de düşünmekte yarar var…

TRABZONSPOR’DA ÖZ GÜVEN EKSİKLİĞİ Mİ VAR? 

Futbolda işleyen transfer süreciyle birlikte, rakiplerinin son durumu ister istemez Trabzonspor’u da etkiliyor. Ne diyor Teknik Direktör Abdullah Avcı “Rakiplerimiz büyük takımlar. Oyuncu alıyorlar. Güçleri var. Geçen sezon gibi yüksek yarış yüksek bir puan farkıyla gitmeyecektir.” 

Bu sözlerin sahibi geçtiğimiz sezonun şampiyon takımı teknik direktörü, yani Abdullah Avcı. Oysaki Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun transfer konusunda Sayın Avcı’yı ‘açık çek’ olarak adlandıracağımız, transfer konusunda yetkiyle donattığını, bundan önceki açıklamalar ve transfer sürecinden biliyoruz. Diğer yandan basın açıklamalarında kendisi de bunu onaylıyor. Takımın teknik patronu Abdullah Avcı’nın söylediklerine kulak kabartıyoruz; “Napoli’den Marek Hamsik gelmiş, Aston Villa’dan Trezeguet gelmiş, Edin Visca, Bosna Hersek Milli Takımı’nda oynuyor, Vitor Hugo, Fiorentina’yı görmüş, Denswill, Club Brugge’de oynamış, İtalyan liginde oynamış, Bakasetas, Yunanistan Milli Takımı’nın kaptanı.”Evet, tüm bunları söyleyen Trabzonspor’un çalıştırıcısı Sayın Avcı. Buna rağmen, rakiplerimiz büyük takımlar ve oyuncu alıyorlar derse, o zaman bordo-mavili yönetim kendisine hatırlatma açısından “Hocam hangi futbolcuyu istedin de almadık” derse, şaşırmayız. Evet, ara başlıkta ifade ettiğimiz gibi ‘Sayın Avcı’da öz güven eksikliği mi var’ sorusunu sormadan edemeyiz. Bu soruyu genele yayamayız, çünkü bordo-yönetim transfer konusunda tam yetki vermiş, bordo-mavili taraftar desen, takıma olan güven şampiyonluğa olan inancın yansıması olarak hiçbir maçta takımını yalnız bırakmayarak zaten gösterdi. Geriye “Hocam biz sana güveniyoruz, sen de bu güveni takıma yansıtırsan üst üste ikinci şampiyonluk neden gelmesin” düşüncesi kalıyor…

FENERBAHÇE’NİN 5 YILDIZI

Fenerbahçe Kulübü’nün mevcut başkanı Ali Koç, yeni icraatlarına bir yenisini daha ekledi; beş yıldız. Fenerbahçe Kulübü adına Türkiye Futbol Federasyonu’na yapılan müracaatta, 1959 yılı öncesinde kazanılan şampiyonlukların Süper Lig’e dahil edilmesi, bundan dolayı doğan maddi ve manevi taleplerinin karşılanması deniliyor. Futbolsever gibi bizler de merak ediyoruz, şimdi nereden çıktı böyle bir talep! Bu durum bana Trabzonspor’un ‘şike’ mevzusunu gündem ederek, uzun yıl başarısızlığının üstünü örtmesini hatırlattı. Bugün de benzer durum Ali Koç başkanlığındaki sarı-lacivertli camiada yaşanıyor. Sayın Koç 2018 yılında göreve geldiği gün yaptığı ‘Fenerbahçe’yi tekrar şahlandıracağım!’ açıklamasını hatırlayın. Aradan geçen dört yıllık o süre ‘zarfında’ bırakın takımın ‘şahlanmasını’, futbol takımının elde ettiği bir kupa bile yok. Kulübün mevcut başkanı Ali Koç tarafından süreci böyle işletilmesinin nedeni, dönemindeki başarısızlığın üzerini örtmek istemekten başka bir manaya gelmiyor. İnsan düşünmüyor değil, 1959 yılı öncesindeki mevcut olan lig, Fenerbahçe’nin tek başına oynanan bir lig miydi? Hayır. Sayın Koç uzun yıllar sarı-lacivertli kulüp yönetiminde yer aldı, bu konu niçin bugün gündeme getiriliyor? Ali Koç döneminin Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı yapan ((Nisan 2022’de seçilen) Uğur Dündar’ın ‘Şanlı formamızın göğsüne nakşedilen 5 yıldızımız tüm Fenerbahçelilere kutlu olsun’ sözlerine şaşırmadık desek yeridir. Benzer şekilde ‘Bugüne kadar neredeydin?’ sorusunu, Sayın Dündar’a sorma gereği bile duymuyorum… 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle