Sporu batılılaştırma ve fonlama çalışması
Sporcularımızın, Olimpiyat, Dünya, Avrupa Şampiyonası gibi birçok spor organizasyonlarına katılımları devam ediyor. Kadın ve erkekler; bu sürecin içerisinde yer alırken, giydikleri kıyafetten, spora ayırdıkları vakte kadar yaşanılan o sürece Kur’an’ın emirleri ve Sünnet mertebesinde gerçekleştiğine bakmak, toplumumuzun Müslüman kimliği açısından önem taşımaktadır. Tüm bunları düşünürken, geçmişte yine bu satırlarda paylaştığımız düşünceleri hatırladık. “Prof. Dr. Seyyid Kutub’un Hikmet Yayınevinden basımı yapılan ‘Fîzılâl-il Kur’an’ kitabının takdim bölümündeki ifadeler dikkatimizi çekti; “Fikirler hayatın malı olduğu sürece yaşarlar. Hayatın malı olmamış fikirler, toprağa kök salmamış tohumlar gibidir. Mutlaka bir gün kurumaya mahkûmdu.” Bugün spor toprağına nasıl bir ‘tohum’ düşüyor acaba?.?
SPORLA HARAMIN KAPISINI ARALAMAK
Voleybol, Güreş, Jimnastik, Halter, Tekvando vb. 60’a yakın spor branşlarının, sayısız sporun alt dalları yer almakta. Her spor branşının yönetmeliği, branşların gerçekleşme süresinden kılık kıyafeti, oyun kurallarına değin ‘dizayn’ edilirken, toplum sahip olduğu değerlere de direkt veya dolaylı yönden etkili olmaktadır. Hal böyle olunca da, spor kendi içinde barındığı barışçı, birleştirici kurallı yarışma tanımından çıkmakta, modernlik adı altında ayrımcı, kırıcı, yıkıcı bir hale dönüştürüldüğünü görmekteyiz. Bu sürecin en belirgin olan değişimleri, kadınların fıtratına, anatomik/fiziksel yapı olarak uygun olmayan halter, güreş gibi performans sporlarına teşvik edilmesi, yine aynı şekilde kadın ve erkek sporculara giymeleri için diretilen kıyafetler. Tüm bunları söylerken ‘Haramlardan kaçan Müslüman, Allah’ın rızasına erecektir’ sözünü hatırladık. Bu da demek oluyor ki, sözde spor yapılması için gerek giyim bakımından, gerekse kadın fıtratına aykırı olan sportif faaliyetler İslam’ın şartlarını yerine getirmekten uzak kalabilecek, maddiyat, şan, şöhret gibi nefsi okşan, kontrol edilmediği takdirde, kaygan zeminde harama bulaşma ve manevi çöküntüyü tetikleyebilmektedir. Maalesef günümüzde bunun örnekleri oldukça yaygın…
SPORU FONLAYAN BATILI ŞİRKETLER
Sporun milli ve manevi değerlerimizle bu tür etkinliklerin sadece yerli sponsorlar değil, yabancı koldan da ‘fonlandığı’ görmemezlikten gelinemeyecek bir gerçek. Gazetemiz Yeni Akit’te Hakkı Bilir’in imzası ‘Haçlı fonları denetlensin!’ başlıklı yazıdaki ifadeler önem taşıyor; ‘Türkiye’de 5. kol faaliyeti yürütmek isteyen ABD, Almanya ve İskandinav ülkelerinin sözde bağımsız medya kuruluşları ile aile düşmanı sapkın vakıf ve dernekleri bağış adı altında fonlaması üniter devlet yapımızı tehdit ediyor’ şeklinde yer alan haberde hukukçular haklı olarak soruyor; “Batı eliyle aktarılan fonlar mutlaka kontrol altına alınıp denetlenmeli.” Aynı şekilde, kadınların spor yapmasını destekleyen Eczacıbaşı, Aydın Doğan Vakfı, Tüpraş, Mc Donald’s, P&G gibi yerli ve yabancı markalar. İnsan düşünüyor, ülkemizde ticari faaliyet gösteren bu firmalar neden erkeklerin değil de kadınların spor yapmaları için adeta seferber oluyor. Gerçekleşen faaliyetlere desteklenmesinin kaynağının, kadınların kıyafetinden toplumsal cinsiyet eşitliği gibi, İslam ile bağdaşmayan içerikli faaliyetler üzerinde etkili olduğunu görmekteyiz.
Ali Karahasanoğlu Ağabeyimizin ‘Diyarbakırlı anneyi azarla, voleybol takımına torun tombalak ile git!’ başlıklı yazısı, bu bağlamda oldukça önem taşıyor. Cumhurbaşkanımızı Filistin katili ‘Benjamin Netanyahu’ ya, İstanbul’u ‘belirsizliğe’ sürükleyen İBB’nin mevcut başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ise Fatih Sultan Mehmet Han’a benzetmek gibi ‘gaflete’ düşen İP Başkanı Meral Akşener, ‘Gelinini, oğlunu, torununu, yani ailesini de alıp. İyi Partili milletvekillerini ve onların da ailelerini alıp.. Bir uçak kiralamış. Ve o uçak ile… Kadın voleybol takımının maçı için, Belgrad’a gitmiş..’ Sayın Karahasanoğlu ağabeyimizin aktardığı bu bilgilendirme ışığında, biz de sormadan edemiyoruz; ‘Sayın Akşener, madem PKK’dan kurtarmak için HDP önünde çocuklarını bekleyen annelerin yanına gitmiyor, madem kadın sporunu çok seviyor, neden olimpiyat Şampiyonu Golbol (Goalball) takımını değil de ‘Voleybolcuları’ izlemeye gidiyor?.?’







