--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Süper Lig’in ‘nasihat’ haftası...

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Bin nasihatten bir musibet yeğledir’ sözünün önem taşıdığı bir hafta oldu, Süper Lig takımlarının 27. haftası. Sonucu merak edilen Trabzonspor-Beşiktaş ve Başakşehir-Galatasaray karşılaşmaları, futbolun bugünü ve yarını için, beklentilere cevap niteliği taşıdı. Yaşananlara bakıldığında Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Aynalar’ şiirinde yer alan ‘Aynalar Aynalar, bakmayın yüzüme dik, dik; İşte yakalandık, kelepçelendik!’ anlamlı sözlerini hatırlattı bizlere!.. 

GALATASARAY 

NASIL DÜZELİR! 

Medipol Başakşehir’in Galatasaray karşısında elde ettiği 4-0 gibi net galibiyetin hakkını teslim etmek gerekiyor. Farklı yenilgi sadece futbol takımına değil, sarı-kırmızılı kulübün içinde yer aldığı yönetim zafiyetini de yansıtıyor. Hemen hemen her maçtan sonra tribünde istifa sesleri yükselirken, Aslan’ın rakibine av olması sadece sarı-kırmızılı ekibe değil, Türk futboluna da kötü örnek teşkil ediyor. Ne demek ‘Genel Kurul tarafından terör örgütü (FETÖ) üyeliklerinin düşürülmesine ret...’ Ne demek, ‘Liseli, liseli olmayanlar...’ Ne demek lig devam ederken ‘Aynı ligde yer alan bir başka takımın teknik adamını transfer etmek...’ Cevabı çok net; İyi yönetilememek. Sonucunda ise, ‘kaos’ meyvelerini topluyor sarı-kırmızılı ekip. Bu kötü gidişe dur diyecek olan Genel Kurul değil, bu kurulun aldığı karara itiraz eden ve FETÖ üyesi Hakan Şükür-Arif Erdem’in Kulüpten ihraç etmesinde belirleyici rol oynayan 20 milyonu aşkın gerçek Galatasaraylılardır. Ne demek ‘okullu-okulsuz!’ Bu yaklaşım ‘Köprüden geçmem, Marmaray’a binmem...’ anlayışına sahip ‘Hayır’cılardan ne farkı var! Devletin desteği olmasa, Türk Telekom Arena’nın tamamlanma ihtimali olmayacağına (Kulübün geldiği borç batağından bunu görmekteyiz) sarı-kırmızılı okullu üyeler o statta maç izlemem demediklerine göre, aynaya bir değil çok kez baksınlar. Bu yetmez ‘egolarını’ bir kenara bıraksınlar. Çünkü, kişisel menfaatleri gereği anlamak istemedikleri konular, yaşayarak nasihat edinme süreci, tarihi Galatasaray Spor Kulübüne çok şeyler kaybettiriyor... 

ÖZLEMİ ÇEKİLEN 

MEDİPOL BAŞAKŞEHİR

Kendi çukurunu, kendisi kazan Galatasaray’a karşı, farklı galibiyete teslim alan Başakşehir’in de hakkını da teslim etmek gerekiyor. Rakibinin bile kendisine gelmesine katkı sağlayan bir kazanım. Başakişehir’inki, Türkiye Kupası ve Lig’de zirve yarışında kolay olmayan bir yönetim başarısıdır. Bu başarıda en önemli unsur, Başkanından-Teknik Direktörüne kadar sağlanan istikrar. Tartışılması gereken konular yok değil! Sahada görev alan yerli ve yabancı isimler. Kulüplere Birliği yabancı oyuncu kuralı 2019’a kadar değiştirilmez derken, Başakşehir’in başarısı için sahada görev alan oyuncuların yarı yarıya dağılımı dikkat çekiliyor. ‘Sanayi, ekonomi...’gibi her çalışmanın başında ‘Milli’ kelimesinin önem taşıdığı dönemde, Başakşehir takımın sahaya tamamının ‘yerli’ oyuncularla çıkması neden olmasın! Böylece Medipol Başakşehir, Türk futbolunda takdire taşıyacak, örnek bir Kulüp kimliğine kavuşacak, Avrupa değil Milli kriterlerine uymuş olacak...

BEŞİKTAŞ ‘KARTAL’ GİBİ...

Trabzonspor-Beşiktaş maçının 4-3 tamamlanmasına bakıldığında, Karadeniz’de nelerin yaşandığını bir celsede anlamak mümkün. Önce, tribünlerde yer almakla kalmayıp, rakamsal rekora imza atan seyirciyi, sonra ise sahadaki oyunu güzelleştiren her iki takım oyuncu ve teknik heyeti tebrik etmek gerekiyor. Maçın favorisi görünümündeki Beşiktaş, maçın son anlarında kazandığı golle de olsa istediğini aldı. Kartal’ın yenik duruma düşmesine rağmen, çekirge değil de kartal misali uçması, şampiyonluk yolundaki ısrarcılığını gösteriyordu. Bu saatten sonra liderliği kolay kolay bırakmaz gibi gözüküyor. 29. hafta oynanacak olan Medipol Başakşehir maçı ise, şampiyonluk düğümünü büyük ölçüde çözecek gibi gözüküyor. Trabzonspor’a gelince. Ligin ikinci yarı yenilgisiz lideri Karadeniz ekibi, gerçek kimliğini Beşiktaş karşısında gösterdi. Rakibi ile başa baş mücadelesi kazanmadaki arzusunu, maç sonucuna yansıyan skor ise gerçek gücünün yansıtıyordu. Gol atmak kadar yemeye uygun görüntü, diğer bir ifadeyle sergilenen oyuna-taktiğe Ersun Yanal klasiği denilebilir. Takım, Yanal yönetiminde çıktığı 8 Beşiktaş maçından galibiyet yüzü görememiş. Sonuç mu? Avrupa’ya katılmak en büyük hedef. Bunu başarabilecek güce sahip bordo-mavili ekip. Bu da Yanal ve ekibinin baharı yaşadığımız şu günlerde, rehavete kapılmamasıyla mümkün! ‘Dozer gibi oyna, Kazım gibi sev’ anlamlı mesajı ve sayısal rakamla rekora imza atan Bordo-Mavili taraftarlar özlenen istikrar ve başarıyı fazlasıyla hak ediyor... 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle