Trabzonspor’da şimdi ‘hesaplaşma’ vakti!..
Süper Lig’in son Şampiyonu Trabzonspor, Beşiktaş deplasmanından ‘puan’ ile dönüyor. Galibiyet kadar önemli bir puan, bordo-mavili camiada ‘suların’ durulmasına neden oldu. Yazımızın başlığına bakarak, Karadeniz ekibinin ligin henüz ‘10’uncu’ haftasında neyle hesaplaşacağı merak konusunu, bir taraftan ‘kendisiyle’ yüzleşme, diğer yandan beklentilere cevap vermesi için ‘aynaya’ bakma zamanı. Ki taraftarın ‘şampiyonluk’ beklentilerine, kendisine yakışır şekilde cevap vermesi manasına geliyor. Önce Monaco, hemen ardından Beşiktaş maçlarında ortaya konan iyi oyuna bağlı, kazanca dönüşen netice. Kısaca iç ‘hesaplaşma’, takımın kendine gelmesinde önemli bir etken oldu…
EN AVANTAJLI KADRO TRABZONSPOR’DA
Futbolda diğer ekipler gibi Trabzonspor’un da ‘takım’ halinde iyi olması sonuç üzerinde etkili olmaktadır. Günümüz futbolunda her oyuncunun, oynadığı mevkii doldurabilecek, oyundan çıkan/sakatlanan futbolcunun ‘alternatifi/seçeneği’ olması gibi zorunluluğu söz konusu. Diğer türlü alınan ‘maç’ neticelerine göre, tartışma zemini de ‘ayyuka’ çıkmış olur. Trabzonspor’un başarılı oyuncusu Yusuf Yazıcı, Fransa’nın Lille Kulübü’ne transfer sürecinden sonra bu sezon bordo-mavili kulübe dönmesine rağmen, geride kalan 10 haftada bekleneni veremedi. Takımın başarısı için, kadrodaki devamlılık önem taşıyor. Beşiktaş maçında Abdülkadir Ömür’ün sakatlanması, oyuncuların performansı ve kart cezası gibi unsurlar, Trabzonspor kadrosunun ‘zenginliğinin’ önemini gösterdi. Süper Lig maç temposuna, Avrupa Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası maçları da eklendiğinde, bu konunun önemi daha da artmaktadır…
BEŞİKTAŞ MAÇI SIRADAN BİR MAÇ GİBİYDİ
Süper Lig’de başarılı olmak isteyen bir ekip, ikili averajı düşünerek ligin zirvesine oynayan takımlar karşısında kazanmak/kaybetmemek zorunda. Bugün Abdullah Avcı yönetimindeki Trabzonspor’u, rakipleri karşısında farklı kılan da bu. Bugüne kadar da başarılı oldu. Her defasında daha iyisi, daha iyisi derken, kalite bakımından rakipleriyle boy ölçüşebilmenin daha ötesinde bir ekip görünümünde. Monaco (4-0) galibiyeti ve hemen ardından üç golü kendi oyuncularının kaydettiği ve beraberlikle neticelenen Beşiktaş karşılaşması. Bordo-mavili ekibin başında teknik direktör olarak sahaya çıkan Abdullah Avcı’nın ‘derbi’ olarak nitelendirilen Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş ile oynadığı maçların ‘performans karnesine’ batığımızda istatistiklere 4 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 yenilgi olarak yansıyor. Bu demek oluyor ki Abdullah Avcı yönetimindeki Trabzonspor’un içinde yer aldığımız zaman dilimindeki en önemli rakibi, başkanı-yönetimi-teknik direktörü-oyuncusu ve taraftarıyla yine kendisi...
YARIŞTA TRABZONSPOR BİR ADIM ÖNDE
Bordo-mavili ekip eğer hesaplaşacaksa, bunu kendi içerisinde yapmalı. Sayın Avcı geçtiğimiz günlerde, ‘sabır’ konusunda camiaya Kasım ayına kadar zaman tanımıştı. Oysaki yapılması gereken, her maçın/karşılaşmanın önemine binaen camia olarak ne manaya geldiğini idrak etmek. Çünkü puanlamaya bağlı olarak lig sıralamasına bakıldığında Karadeniz ekibinin kaybetmeye tahammülü yoktur. Ligdeki puan durumundan bunu görmek zor değil. Lider Adana Demirspor ile 7’nci sıradaki Galatasaray arasında 4 puan fark var. Her mücadele ayrı bir futbol heyecan, maçtan yenik ayrılanın ‘avantaj’ kaybedeceği düşünüldüğünde, her maç adeta ‘final’ niteliğinde. Evet, önem açısından madem hiçbir ‘maçın’ birbirinden farkı yok, bu süreçte ligin zirvesini ikili averajlar belirleyecek gibi gözüküyor. Şampiyonluk yarışını henüz başı olmasına rağmen bu mücadelede en avantajlı takım Trabzonspor dersek, abartmış olmayız. Çünkü geçen sezonun şampiyonu, her geçen gün üzerine koyarak yoluna devam ediyor. Bordo-mavili camianın bilmesi gereken en hassas konu, etrafından gelen ‘çatlak’ seslere kulak kapatarak, kendi ‘hedefine’ odaklanması…







