Trabzonspor ve düşündürdükleri!..
Olmuyor, olmuyor, olmuyor… Trabzonspor bir türlü, alacağı seri galibiyetlerle, sevenlerinin gönlüne su serpmiyor. Bordo-mavili ekip, 4-0 gibi farklı Galatasaray galibiyetiyle, oldukça umutlanmıştı. Ta ki hafta sonu 1-0 kaybedilen Alanya maçına kadar. Hal ve gidişat böyle olunca da, taraftarın umudu, bir anda umutsuzluğa dönüşüyor. İşte Galatasaray ve Fenerbahçe takımlarının durumu. Trabzonspor’a farklı skorla yenilen Sarı-kırmızılı ekip, haftaya lider giren Kasımpaşa karşısında bu kez 4-1 gibi farklı skorla kazanıyor. Fenerbahçe’nin üç hafta aradan sonra Konya deplasmanında kazanması buna bir başka örnek. Tüm bu sonuçlar elbette ki ‘Trabzonspor varsın kaybetsin!’ manasına gelmemeli. Öyle ise yapılması gereken ne?...
TRABZONSPOR’UN KAYBI SİSTEMSİZLİK!..
Her defasında itiraf ettiğimizi bir kez daha gündeme getirmek istiyoruz; ‘Futbol başta olmak üzere, sporun diğer branşındaki mücadelenin skor tarafı kadar, kalıcı izler bırakan sonuç bölümüne dikkat çekilmeli’. Trabzonspor’un Alanya karşısındaki mücadelesini, değerli birçok takım (pardon) futbol yazarı yorumladı. Bu yorumlarda ortaya çıkan sonuç, bordo-mavili ekibin yenilgisi ‘sürpriz’ değil, sıradan bir sonuç olarak değerlendirmeli. Kadro olarak baktığımızda, geride kalan beş haftada takımda forma şansı bulunan oyuncular topluluğun çoğunluğu, aynı isimlerden oluşturduğunu görmekteyiz. Bunun bir başka karşılığı, her mevkideki ‘iskeletin’ netleşmesi. Galatasaray galibiyeti sonrası Alanya yenilgisini gördükten sonra, üzerinde durulması gereken (Trabzonspor yazarlarının önemine vurgu yaptığı gibi) savunmada yapılan hatalar. Duran toplardaki adam paylaşım zafiyetinde bulunursanız, kalenizdeki gole engel olma şansınız olamaz. Transfer döneminde, Burak Yılmaz polemiğinin oluşmasına zemin hazırlayacak kadar, forvet bölgesini takviye yapmayı beceri olarak değerlendirip, savunmayı sağlama alma başarısı göstermediğiniz takdirde kendinizi ‘tartışmanın’ içerisinde bulursunuz. Sayın Ünal Karaman, sözün özünü özetliyor; ‘Trabzonspor’un bahanesi olamaz!’…
BORDO-MAVİLİ ŞİFRE NASIL ÇÖZÜLDÜ?..
Trabzonspor’un aksaklıklarını ortaya koyarken, Alanyaspor ve onun emektar Teknik Direktörü Mesut Bakkal’ın galibiyetteki hakkını teslim etmek gerekiyor. Süper Lig’de onun üzerinde takım çalıştıran ve Süper Lig ekiplerini yakından tanıyan Bakkal, Trabzonspor’u nasıl çözdüğünü, bakın nasıl yorumluyor; “Son haftalarda yerleşik düzende, % 65’lere varan bir pas oranı var Trabzonspor’un. Biz de geriye koşuda lig lideriydik, en iyi yerleşen takımız. Sosa ve Onazi’yi durdurursak oyunu alacağımızı biliyorduk. Çok iyi durdurduk. Hatta bir ara çıldırdılar topu oyuna sokamadıkları için. Oyuna çok iyi başladık. Pas trafiğimiz falan müthişti...” Tüm bu açıklamalardan sonra, Bordo-Mavili camianın halen ‘Biz nerede hata yaptık?…’ sorusunu sorma hakkı olamamalı...
SÜPER LİG’DEKİ TEK YABANCI…
Futbolumuzun en iyilerinin yer aldığı 18 Süper Lig takımlarımızın yabancı teknik direktör sayısı 1’e (yazı ile bir) düştü. Sezon başında Galatasaray’ı yenerek Türkiye Kupasını müzesine götüren Akhisarspor Teknik Direktörü Safet Susic’in görevine son verilince, beş hafta sonunda, yabancı teknik adam olarak ligde yalnız Fenerbahçe çalıştırıcısı Phillip Cocu kaldı. Sarı-Lacivertli ekibin başındaki Cocu, 5 maçında 2 galibiyet ve 3 mağlubiyetle dikkat çekici. Dikkat çeken ve üzerinde düşünülmesi gereken diğer konu, tamamına yakını yerli çalıştırıcı olan Süper Lig’de, yabancı oyuncu sayısının sınırsız olması, TFF ve ilgililerin üzerinde düşünmesi gereken bir durum…







