Trabzonspor, koltuğunu nasıl sağlamlaştırır?..
Süper Ligin 25. Haftasında Gaziantep FK deplasmanında iki puan bırakan Trabzonspor, telafi maçı için bugün Yeni Malatyaspor’a konuk oluyor. Her iki ekip içinde zorlu geçmeye aday bir karşılaşma. Malatyaspor’un istatiklerine baktığımızda dokuz haftalık bir galibiyet özlemi var. Teknik direktör Kemal Özdeş’ten sonra Hikmet Karaman’ı göreve getiren sarı-kırmızılı ekip için tüm hesaplar galibiyet üzerine kurulu. Puan cetveline baktımızda, ligde onüçüncü ve düşme hattına yakın olması, bu tezimizi (kazanma mecburiyetini) doğrular nitelikte...
Yeni Malatya için, maç kazanıp kazanmama adına karamsallığa kapılmaktaki haklılığı, rakibin Trabzonspor olması. Bordo-mavili ekibin Gaziantep deplasmanında iki puan bırakması ve şampiyonluk yolunda rakiplerinin haftayı en az kayıpla geçmesi, bu akşam oynanacak olan mücadelenin önemini daha da artırıyor. Puan sıralamasına baktığımızda, Karadeniz temsilcisi şampiyonluk yarışından kopmamak için galip gelmesi gerekiyor. Gerekiyor ki; lider Medipol Başakşehir’ı yakalasın. Aksi takdirde, liderin üç pıuan gerisinde, Galatasaray ve Demir Grup Sivasspor ile ‘dirsek’ temasında yoluna devam edecek. Puan katbetmemesi gerekiyor ki, hafta sonu ağırlayacağı Medipol Başakşehir karşısına stres ve gerilimden uzak, kazanmaya motive olarak çıksın. Aksi bir yenilgi durumunda (rakipleriyle soluk soluğa olduğu için), toparlanmasının çok zor olacağını, kendimizden emin bir şekilde söyleyebiliriz. Bunu geçmiş dönemlerde yaşanan stres-gerilimli günlere bakarak söylüyoruz. Uzun yıllar şampiyonluk hayaliyle mücadele içerisindesiniz ve avantajı koruyamıyorsunuz. Bu düşünceyi kaldıracak olan bir karakter yapısına sahip değil Trabzonspor camiası. Kaybedilen her puandan sonra, tıpkı Karadeniz sahili boyunca uzanan ve yüksek tepelere bürünen ve görüş açısını olumsuz etkliyen sisli hava gibi, stres ve gerilim ağırlıklı bir atmosfer takımın toparlanmasındaki süreci uzatıyor. Böyle bir durumda puan ve puanların kaybedilmesine neden oluyor. Yapılması gereken profesyonelliğin gerekliliğini, kendine güvenen ve ne yaptığını bilen bir hareketin içerisinde yer almak. Aksi bir durumu (şampiyonluk şansının kaybedilmesini) insan düşünmek bile istemiyor…
Trabzonspor, Fenerbahçe’nin düştüğü duruma düşmemeli. Her kaybedilen puandan sonra faturayı ‘hakemlere’ kesmek, başarısızlık hususunda bahanelerin önünün açılması demek. Sormak istiyorum; ‘Hakemin konuşulmadığı bir sezon ve takım biliyor musunuz?’ Ben hatırlamıyorum. Çünkü kazanan ve kaybedenin olduğu yerde ‘muhalif’ sesler her daim yükselecektir. Sonuçta, sezon sonu gülen bir takım olacak? Diğerleri ise, tahammülsüzlük sınırlarını zorlayarak, hedeflerine ulaşamamalarının faturasını birilerine kesecektir. Şimdi konuşma alanı ve konuşulanları sosyal medya, yazılı görsel basın, internet sitesi gibi farklı kanallardan duyurma oranı da çok yüksek. İş; dönüp dolaşıp mevcut, yapılan işe motive olmaya geliyor. Bakın bununla ilgili Trabzonspor Başkan Yardımcısı Ertuğrul Doğan’ın açıklamaları dikkat çekici; ‘Kulübümüze ilk günkü gibi sahip çıkacağız. Bir ve beraber olacağız. Gün Trabzonspor’umuzun yanında durma günüdür...’ Buraya kadar her şey tamam. Sayın As Başkanın ‘O sene, bu sene biz şampiyon olacağız…’ sözü ise oldukça iddialı. Trabzonspor ligin en güçlü, şampiyonluğun en favori isimlerinden. Neticeye gitmek için, işin sahadaki gerekliliğini yerine getirmek gerekiyor. Takımınıza iyilik yapmak istiyorsanız, hakemleri şimdilik unutun ve önce Malatya, ardından Başakşehir maçına motive olun. Olun ki, önce zirvedeki yeriniz, ardından şampiyonluk hesaplarınız sağlamlaşsın…







