--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Süper Lig’de ‘yanlışta’ karar kılmak!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor takımları ligin dokuzuncu haftasını galibiyetle kapattılar. Maçlara,  futbol ve oyun kalitesi olarak sürekli ‘eleştiri’ yaparken, puan cetvelinin ilk basamağında yer alan takımların ‘haftayı’ kayıpsız geçmesi, ‘heyecanın’ devamı niteliğinde...

Teknik direktörsüz Trabzonspor, Aykut Kocaman yönetimindeki Torku Konyaspor karşısında,  Beşiktaş’ın son yedi resmi maçında kazanmadığı rakibi, eski adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyespor yeni adı ile İstanbul Başakşehirspor  karşısında (üstelik 9 kişi kaldığı bir maçta) galip gelmesi dikkatlerden kaçmadı...  

•

Trabzonspor geçtiğimiz hafta içerisinde Vahid Halilhodzic ile yollarını ayırdı. Bordo-mavililerin çiçeği burnundaki Boşnak teknik adamın geldiği ilk günden gidişine kadar her eylem ve söylemi ses getirici,  haber niteliği özelliğinden öteye geçiyordu...

Vahid hocanın en büyük icraatı, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’ndan beklentilerinin karşılanması. Bu icraatlarda da ilk sırayı yabancı oyuncu transferleri oldu...

Oyuncu sayısı ile başlayan ‘sert’ dalgalar, söylemlerle devam etti. Kulüp Başkanının kendisine tam ‘yetki’ tanıması (bu güvenden kaynaklanmış olsa gerek) Halilhodzic için bir avantajdı, ama olmadı. O başarıya giden yolda, başarısızlığın üzerini kapatmak için ‘süre’ isteyerek geçiştirmeye çalıştı. Altı hafta, olmadı, yılbaşı... 

Ne garipti ki bu süreç beraberinde kötü sonuçları getirdi. Vahid Halilhodzic bir ölçüde yönetimin tahammül sınırını zorluyordu. Nitekim geçtiğimiz haftalarda yapılan Genel Kurulda Trabzonspor’un ekonomik yüzü ortaya çıkıp, muhalefetten de yüksek sesler gelince, Hacıosmanoğlu daha fazla baskılara dayanamayıp, kaos ortamından çıkış yolunu Halilhodzic’i göndermekle buldu. 

Boşnak teknik adamın gönderilmesindeki etken (bugün dillendirilmese de) ligin devre arası, yani ‘transfer’ dönemi yaklaşması olabilir mi? ‘Koca Trabzonspor camiası Vahid Halilhodzic’in oyuncağı oldu’ yakıştırmasını dillendirirken, inanın burukluk hissediyorum. Şu doğruyu da kabullenmek sorundayız; “Gerçeklerle kaçmak, yanlışa ortak olmaktır.” 

Trabzonspor’da şimdi teknik direktörlük konusu gündemde. En iddialı aday Ersun Yanal. Kim bilir, siz bu yazıyı okurken Karadeniz ekibi yeni hocasına kavuşmuş olacak... 

Gidenler-gelenler derken, her şey buraya kadar tamam diyelim! Tamam denilmeyecek, bir durum var ki Trabzonspor Vahid Halilhodzic’in sözleşmesini fesh ederken, kendisine ödeyeceği tazminat. Ajanslara geçen rakamlar bakıldığında, 1 yıllık alacağına karşılık 1 milyon 600 bin avro... 

Tüm takımlar yanlış transfer politikaların içerisinde. Futbolcu-teknik.. Adam alırsın veya gönderirsin. Bu transferlerden geriye kulübe ne kalıyor, borç batağı. Bir düşünün, Yıldırım Demirören, Ünal Aysal gibi başkanlar giderken geride ne bıraktı! 

Yarın İbrahim Hacıosmanoğlu giderse ardında nelerin bırakacağını görmek zor değil! Yok mu bunun hesabını soracak bir ‘babayiğit’ diyesimiz geliyor. Aması, göz görmeyip, kulak duymayınca haykırmak ne işe yarar ki!

•

Sahi, Trabzonspor’un yardımcı antrenör yönetiminde çıktığı Torku Konyaspor karşısında alınan 3-2’lik galibiyetten bahsedecektik. Bordo-mavili camianın geleceği için önemli olan ‘politikalar’ yanında, anlık skor ve sonuçların ne gibi hükmü olabilir ki!

Haftanın diğer ilgi çeken sonuçlarında, Beşiktaş’ın geriye düştüğü maçta İstanbul Büyükşehir Başakşehirspor’u mağlup ederken, Lider Fenerbahçe Ç. Rize karşısında galip gelmesine rağmen, ‘tribünlerden’ bir kesimin Başkan Aziz Yıldırım’a tepkisi, haftanın dikkat çeken diğer önemli olaylarıydı... 

Ne diyelim! Süper Lig akışında şimdi ‘reklamlar’ (pardon) Milli Takım-Brezilya maçı molası...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle