--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

TFF’nin bayram zafiyeti!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Türkiye Futbol Federasyonu, kısa adı ile TFF. Federasyonumuzun görevi ne? Futbolumuzun düzenli yönetim ve işleyişini sağlamak. Futbolcusundan-taraftarına, transferinden-cezasına... kısacası ligin sevk ve idaresini yapmak. Tabii bu düzenlemeyi yaptığında, tüm takımlara adil ve eşit mesafede olması gerekir.

TFF ilk kez bu sezon lig takvimini ‘sezonluk’ yaptı. Sezon öncesi yapılan ve adına uzun ‘vadeli planlama’ olarak değerlendirebilecek maç takvimi-tarihleri açıkladığında, dikkat çeken en önemli konu, programı ayarlayan federasyonun ilgili kurullarının her yıl olduğu gibi dini bayramları görmemezlikten gelmesi...

Biz yazmaktan, uyarmaktan; federasyon adil olmayan uygulamadan bıkmadı... Bakın haziran ayında ‘TFF’nin Lig Takvimi!..’ başlığı ise kaleme aldığımız yazımızda neler demişiz;

“TFF 2014-2015 sezonu maç takvimini hazırlarken, konunun hassasiyetini dikkate almalı. Aksi takdirde, futbolseverin manevi değerlerini hiçe sayarak yine ‘bombardımana’ uğrar. Eğer önceki yıllarda olduğu gibi ‘Gelecek sezon ayarlanır diye..’ mazeret ileri sürerse, hiç kusura bakmasınlar diğer yönetimler gibi kendilerinde ‘art’ niyet aranır.

Neden? Yabancı oyuncuların inançları gereği yılbaşını (noel) ülkelerinde kutlamaları için ligin ilk yarı takviminde oynama yapılıyor, benzer uygulama (ayarlama) Müslümanların hassasiyetine göre yapılmıyor ise, bunun adı ‘art’ niyetten başka ne olabilir!”

Şimdi soruyorum; halkının tamamına yakını Müslüman olan bir ülkede siz eğer dini bayram günlerine maç koyarsanız, bu ülke insanının inançlarını hiçe sayıp, vatandaşınıza saygısızlık yapmış olursunuz. Bayramın ilk iki günü sadece Süper Lig değil, tüm profesyonel maçlar oynanıyor. Uygulama, ailesi ile birlikte bayram geçirmesi gereken bu ülke insanına haksızlık değil de ne!..

Futbolu en üst mercii, yönettiği kesimin değerlerine saygı göstermez ise karşılıklı saygı ve sevgiden öte ‘güven’ nasıl oluşur. Sonra ne diyoruz; Biz bu işi neden beceremiyor, yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz. Ortada bir yanlış var ve halen o yanlışta ısrarcı olunuyor ise doğruya nasıl ulaşılabilinir ki?

LİGİ İPTAL Mİ ETSEK!..

Bayramda maç oynat... Olmayan futbol kalitesi ile boş kalan tribünler... Bariz hakem hataları... Zoraki kazanılan maçlar... Ne ilginçtir ki yeni sezonda beş hafta geride kalmasına rağmen heyecan vermeyen ‘tatsız-tuzsuz’ ve ‘vasatın’ altında kalan bir dönemle karşı karşıyayız. Kısacası ‘oynansa ne olur oynanmasa ne olur’ şeklinde değerlendirebilecek bir sezon yaşıyoruz ‘Süper’ Lig beşinci haftasında ‘kısaca’ neler yaşandı..

Fenerbahçe Torku Konyaspor karşısında 2-1 kazanırken zorlandı. Bekir’in kırmızı kartla oyun dışı kalmasından sonra, maçın ikinci yarısında on kişiyle mücadele etmesi sarı-lacivertliler kazanma isteğinden bir şey kaybettirmediğinin göstergesi. Sonucu ise, kazanılan altın değerinde üç puan. Bu yeter mi? Koca bir soru işareti!. Kaleci Volkan Demirel’in karşılaşmanın hakemine ‘Beni de at...’ anlamına gelen itirazı, Mete Kalkavan’ın sarıdan sonra çıkarma cesaret edemediği ‘kırmızı’ kart...

Trabzonspor Karabük deplasmanında 3-0 gibi ‘net’ bir yenilgi aldı. Bu sonuç Vahid Halilhodzic ve talebelerinin zafiyeti kadar, Tolunay Kafkas yönetimindeki Karabükspor’un başarısıdır. Ligin ilk dört haftasının en iyi savunmasını yapan Bordo-mavili ekip, bir maçta üç gol yiyorsa bu ‘gardının’ düşmesi manasına geliyor. Vahid hocanın ‘süre istediği’ maç sonu açıklamalarının dışında, bu kez ‘futbolcularının kariyerini kestaneye çevirmesi’ manasına gelen, oyuncularını küçük düşürücü açıklamaları gelecek adına ‘kaygı verici’ vericiydi...

Beşiktaş tek golle de olsa Balıkesirspor’u geçerken, Şampiyonlar Ligi’nde sevenlerini üzen Galatasaray, aradığı morali ‘skor’ olarak Erciyes deplasmanında elde etti. Ligin ilk dört hatasının ‘gözde’ ve ‘lider’ ekibi Akhisar Belediyespor’un İstanbul’da Başakşehirspor’a 4-0 gibi farklı bir skorla yenilmesi ‘Süper Lig’ gerçeğinin bir başka fotoğrafıydı...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle