--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sporun-futbolun ‘pimini’ çekenler...

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Cuma gününün rahmet ve bereketi tüm ümmetin üzerine olsun...’ selamı ve duasıyla inşallah, bugünkü yazımıza başlamak istiyoruz. Futbol başta olmak üzere, önce eğlence, sonra mücadele, daha sonrasında ise endüstriye dönüşen spor aktiviteleri, neden amacından bu kadar uzaklaştı hiç düşündük mü acaba? Çözüm konusunda acaba ne gibi çaba sarf ediyoruz...

Hayatın her anı değerli ve her anının hesabı sorulacak ise, sporun önce amacından, sonra ‘çığırından’ çıkarmak için çaba sarf edenler, hangi anlayışın temsilcileri olabilirler. Şike, doping, küfür, şiddet... ve daha sayamayacağımız, hoş olmayan birçok durum... Spor-futbol kelimesinin sadece sözde kaldığı aktivitelere dikkat kesildiğimiz ve yorum getirdiğimizde, kimlerin değirmenlerine su taşıdığımızı fark edemiyorsak, vah halimize! Sorumuz şu; Bir futbol karşılaşmasını izlemek için tribündeki yerini alıp, küfürsüz maç izlediğinize hiç şahit olduğunuz günü hatırlıyor musunuz?..

Hal böyle olunca da, stadyumlar için ‘küfür mabetleri...’ yakışması abartılacak bir durum olmasa gerek. Bizler bu satırları yazarken, TFF Hukuk Müşavirliği tarafından PFDK’ya sevk edilen Şenol Güneş ve van Persie hakkında cezai işlemi netlik kazanmamıştı. Bu kadar da akılları-düşünceyi meşgul eden bir durum...

Sporda şiddet konusunda Kupa’daki kıvılcımın, ligin ilerleyen haftalarına nasıl yansıyacağı, endişe verici derin düşüncesi hakim! Benzer olayların futbolu ikinci plana atılmasına en bariz son örnek, Oğuzhan Özyakup’un kaptanlığı konusunda Beşiktaş Kulübünün açıklama yapması. Yine bu Kulübün Kongre üyesinin Robin van Persie hakkında suç duyurusunda bulunması... 

Başkanı-teknik adamı, futbolcusu-taraftarı... Önce futbolun ‘pimini’ çekmek isteyenlerce gayret sarf ediliyor, sonrasında ise hak arama bahanesi ile gündeme taşınan isimler. Hal böyle olunca, siz kalkıp sporun sadece eğlence-yarışma, kazanma-kaybetme gibi bir tanımla bağlantı kurma şansımız olabilir mi? Mümkün değil!.. Suçluyu ararken, suç unsurlarını ortadan kaldırmak gibi bir çabamız var. Bu tezin en önemli-destekleyicisi, tarafsızlık ilkesini ortadan kaldırıp takımdaşlık kimliğine bürünmemiz. Tarafsızlık ilkesi ise size, her iki camia için hedefi konumuna getiriyor. Ne diyelim, bu insanlarımız ve lig bizim! İdare etmek değil, doğru bildiğimizi söyleme gayretine devam inşallah...

SIFIR MADALYALI KIŞ OLİMPİYATLARI

Yarım asırlık efsane Kulüp Orduspor’un 3. Lig’den Amatör Kümeye düşmeme mücadelesi bir yana... Sporun sadece futbol olmadığı iddiamızı ortaya koyarken, futbol dışında gündeme düşen diğer branşlarla ilgili gelişmeleri gündeme taşımak, başarı yolunda o branşları desteklemek gibi de bir sorumluluğumuz var...

Örneğin, Türk Sporcuların 2017 Üniversiteler Kış Olimpiyatları’nı madalyasız kapatması. Kazakistan’da düzenlenen ve 57 ülkeden yaklaşık 2 bin sporcunun 12 ana branşta katıldıkları yarışlarda 71 madalya ile Rusya ilk sırada yer alırken, Kazakistan 26 madalya ile ikinci sırada yer aldı. Oyunlarda Türkiye’yi temsil eden sporcular ise yarışları sıfır (0) madalyayla kapattı... Kış Olimpiyatları Organizasyonunda dikkat çeken, tesisleşme konusunda kış turizmi için cazibe merkezi haline gelen ülkemizin sportif açıdan ‘sınıfta’ kalması! Diğer ayrıntı ise, hayal kırıklığının ‘Üniversite’ düzeyindeki bir yarışmada yaşanması. Bu da, her defasında önemine vurgu yaptığımız ‘Sporun Kültüründe’, hangi seviyede olduğumuzun sonuca yansımasından başka bir manaya gelmiyor!.. Evet, bugün günlerden cuma. Bu mübarek günde, sporla ilgilenmek bize ebedi dünyada ne kazandıracağının karşılığı düşündürücü. En büyük arzumuz, yapmak istediğimiz, kamuoyunun ilgi alanına giren ve karanlığa bürünen spor-futbol tünelinde, doğruya ulaşma adına, bir ‘mum’ ışığı kadar da olsa da katkı sağlamak...

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle