Süper Lig bitse de, tartışmalar bitecek gibi değil!..
Milyonları peşinden koşturan futbolun macera serüveni ‘Süper Lig’, hafta sonu oynanan maçlarla sona erdi. 34 haftalık lig maratonunun yansıması, Beşiktaş Şampiyon, Medipol Başakşehir ve Fenerbahçe takipçileri, Adanaspor, Gaziantep’ten sonra ligden düşen son takım Çaykur Rizespor...
Yaşadığımız günlük hayat gibi, ortaya konan futbol da bir ‘oyun’. Kendimizi oyalamaktan başka hiçbir işe yaramadığı her halinden belli. Şöyle ki, günler, haftalar, aylarca, göz ardı edilmeyecek kadar geniş bir kesimi peşinden sürükleyen, vatandaşın günlük hayatında söyleminden yaşantısına kadar giren ‘futbol’ denen ‘oyun’. Psikolog, sosyolog, ekonomist gibi uzmanların ilgi alanlarına girecek kadar da öneme sahip ‘gerçekleri’ barındıran, toplumu oyaladığı gibi (uyutan veya uyandıran) yetkilisi tarafından sahip çıkılması gereken bir oyun...
Öyle bir oyun ki, sahadaki 22 oyuncu ve onları yöneten hakemlerin verdiği kararlardan etkilenen milyonlarca kesim. Göz ardı edilmeyecek gerçekler, daha fazla spor olmaktan çıkıp ‘tiyatroya’ dönüşmeden, kuralları köklü kararlarla donatılması ve dizayn edilmesi gereken bir oyun. Tıpkı gerilim filmi gibi. Hafta sonu oynanan ve sezonun son maçlarına olsa da, biz ‘bitti’ desek de, geride bıraktığı izlere bakıldığında, asla ve asla bitmeyecek gibi gözükmeyen tartışmalar. İşte o oyunun adı da futbol oluyor. Kontrol altına alınmadığı zaman, infilaka sebep olacak düzeyde...
Oyun tek başına ‘eğlence’ manasına gelse de, işin içine kazanma ‘hırsı’ kaybetme ihtimalinin önüne geçtiğinde siz onu artık oyun olmaktan çıkarıp, bugünlerde tarih olan ‘arena’da sergilenen ‘futbol’ tanımına uydurmak zorunda kalıyorsunuz. Sonucu ise, tıpkı ligin son haftasında yaşananlar, sezonun geride kalan 33 haftasının özeti gibi oluyor. Futbolun, sadece sahadaki mücadelenin ötesine geçtiği manası çıkıyor. Yaşananlara bakıldığında bunların neler olabildiğini anlamak ve özetlemek güç değil...
Beşiktaş geçtiğimiz hafta şampiyonluğunu ilan etmişti. Son haftası ise kutlamalarla geçti. Kendilerini tebrik ederken, Ramazan günü ve 35 derece sıcaklıkta bu kutlama fikri (önceki haftalardan aklımıza kalan taraftarın, ellerinde içki şişeleriyle Dolmabahçe’den arenaya yürümesi imajı aklımıza geliyor da) ‘Hangi akla hizmet?’ şeklinde düşünmeden edemiyoruz. Dileriz yanılan biz olmuşuzdur...
Çaykur Rizespor’un küme düşmesi de, aynı şekilde Bursaspor’un ligde kalması da hayırlı olsun. Bunları söylemek bir temenni, geride kalan intibalar ise sıra dışı. Ligin 30. haftasında Çaykur Rize’nin Bursaspor’u 6-0 yenmesi yetmedi, rakibi Bursaspor’un altı hafta sonra Trabzonspor karşısında galip gelmesi yeterli oldu. Suçlunun dışarda aramanın bir mana taşımayacağı, geride bırakılan intibaının tartışma götürü olması asıl mesele...
Trabzonspor’un 50. yılına Bursaspor yenilgisine girmesinin ne manası, küme düşen Rizespor Başkanı ‘Sporda dostluk bir daha olmaz’ teknik direktörünün ise ‘Bu şehir bugünü unutmaz’ sözleri, futbolda gelinen durumun özeti gibi. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım Mali Genel Kurul’da “Bursa’yı şampiyon yapan Trabzon, şimdi küme düşürecek mi göreceğiz” ve Bursaspor Kulüp Başkanı Ali Ay’ın “Ben de kavga edebilirim. O Fenerbahçe başkanıysa ben de Bursaspor başkanıyım” şekildeki hodri meydan çıkışı. Tüm bunların özü ve özeti, lig bitmiş gözükse de kavganın asla ve asla bitemeyeceği yönünde...







