Trabzonspor ‘şampiyon’ gibi başladı
Süper Lig’de 2022-2023 Sezonu hafta sonu oynanan maçlarla başladı. Şampiyonluğun ‘kıdemlileri’ Galatasaray ve Beşiktaş rakiplerini ‘zor da’ olsa yenmeyi başarırken, Fenerbahçe altı golün atıldığı maçta ligin yeni ekibi Ümraniyespor karşısında 1 puanla yetindi. Haftada en dikkat çeken ekibi bir kez daha Trabzonspor oldu. İstanbulspor’a konuk olan ligin son şampiyonu, sahadan 2-0 gibi net bir skorla ayrıldı. Otuz hafta sürecek uzun maratonda, sezonunun ilk 90 dakikası net bir görüntü sergilemedi şeklinde yorumlansa da, önem taşıyan ipuçlarına şahit olduk…
TRANSFERLERE DİKKAT KESİLMEK!
Kulüplerdeki en önemli ayrıntı, bitmek bilmeyen yeni ‘transferlerin’ beraberinde futbol kalitesi değil, kaosa zemin hazırlayacak bir ‘tartışmayı’ da beraberinde getirecek olması! Bu kadar kesin konuşmamız, geçmiş tecrübelerle sabit. Kaos deyip geçmeyin. Her sezon öncesi yapılan bir ‘çuval’ dolu transferde istenilen sonuca ulaşılamaması, puslu havayı sevenlerin işine yaramakta. Hal böyle olunca da, yaşananlara hazırlıklı olun, derim! Futbol severe tavsiyem, lig yarışında ‘oyun’ adına kalite bekleyip hayal kırıklığına uğramak yerine, başarısızlığa örtbas etmek, ‘kaosta kalite’ bekleyebilirsiniz! Dileriz yanılan biz olur, dillendirdiğimiz konularda geri adım atarız ama hayatının otuz yılı bu ‘oyunun’ içinde geçen bir kişi olarak hislerim böyle, yanılırsın demiyor…
ALIŞILAGELEN BİR TRABZONSPOR
Sezonu Lig şampiyonluğu, geçtiğimiz haftayı ise Turkcell Süper Kupa ile kapatan Trabzonspor, hafta sonu İstanbulspor’a konuk oldu. Bordo-mavili camianın kafasında yer eden ‘37 yıl sonra gelen şampiyonlukta devamlılık sağlanır mı?’ sorusuna, ligin ilk haftasında cevap arandı. İstanbul temsilcisinin mücadele gücü, onyedi yıl sonra gelen Süper Lig’in uzun soluklu maratonunda ne kadar sürer bilinmez ama mevcut kadrosuyla bu mücadeleyi, bir yere kadar sürdürebileceğinin işaretini verdi. Peki, Trabzonspor böyle bir takım karşısında elbette daha iyi olabilirdi. Beklentilerin gerisinde kalınmasının en önemli nedeni hırstan uzak, rakibinin ‘durgun’ oyununa ayak uydurması. Bunun da en önemli nedeni ‘Nasıl olsa bu maçı ben kazanırım!’ anlayışına kapılması. Bu gelecek haftalara aynı şekilde yansıyacağını sanmıyorum. İstanbul’da bir hafta içerisinde iki maçta, farklı ‘oyun’ sergileniyor ise, bu bordo-mavili ekibin maç seçmesinden daha ziyade, oyun akışını kontrolünde tutma ve neticeye nasıl gidilebileceği anlayışı etkili oldu diyebiliriz. Ki bunu da başardı ve haftayı kayıpsız şekilde tamamladı...
ŞAMPİYONLAR LİGİNE DOĞRU
Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne play-off turundan başlayacak olması ve Fenerbahçe’nin devler ligi yarışının dışında kalması, sadece bordo-mavili ekip açısından değil ülke futbolu açısından beklentileri artırıyor. Temsilcimiz play-off’u geçmesi durumda, gruplara kalacak. Trabzonspor ilki karşılaşması (16-17 Ağustos) olmak üzere, Danimarka temsilcisi Kopenhag karşısında, zorlu sınavını iki maç üzerinden verecek. Türkiye’nin kulüpler düzeyinde Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılamaması, daha önce bu ligde mücadele veren takımların iyi performans sergilememesinden kaynaklanıyor. Gerek ülke, gerekse takımlarımız açısından Trabzonspor’un Kopenhag ile yapacağı mücadele, Türk futbolu açısından, birçok açıdan önem taşımakta. Bordo-mavili ekibin geçtiğimiz sezon ki mevcut kadrosunu koruyup, Larsen ve Eren gibi akıllıca/nokta transferlerle güçlenmesi, sezona olumlu yansıyacağını görmek mümkün. Eksikler var mı, tabii ki var. Oturmuş, bir o kadar geniş kadroya sahip olmanın avantaj olduğunu, teknik direktör Abdullah Avcı’nın ‘Hamsik ile başka Hamsik olmadan başka bir oyun. Bugün onun sahada olması çok problemi çözebiliyor…’ şeklindeki açıklamalarından anıyoruz. Başarılı teknik adamı, transfer çalışmaları sürdürüyoruz sözleriyle de, Karadeniz ekibinin hedefine plan ve programlı, bir o kadar sağlam adımlarla yol almaya devam edeceğini görmekteyiz…







