--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Trabzonspor’un başarması ve MHK!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Bordo-Mavili ekip Ersun Yanal ile ilk sınavını Galatasaray karşısında verdi. Karadeniz ekibinin ‘tarihi’ rakibi karşısında ortaya koyduğu performans ve maçın sonucuna yansıyan ‘skor’un, hiçbir zaman ölçü olmayacağının bilinmesi istiyoruz. 

Peki, gerçeklik payı, yani Ersun Yanal’ın Trabzonspor’da başarılı olup olmayacağı ne zaman netlik kazanır? Ona bakmak gerek...

Vahid Halilhodzic sezonun ilk 9 haftasında yaşadığı ‘macera’dan sonra altı hafta olmadı, üç ay gibi ‘kelime’ oyunu ve ‘oyalamaları’…Trabzonspor yönetimi, ‘buhranlı’ günlerden çıkış yolunu çalıştırıcısını göndermekle buldu. Şimdi onun makamında ‘Ersun Yanal’ var.

Yanal’ın şimdi elinde ‘geniş’ bir futbolcu kadrosu mevcut. Mazereti ise ne olabilir? Futbolcu seçimini kendisinin yapmamasından dolayı, ‘ara transfer dönemini’ beklemek...

Son olarak Fenerbahçe’yi çalıştıran Yanal’ın yönetiminden, mevcut ekibi başarı ‘rayına’ oturtabilmesi için isteyeceği süre en fazla altı hafta… Sonrası ise malum ‘ara transfer’ dönemi….

Camia ve Yanal’ı bekleyen asıl soru ise Trabzonspor’a tekrar dönen Yanal’ın camianın uzun süre özlemini çektiği şampiyonluğu yaşatıp yaşatamayacağı! Bunun için yapılması gereken, Bordo-mavililerin ‘kenetlenmesini’ artık becerebilmesi.. Güven ve huzur ortamının oluşturulması.

Trabzonspor’un çiçeği burnundaki hocanın ilk basın toplantısında kendisine yöneltilen soruları açık ‘sözlülükle’ cevapladı. ‘Ligin geride kalan haftalarında kaybedilen 14 puan, 1.5 yılda 5 teknik direktör değiştirilmesi…’ şeklindeki soru başlıklarına Yanal tarafından ‘kaçamak’ değil de, net cevaplar vardı. 

Sorulan soruların ‘anında’ karşılık bulmasından teknik adamın ortama-camiaya yabancı olmadığının gözler önüne seriyor… Tüm bu soru-açıklama trafiğinde asıl altı çizilmesi gereken gerçekler vardı ki Ersun Yanal’ın ilk basın toplantısında ki o duruşu, Trabzonspor’u da başarıya taşıyacak.        

Basın açıklaması dedik de muhabirimiz Mehmet Özmen’in TÜYAP’ta yaşadıkları geldi aklıma. Gazeteci elbette ki soru soracak! Eğer siz sorunuza karşılık ‘Dumanlı’ gibi ‘tahammülsüzlük’ gösterip, muhabire yaka-paça saldırırsanız… Böyle birinin davranışı, o kişinin ‘aciz-çaresiz’ kısacası ‘uzatmaları’ oynadığını gösterir…  

Dönelim Trabzon’a… Ersun Yanal’ın “Futbolda şike sürecinin yaşandığı 2010-2011 sezonunun şampiyonu kim?” soru üzerine, çalıştırıcıdan aldığı cevap ‘net’ ve kendine olan ‘güvenin’ işareti; ‘Biz teknik adamlar, futbolcular saha içinde kalıp saha dışını yönetmeye kalkmayalım. Bu iş üzerinden politika üretmeyelim. Bu bizim için oldukça zararlı şeyler. Bizler saha içinde görevliyiz, saha içindeki performanstan sorumluyuz’ şeklinde. 

İşte bu anlayışa sadık kalındığı sürece, Bordo-mavili camianın bugüne kadar başarılı olunmaması ‘tarih’, Ersun Yanal’la Trabzonspor için yeni bir sayfa açılmış olur!.. 

MHK’NIN AKLI ‘TATİLDE’!

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Komitesi (MHK), sözde hakemlerini tam yetki ile donatacak önemli bir karara imza attı; Maç tatil etme yetkin var.

Peki, hakemlerin böyle bir yetkisi yok muydu? Şimdi durup dururken bu karar nereden çıktı? Federasyon yeni kararını şöyle açıklıyor; tüm profesyonel liglerde hakemlere yönelik hakaret, tehdit, fiziki ve sözlü taciz, darp ve benzeri kabul edilemez eylemlerin her hafta artarak devam etmekte… Hakem odası önü ve içerisinde hakemlere yönelik her türlü sözlü veya fiili eylemlerde bulunulması halinde müsabaka hakemine karşılaşmayı tatil etme yetkisi de dahil olmak üzere geniş yetkiler verilmiştir.

Bitmedi, açıklama devam ediyor...  TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp, ‘Her hafta salı günleri medya mensuplarıyla bir araya gelerek, haftanın hakemlerini değerlendirecek.’ Bu açıklamalardan benim anladığım, ‘kararın’ altına imza atanlar, günü kurtarma adına hareket etmişlerdir. 

Volkan olayı, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın ‘soyunma odası’ basma söylemleri sonrası alınan ‘aceleci’ bu tür kararlar, spor arenasında istenmeyen olayların ötesine geçmeye yetmeyecektir. Diyelim hakem maçı iptal etti. Karşılaşmanın oynandığı stadyumdaki görüntüyü tahmin ediyor musunuz!.. Sözün özü hakemin yetkisi ‘sözden’ öteye geçmeyeceği gibi, düzenlenecek basın ‘toplantıları’ da ancak ‘kargaşaya’ çanak tutmaya yarayacaktır… 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle