--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Süper Lig, Gezi Parkı ve Rabia…

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
Süper Lig’de 2013-2014 Futbol sezonu başladı. Haftanın ve sezonun en ilgi çekici karşılaşması Beşiktaş ile Trabzonspor arasında oynanırken, Fenerbahçe’nin Konya deplasmanında aldığı mağlubiyet, futbol severleri nasıl bir sezonun beklediğinin önemli bir işaretiydi. Tüm bunların yanında Olimpiyat Stadında 50 bin taraftarın içindeki bir ‘avuç’ azınlığın ‘Gezi parkı’ sloganları atması ne kadar ‘akılsızlık’ ise, Emre’nin Konyaspor’a attığı golden sonra ‘Rabia’ selamı, o derece anlamlıydı.
Beşiktaş ve Trabzonspor. Sonucu merakla beklenen mücadeleyi siyah-beyazlı ekip rahat sayılabilecek bir oyun sonucunda 2-0 gibi net bir skorla kazanmasını bildi. Maçın en ilgi çekici yanı Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun maçı Beşiktaş taraftarları arasında izlemesi oldu. Başkan böylelikle ‘tribün yasağı kalksın’ mesaj vermeye çalıştı. Maçı izlerken, yenilen her golden sonra acaba hangi düşüncelere kapıldı bilemeyiz ama, karşılaşmadan bizim çıkaracağımız ders, Trabzonspor’un kalede ve forvette yaşadığı sıkıntılar, yani Tolga, Burak, Umut… Beşiktaş kalesinde Tolga’nın ilk maç olmasına rağmen klasını göstermesi siyah-beyazlı tribünler dahi olsa ‘Bize her yer Trabzon’ diyen Hacıosmanoğlu’nun ekibi için önemli ders olmalı.
Beşiktaş’a gelince. Siyah-beyazlı ekibin en iyi adamı Atiba Hutchinson’du. ‘Para’ konusunda gündemden düşmeyen Fernandes, Kartal’ın vazgeçilmezi olduğunu bir kez daha gösterdi. Yeni transferleriyle Kartal, kadro ile zengin bir ekip oldu. Asıl iş o malzemenin iyi işlenmesi.
Atalarımız ne demiş; ‘Yiğidi öldür ama hakkını yeme’. Bu maçın havasına renk katan 50 bin taraftarın, sorunsuz olarak Olimpiyat stadına ulaşmasını sağlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilerinin de hakkını teslim etmek gerekir…
Birkaç kelam da Fenerbahçe için yaparsak… Kanarya’nın Süpe Lig’in yeni ekibi Konyaspor karşısında 2-0’dan maçı 3-2 kaybetmesi ‘yabana’ atılacak bir durum değil. İlk yarı bittiğinde skor 2-0 sarı-lacivertli ekip lehineydi. Fakat süre işlediğinde ise Fener tempo kaybedince, ev sahibi ‘sazı’ eline aldı. Bu maçla ilgili en çok merak edilen Emenike’ydi. Bu oyuncunun bireysellikten uzak, takım oyununa ayak uydurduğunda takıma daha yararlı olacağını kimse inkâr edemez. Torku Konyaspor’un zaferini ise en güzel hocaları Uğur Tütüneker özetliyordu; ‘Futbolu isimle değil, inançla oynayan kazanır.’ Fenerbahçe başta olmak üzere, her kulüp bu sözü almalı, çerçeveletip oyuncu soyunma odasının duvarına asmalı…
Ligin ilk haftasında son olarak Galatasaray sahne aldı. Aslan’ın Gaziantep karşısında galibiyete Muslera-Sneijder-Drogba üçgeni ile gitti… Sarı-kırmızlı bu maçtan çıkardığı en önemli temenni; Aslan’ın temposunu/futbolunu 60 dakika değil, oyunun tamamına taşıyabilmesi…   
GEZİ’NİN TRİBÜNDE İŞİ NE?
Haftanın diğer ilgi çekici, altı çizilmesi gereken olayları arasında Gezi olaylarının Olimpiyat Stadı tribünlerinde dillendirilme çabası. Gerçek Beşiktaş, yani Çarşı grubu seyircisini dışarda tutup, Trabzonspor maçında Beşiktaş forması adı altında tribüne yerleşen azınlık grubun halen ‘Gezi’ olaylarını gündeme taşıma çabası, anlaşılır gibi değil. İnsan düşünüyor da bunların Mısır’daki olayları algılamayacak kadar ya ‘düşünceleri’ kıt, ya da gören göz/duyan kulakları işlevselliğini kaybetmiş olması gerek. Son tanımı ise art niyet...
Anlamakta zorluk çeksek de ortaya çıkan tablo, bu tür tribünlere yerleşen ve sayıları azınlık olan grupların işi/çabası ortamı germek, sporu amacından uzaklaştırmak... Spor ile şiddet tanımlarının, aynı anda, bir arada bulunamayacağına göre kaos ortamı oluşturmaya çalışan art niyetlilerin üstesinden halkın huzuru için çaba sarf eden yetkililer gelecektir. Onların protestolarının amacı ne olabilir ve bu eyleme kalkışanlarının sicil dosyasında neler olabilir, onu iyi süzgeçten geçmesi gerekecek gibi gözüküyor. Çünkü onlar türlerinin son örnekleri… Vatandaşın huzuru, spora gölge düşmemesi için ‘bunlara’ dikkat etmek gerekecek.
KONYA’DAN ÇIKAN ANLAMLI MESAJ
Mısırda darbe anlayışının, on binlerce masum insanın ‘hak’ arayışına yapılan insanlık dışı muamele. Bu dramına kayıtsız kalmak, vicdan sahibi olan hiçbir insanın kabulleneceği bir durum olamaz. İşte bu hassasiyeti gösteren futbol severin, Konya’da oynanan Tortu Konyaspor – Fenerbahçe mücadelesinde anlamlı bir protestoya damgasını vurdu.
Gezi Parkı olaylarının, Olimpiyat Stadında tribünlere taşınması ne kadar anlamsızsa, Konya-Fenerbahçe maçında 7 bin Türk ve Mısır bayrağı dağıtılması o kadar anlamlıydı. Emre Belözoğlu’nun takımın ikinci golü kaydettikten sonra yaptığı ‘Rabia’ işaretine ise sanırım kelimeler yetmez…
Hep söyler dururuz ya ‘Bizim hayatımızdaki spor, milyonları peşinden sürükleyen ‘uyutma’ değil ‘uyandırma’ aracıdır’ diye. Yapılan her olumlu veya olumsuz gelişmeleri bu sütunlara taşımak görevimiz. Tıpkı hayatı bir tiyatroya benzetip, herkesin o oyun içerisinde bir görev üstlendiği ‘rol’ gibi. Bizleri yaratan Yüce Allah, ayeti kerimede belirttiği gibi ‘Allah nurunu tamamlayacaktır.’ Evet, önemli olan bizim bu sınavdan nasıl bir derece ile geçip/geçmeyeceğimiz.
Birileri halen Gezi Parkı olaylarının sıcaklığını koruma çabasında olsa da, azınlığın bu saçmalıkları karşısında her defasında tepkisini ortaya koyan/koyacak milyonlar var. ‘Gezi Parkı’ diye meydanlara çıkan ve çoğunluğu ‘ajan’ olduğu ispatlanmış bu hareketin diğer, bir başka örneği Mısır’da yaşanmaktadır; Darbecilerin zulmü. Bu insanlık dışı olaylara tepkiyi dışa vuranlar elbette olacaktır. Vicdanları yaralayan ve ülkeyi kana bulayan Mısırda’ki darbeci zihniyete karşı, sporculuğu kadar her şeyden önce bir insan olan Emre Belözoğlu’nun tepkisi ve Konya seyircisinin bayraklarla bu zulme karşı gelenlere desteği alkışa ve takdire değer bir olaydır/süreçtir..
Vicdan sahibi olanlar, yapılması gerekenleri Konya’da yaptılar. Bu ruhu taşımayan azınlık gruplar ise art niyet taşıyan insanlıktan yeterince pay almamış vicdanlarıyla, Çarşı taraftar grubunun içine sızarak gösterileri sürdürmeye çalışması, kabullenilebilir bir durum değil!...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle