Süper Şampiyonluk, profesyonel hakemlik!
Süper Lig, milli maç arasından sonra yeniden başladı. Şampiyonluk yarışının aktörleri, ligin dokuz haftasına ‘büyük’ heyecan içinde girecek. Takımların topladığı puan ve kalan maçların fikstürüne baktığımızda, mücadelede takımların ‘eşit’ şartlarda olduğu kesin.
Maç oynanmadan kazanılmıyor. Milli Takımın Hollanda’dan yediği son dakika golü ile mücadeleyi berabere tamamlaması, takımların ligde yediği ve sürpriz sayılabilecek goller, futbolun içinde kesin bir sonucunun olamayacağına işaret.
Buna rağmen bazı ‘unsurlar’ güç dengelerinin ortaya çıkmasında etkili olabilmekte.
Çaykur Rize maçından öncesi Fenerbahçe, Şampiyonluğun diğer adayları Galatasaray ve Beşiktaş, ligin kalan son dokuz maçından 27 puan toplama düşüncesi hakimdi.
Dün akşam oynanan Çaykur Rizespor-Fenerbahçe maçını gördükten sonra, uygulamanın ‘düşünce’ kadar kolay olmayacağı her halinden belli oldu. Derbi maçları ise bu belirginliğe önem kazandırıyor.
Milli takımın kadrosunda yer alan isimlere baktığımızda oyuncu sayısı bakımından Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Bursaspor olarak sıralanıyor.
Bu tablo, ligdeki takımların sahip oldukları futbolculara bağlı olarak elde ettikleri başarıları gösteriyor. Örneğin ‘En iyi kaleci veya savunma kimde var?’ şeklinde. Kalecilerin ‘enler’ sıralaması Muslera, Volkan, Cenk, Savunmanın en güçlü halkası Chedjou. Semih, Sabri, Caner, Egemen, Alves, Gökhan ile Fenerbahçe ve Galatasaray olurken, bu kademenin-savunmanın en zayıf halkası ise Beşiktaş…
Bu açıklamalardan sonra halen ‘Şampiyon kim olur?’ sorusunun karşılığını soruyorsak geriye, sezon sonunu beklemekten başka ‘seçenek’ kalmıyor.
TRABZON BAŞARIYI DÜŞÜNMELİ
Bordo-Mavili ekip, futbol tarihindeki başarısını ‘mumla’ arıyor. Bunun en büyük sebebi, kendi içinde barışık olamayan Yönetim, sahadaki oyunu olumsuz etkileyen Taraftar, kendisine verilen imkanı (futbolcu seçimi v.s.) iyi değerlendiremeyen Teknik Heyet veya bir sezonda 30’a yakın transferi yapılan futbolcu olabilir mi? Bana sorsanız, sezon boyunca elde edilen sonuçların her birinde, ayrı ayrı katkıları var. Futbolda ortaya çıkan başarısızlık tablosunun etkisi olan unsurlardan, bence en önemlisi yönetici hal-hareket ve söylemleri. Şimdi bu uygulamalardan Basketbol şubesi de üzerine düşen ‘payı-cezayı’ alıyor.
Türkiye Basketbol Federasyonu, kulüp tarihinde ilklerin başarı yolunda yaşandığı Basketbol şubesinde, bu başarıya ‘gölge’ düşürecek gelişmeler yaşanıyor. Gerekçe tıpkı ‘futbolda’ olduğu gibi hakem hataları.
Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, Trabzonspor Medical Park Basketbol Kulübü Başkanı Abiş Hopikoğlu’na 20 gün hak mahrumiyeti ve para cezası vermiş. Şimdi soruyorum; Yakışık aldı mı şimdi (!).
Sözün özü, Bordo-Mavili ekibin yöneticileri sportif başarısına ulaşmak istiyorlarsa, ağır ‘söylemlerine’ değil, sahadaki ‘mücadele’ye kafa yormaları gerekmekte...
HAKEMLERİMİZ PROFESYONEL DE!...
Bazı hakemlerimiz ‘profesyonel’ olmuş. Pilot uygulama, Cüneyt Çakır, Hüseyin Göçek, Barış Şimşek, Ali Palabıyık, Mete Kalkavan ve Fırat Aydınus ile başlatıldı. Kalıcı sonuç ve yansımalarını, ‘yap-boz’ a dönüşmediği takdirde hep birlikte göreceğiniz.
Hakemlerin ‘profesyonel’ olmaları tamam da, onların başındakilerin durumu ne olacak? ‘Profesyoneli, amatör anlayışın yönetmesi ne derece doğru!?!.’ Sorusuna kafa yormanın yarar sağlayacağı kanaatindeyiz.







