--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Stat ve sokaklardaki saldırı!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Türkiye Futbol Federasyonu Trabzon’da oynanan ve yarıda kalan F.Bahçe maçının biletini kesti; 6 maç seyircisiz. Bu satırları yazarken, takımın aldığı ceza belliydi ama sporu şiddete çeviren şahıslar hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı…

Burada hemen akla şu soru geliyor; ‘Ceza kurumlara kesiliyor, olayları çıkarıp, yetmedi tetikleyen kişiler ne olacak?’ Yoksa onlar emsalleri gibi tespit edildikten sonra bir yıl müsabakalara katılmama cezasına mı çarptırılacak. 

Sizler, ‘Biz bu filmi seyretmiştik’ diyebilirsiniz. Düşüncenizin haklılık payına onay vermemek imkânsız. Bir önceki yazımızda dillendirdiğimiz gibi sahaya inmediler ama direkleri söküp, yakıcı-yanıcı maddeleri sahaya atmalarıyla ağır nefret-şiddete dönen duyguları net bir şekilde ortaya çıktı. 

Her defasında dillendirilen, tüm sporseverler tarafında da bilinen bir gerçek var ki, Trabzon-F.Bahçe maçında dünün devamı niteliğinde. Her iki takım arasında maç olup da maçı malzemeye çevirmeyen var mı!..  

Sadece bu iki takım arasındaki mücadele değil, adı derbi olduğunda bunu kullanmak isteyenler için büyük malzeme anlamına geliyor. Tabii, iş reklam-ranta girdiği için bundan menfaat sağlamak isteyenlerin iştahı kabarıyor. Spor arenası ondan sonra dönüyor rant kapısına. Ondan sonra diyoruz ki, bu olaylar niçin oluyor! 

ÜLKE ÜZERİNDEKİ BULUTLAR!

İçinde bulunduğumuz sürecin kime ne kazandırıp-kaybettireceğini hep birlikte yaşamaktayız. Belediye-yerel seçimlerin heyecanının kendilerini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde, ister istemez spor da üzerine düşen payı fazlasıyla almakta. 

Dikkat ederseniz, sürecin temelinde kaos ortamının oluşturulmaya çalışılması var. Ülkemizin siyasi hizmet aşamasında çıtanın her geçen gün biraz daha yükselmesi beğeni ve övgüyü beraberinde getirmekte. 

Böyle durumlar, ister istemez kalkınma süreci yaşayan ülkenin üzerinde karabulutlar oluşturmaya çalışıyor. Oluşan o kara bulutlarda bir damla olabilmek için bilinçli-bilinçsiz çabalayanlar var. Olaylar o kadar uç noktalara doğru gidiyor ki, sürecin içinde yer alanların akl-ı selim hareket etmekten aciz kaldıkları her hallerinden belli… 

Bunların neler olabileceğini gerek yazılı basın, gerek sosyal medya, gerekse seçim meydanlarında destek verdikleri kişilerin söylemlerinden anlamak zor olmasa gerek. Ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor; ‘Devletin gelmiş olduğu refah seviyesine duyulan hazımsızlık.’ Bu refah sürecinde birlikte-omuz omuza olan insanların arasına düşürülmeye çalışılan iftira-fitne, ayrıştırmanın da temel unsurları olabilmekte. 

İnsanlar sırf ‘Cemaat liderim öyle dedi, bizler ona itaat etmek zorundayız…’ mantığının tutarsız kilometre taşlarında yürümeye çalışıyorlar. Gidişat öyle bir hal aldı ki, ‘hoşgörü’ anlayışını ön plana çıkarmaya çalışılan anlayış iflas etme durumuna geldi. Yol aldıkları istikamette attıkları her bir adım yanlışa sapılan yolun ‘pisliğinin’ üzerlerine sıçramasına neden oluyor…

Aynı camianın içinde yer alan isimler de bundan etkileniyor.. AKP hükümetinin yapmış olduğu icraatlar karşısında, ‘paralel yapı’ maskesi altında yapılan saldırılar inanın cemaat denilen kesimi de kendi içinde bölmüş durumda. Çünkü!... Ülke için çaba sarf eden hükümete karşı iddialar o kadar ölçüsüz-dozajını aştı ki, vicdan sahibi olan hiç kimsenin olanlar karşısında duyarsız kalması imkansız…

TAKIMLARIN CEZALANDIRILMASI YETMEZ

Paralel devlet-paralel yapı ile Trabzon’da oynanan maçtaki olaylar arasında nasıl bir bağlantı kurabiliriz! Bu ülke düzeni ve insanımızın huzurunu bozan grupların saldırıları yer mekân tanımıyor. Tıpkı yarım kalan Trabzon-Fenerbahçe maçının yarıda kalması gibi…

Kimlerin kendilerine malzeme çıkardığı ortada. Trabzonspor’a verilen cezanın tek başına yeterli olmayacağına göre, milyonların futbol aşkını çıkardıkları olaylarla kin ve nefrete dönüştürmeye kimin nasıl bir hakkı olabilir? 

Ç.Rize-G.Saray maçında sahaya atılan bıçağın sahibi tespit ediliyor, kale arkasında direği yerinden sökerek şiddete bürünen simalar mı belli olmayacak? Sözün özü; ‘Takımların-camiaların ceza alması yetmez, olayların tetikçiliğini yapan şahısların da ağır şekilde cezalandırılması gerekiyor.’

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle