Teşekkürler Arda Turan
Galatasaray’ın eski, Milli takımızın yıldız oyuncusu Arda Turan, yeni sezonda Barcelona forması için ter dökecek. Atletico Madrid’de başarılı bir sezon geçiren 28 yaşındaki gurur kaynağımız Arda’nın, İspanya’nın bir başka takımı Barcelona’ya transfer olması, ülkemiz için gurur verici bir durum.
Atletico Madrid’de forma giydiği dönem içinde takımının en iyisi olması için çaba sarf etti. Üstlendiği görevin sorumluğu ile formunu korumak ve yaptığı işi daha iyisi için sürekli ‘çalışma’ yolunu seçti. Kısaca başarısı için ‘hazırcılığa’ değil, olması gereken, başarısızlığın ‘sahadaki’ mücadelesini seçti.
Arda Turan başarısında ‘karakteri’ de önemli rol oynadı. Gerek meslek hayatından elde ettiği maddi kazancın yanında, Arda’nın manevi değerlere bağlılığı da dikkat çekiciydi. Geçmiş yıllarda yapılan özel röportajda, kendisi için uğur getiren, kendi deyimi ile ‘Barış Manço’nun insanı hem yükselten, hem de düşündüren, Ahmet Kaya’nın ‘Ayrılığın hediyesi..’ sözleri vardı.
‘KUR’AN OKUYOR DUA EDİYORUM’
Milli futbolcunun sahip olduğu karakter, başarısı üzerinde önemli etki yaptı. Kendisi ile yapılan özel röportajlarda, üstlendiği görevde, Kur’an okumak ve dua etmenin kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunun, her defasında altını çiziyor. Anlattıklarına bakıldığında, yaşadığı her anının kazanca dönüştürmesini iyi biliyor-beceriyor. Böyle bir sonuçta, profesyonelliğin sadece bir konuda değil de, yaşamın her anında-aşamasında olması gerektiğinin mesajını veriyor.
‘Sinirli ve üzgün iken…’ derken, karakter yapısını kontrol altında tutmak, bu olumsuz tavrı ortadan kaldırıp kazanca çevirmek için, sahip olduğu manevi değerlere sarılma yolunu seçiyor. Kur’an’dan sureleri dinleme ve duanın kendisi için önemli olduğunu dile getiriyor. Yine kendi ifadesi ile 15 dakikalık ısınma sürecinde 11 dakika 32 saniye süren Yasin suresini dinlemesi, başarısını önemli ölçüde etkilemesi, yıldız oyuncunun örnek alınması gereken ‘yaşantısından’ önemli kesitler…
Arda Turan’ın başarılı geçen Atletico Madrid serüveninden sonra, bu kez Barcelona’da yolculuğu, bizleri bazı tespitlerde ‘tekrara’ düşüyor; ‘Örnek alınmalı’. Tabii bunu söyleyenler (biz dahi olsak), acaba bu tür çok özel sayılacak ‘gelişmeler’ sürecini iyi analiz edip, fırsata çevirmeyi becerebiliyor muyuz. Öyle ya!.. Arda Turan sadece kendisi için değil, ülkemiz için adeta ‘spor’ elçisi…
DERSİN KONUSU; ARDA, ENES VE ATINÇ
Arda’nın Barcelona’ya transferinin resmileşmesinden önce, Fenerbahçe futbolunun birazda ‘yabancılaşan’, garip bir hal alan transfer politikasını, yayınlanması için kaleme almıştık. Nasıl ki milli oyuncumuzun, bizlere gurur yaşatan Barcelona’ya ‘transferi’ netleşti, İşte o, Aziz Yıldırım ile yeni bir maceraya atılan sarı-lacivertlilerin transfer politikası ile Arda Turan transferini serpiştirelim dedik.
Yabancı oyuncu transferinin serbest kaldığı yerde, siz adeta ‘kontrolsüz’ sayılabilecek bir ‘transfer’ politikası uyguluyorsunuz. Kalecisinden-teknik direktörüne kadar, elinizden gelse tüm takımı revize edeceksiniz. Evet, sözünü ettiğimiz takım Fenerbahçe. Şimdi bu durum tabii Sayın Yıldırım ve yönetimi kadar, Türk futbolunu ve diğer Kulüplerimiz de yakından ilgilendiriyor.
Yapılan bir olumlu-olumsuz hareket emsal oluşturuyor. Fenerbahçe dışındaki takımlar, şimdi bütçelerini zorluyor. Anlayış, rakiplerinin yaptığı bu tür transfer politikaları karşısında ezilmemek. Halbuki ‘Çok söz, çok manaya gelmeyeceği’ gibi, çok transfer de bir takımın başarısı için olmaz ise olmazlardan değil. Fenerbahçe’nin son yıllardaki ‘transfer’ politikası ile bu sezonu bir karşılaştırın. İnsanın hemen aklına şu gelmiyor değil; ‘Başkan Aziz Yıldırım giderayak final mi yapıyor?’
Arda Turan’ın Barcelona’ya transferini ‘iyi’ okurken, aynı zaman dilimine denk gelen Bursaspor’un 18 yaşındaki golcü oyuncusu Enes Ünal’ın İngiltere’nin Premier Lig ekiplerinden Manchester City’e, Beşiktaş’ın alt yapısında yetişen Atınç Nukan’ın Almanya’nın RB Leipzig takımına transferi, göz ardı edilmemesi gereken, önemli ‘derslerle’ dolu bir süreç. Bizden sadece hatırlatma. Derse iyi çalışmak ve sınıfı geçmek ise ‘muhataplarına’ düşer!...







