Sportmenlik için Cumhurbaşkanı devrede!
Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yapılan ve ‘hain’ tanımına karşılık gelen saldırının süreci devam ediyor.. Suçlu veya suçlular ortalarda yok. Olay şimdi yargıda. Suçluların bulunması için gösterilen çaba (biz bu yazımızı yazdığımızda) devam ediyor.
Peki, nerede bu saldırganlar! Deyim yerindeyse ‘yer delindi, yerin dibine mi girdiler!’. Yok, yok, yok... Bulunmaması zafiyet mi? Eğer öyle ise bunun açıklaması nasıl olmalı. Fazla detaylar, soruşturmanın sağlıklı işlemesi için sakıncalı ise bize düşen beklemek...
Suçluların bulunması için yapılan çalışmanın neticesini bekleyeduralım, bilinmesi gereken, hayat akışının devam etmesi. Gençlerbirliği-Bursaspor arasında dün başlayan kupa, hafta sonu yapılacak olan Süper Lig’in 27. Hafta heyecanını göz önüne aldığımızda, içinde yer alınan hal ve tavırların önemi ortada...
Fenerbahçe kafilesine karşı yapılan hain saldırının ‘failleri’ aranıla dursun, biz bu olaydan ne ders çıkardık? Tıpkı geçmişte yaşanan benzer olaylar gibi’...Yanlışı gördüğümüzde, doğru için ‘adım-söz’ olarak nasıl bir tavır ortaya koyduk. Kamuoyunun gözü üzerimizde. Muhatap,başkan-yönetici-futbolcusu, yanlışın karşısında ‘doğru’ olarak kabul edilen hangi tavrı hayata geçirme cesaretini gösterebildiler.
Söz dönüp-dolaşıp yine aynı noktaya geliyor.. Basit ifade ile ‘duygusal’ yanımızı ortaya koyduk. Yanlışın karşısında, doğru olmamız gerekirken maalesef ama maalesef, bunu başaramadık.
Açıklamalar başta olmak üzere, şahısların hareketleri ‘istenmeyen’ olayları da tetikledi. Bunların neler olduğu, kulüpleri yönetenlerin veya sahada takımını temsil eden oyuncuların almış olduğu futbolun ilgili disiplin kurulları tarafından aldıkları cezalardan belli.
Peki sonuç ‘ceza’ konusunda koca bir hiç! Neden? Kulübün başkanı cezalı olmasına rağmen, arkasında koca bir camiaya güvenmiş olsa gerek, ceza alacağını bile bile ağır eleştirilerine devam ediyor. Sonuç arzu edilmeyen-istenmeyen olayları tetikliyor.
İyi veya kötü, yaşanan her bir olay yenilerine gebe. Öyle olmasa da siz (başkan-yönetici-futbolcu) bu ortamın oluşmasına zaten katkı sağlıyorsunuz! Bunu fırsata çevirmek isteyenlere koz vermeyeceksiniz...
Bunun son örneği; Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırı. Bu saldırının olduğu akşamın ilerleyen saatlerinde, ülkenin huzurunu kabullenemeyen ‘hainler’, yaşananları bahane gösterip sahip oldukları basın-yayın-medya organlarıyla saldırıya geçtiler. Her zaman olduğu gibi ülke ‘refahını’ bozmak isteyenlere karşı, vatandaşlarımız duyarlılığını-sağduyusunu gösterdi. Olası bir oyuna gelmediler.
Ülkemizin en köklü kulüpleri üzerinde Karadeniz’de yaşanan ‘ istenmedik’ hadisede duyarlılık kazandı. Herkesin ortak düşüncesi, ‘sinsice’ planın aktörleri kimler, bulunup adalete teslim edilmesi yönünde. Bu süreç işlerken, spor camiasına büyük işler düşüyor. Yazımızın girişinde değindiğimiz gibi ‘yaşam-futbol’ devam ediyor.
Herkes üzerine düşeni yapmalı derken, bu konuda ilk adımı Spor Bakanlığı ve Kulüpler Birliği Vakfı attı. Her ne kadar Fenerbahçe Kulübü Başkanı düzenlenen toplantıya katılmasa da, diğer takımların başkanları bir araya gelip, futbolun kaostan uzak kalması yönünde ortak ‘deklarasyona’ imza attılar.
Hafta sonunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Süper Lig’de yer alan takımların kaptanları ile bir araya gelip ‘fair play’ın fiiliyata geçirilme sorumluluğu paylaşıldı. Sayın Erdoğan’ın sporun ve sporcunun her daim yanında olduğunu, spor geçmişi ve spor camialarına olan yakınlığını her defasında bu satırlarda dile getirmeye çalışmıştık...
Başbakanlığından sonra Cumhurbaşkanlığı döneminde de Sayın Erdoğan’ın bu yaklaşımı, bulunduğu konum itibari ile her başkan, yönetici ve personel-oyunculara da örnek olmalı. Türk sporu üzerinden ülke ‘huzuruna’ yapılan bu son saldırı olayı dileriz bir daha yaşanmaz. Yine dileriz ki; sporun içinde yer alanlar için önemli ve ‘son’ olacak önemli bir ‘ders’ olur.







