--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Trabzonspor Şampiyonluğunu hatırlamalı!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
4

Süper Lig’in zirvesini yakından ilgilendiren maçta Trabzonspor, lider Demir Grup Sivasspor’u 2-1 mağlup etmeyi başardı. Galatasaray’ın BTC Türk Yeni Malatyaspor’u 1-0, Medipol Başakşehir’in ise Beşiktaş’ı aynı skorla mağlup etmesinden sonra zirve yarışının iyice kızışmasına neden oldu. Fenerbahçe’nin MKE Ankaragücü karşısında 2-1 yenilgisine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Peki, ‘Bu lig ve heyecanı ne kadar sürer?’ sorusuna, ilk ‘parantez’ hafta sonu açılacak. Beşiktaş-Trabzon, Fenerbahçe-Galatasaray arasındaki mücadele, gerek futbol gerekse skor olarak ‘Heyecan öyle olmaz, böyle olur!’ anlayışını da beraberinde getirecek gibi gözüküyor…

Trabzonspor, Sivasspor galibiyetiyle 298 gün sonra liderlik hasretine son verdi. Rakamlar madem gerçeklerin yansıtır, bordo-mavililerin son şampiyonluğunu da hatırlamakta yarar var. Ortaokul öğrencilik yıllarıma denk gelen tarihlerde, spor gazeteci olma hayaliyle tuttuğum ajandamın bir yaprağında 1983-84 sezonu şampiyonu 50 puan toplayan Trabzonspor, o takımın kadrosunda ‘Şenol, Turgay, Necati, Kemal, Bahattin, B.Hasan, İskenderlerin…’ isimleri yer aldığını görmekteyiz. Bir o tarihe, bir de bugüne baktığımızda, Trabzonspor için Şampiyonluğun ne manaya geldiğini daha iyi anlaşılacaktır…

Tıpkı Trabzonspor ve yakın takipçileri Fenerbahçe (İki puanlık sistemde - 45 puan), G.Saray ve Beşiktaş’ın (44’er puan) kadrolarına baktığımızda, yabancı oyuncuya rastlamak mümkün değil. Bugün öyle mi! Trabzonspor’un Sivas maçında Uğurcan Çakır dışında 10 yabancı oyuncunun görev alması gibi. Teknik adamların, yöneticilerine bakıp da ‘Transfer edildi, oynamalı…’ mantığı mı hâkim. Böyle bir durum, futbolumuzun gerek kalite gerekse mali yönden sıkıntı yaşanmasına en büyük etken. İsmi profesyonellik olunca, kısa sürede başarıya ulaşma şartları da zorlanır. Diğer türlü kimsenin pek fazla umurunda olmaz ‘Altyapıdan oyuncu yetişsin, geleceğe yatırım yapılsın…’ Varsa yoksa anlık başarı...

ALİ KOÇ’LAŞAN FENERBAHÇE’YE DİKKAT

Biz bu satırları yazarken, Ali Koç’un başkanı olduğu Fenerbahçe’de yeni bir basın toplantısının hazırlıkları vardı. Sadece biz değil, tüm Fenerliler bu hazırlıklar için ‘Bu durum neyin nesi?’ diye, kendi kendine sormadan edemiyor. Yakın geçmişi hatırladığımızda, merakımızı gidermek mümkün. Her yenilgi sonrası, benzer toplantıların yapıldığına şahit olmaktayız. Çok değil, bir hafta önce, Gazetemizin Spor Müdürü Sayın Hasan Emrah Savcı’nın yazısına taşıdığı Ali Koç’un şu ifadeleri oldukça dikkat çekici; “Bu düzen bu şekilde gidemez. Korkarım ki çok daha vahim olaylara sebebiyet verecek bu gidişat... Şu 2-2.5 saatte bize gelen mesajların haddi hesabı yok. Büyük bir infial var, Fenerbahçe camiasında. Bu böyle gitmez, gidemez…” Fenerbahçe’de işlerin iyi gitmediği kesin. Sahadaki problemi, saha da çözmek yerine, sorumluluğu üzerinden atmak için gelen tepkileri faklı yönlere (hakem, rakip, taraftar v.b.) paslamak kadar, sorumluktan uzaklaşma arzusundan başka bir manaya gelmiyor. Daha başka ne anlama gelir ki!.! Ne demek ‘Büyük infial var’!.. Bugün düzenlenecek toplantının da, ana temasının bu (suçluyu dışarıda aramak) olacağından emin olabilirsiniz. Gündem ve hedef saptırmanın bırakın Fenerbahçe’ye yarar sağlamasını, yapılan doğruları da altüst edeceğinden emin olabilirsiniz. Öyle ise geriye bir şey kalıyor. O da, Sarı-lacivertli yöneticilerin, Fenerbahçe gibi büyük bir camianın başında görev aldığı ve Spor Kulübü yönettiklerini hatırlatmak istiyoruz…

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle