--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sporda ‘cinsiyetsizlik’ cinayetine dikkat!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
13

 2022 Dünya Kupasının devam ettiği şu günlerde, ev sahibi Katar’ın LGBT sapkınlığına karşı örnek gösterilecek yasakçı tavrını, geçtiğimiz günlerde bu satırlarda paylaşmıştık. 

Birçok kez de ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ adı altında işlenmeye çalışan ‘manevi cinayetin’ voleybol, güreş, jimnastik, futbol ve daha bir çok branş adı altında nasıl gerçekleşebileceğine değinmiştik.

Gönlümüz arzu eder ki; spor batıl/kirli düşüncesinin ürünü değil, insanlığın menfaatine gerçekleşsin, bizler de bu tür konuları gündeme getirmeyelim. Maalesef herkes kendi işini yaptığı gibi, ‘şeytani’ anlayışta boş durmuyor.

İlahiyatçı, Araştırmacı-Yazar Nurettin Yıldız hocanın ‘Hür Yürekli Genç’ isimli eserinde belirttiği gibi “İnsanlara bakan gözünün kaynağında onun alt yapısı olan Kur’an ve Sünnet vardır. Anne babayı o gözle görür. Kardeş ve arkadaşı o gözle seçer. Çevresini o gözle oluşturur. Severken ve nefret ederken ona yön veren alt yapısıdır. Malını harcarken, mal kazanırken aynı kaynaktan beslenir. İş seçerken, işveren bulurken onun filtresi gözündedir, kulağındadır, dilindedir… Alt yapısı Kur’an olan mü’min, dünyayı Allah’ın mülkü olarak görür. Allah’ın mülkünde kimsenin hükümdar olamayacağını, kendilerini hükümran zannedenlerin geçici rol sahipleri olduklarını anlar. Yılmaz, yorulmaz. Çalışır, çalıştırır…”

Spor adı altında insan eliyle gerçekleşen milli ve manevi çöküşe dikkat çekmek, bu konuda ilgili ve yetkilerin dikkatini bu yöne çevirmeleri gayesiyle, yol alıyoruz. Bu çöküşün bir adı da ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ denen, aklın ve ruhun Kur’an Sünnet’ten uzaklaşıp iflas ettirerek, bedenin savunmasız kalması manası taşımaktadır. Cinsiyetçilik adı altında oynanan oyun adeta, ‘sporda cinsiyetsizlik cinayeti’ şeklinde yazımıza başlık olacak seviyeye ulaştı. Önlem alınmadığı takdirde, daha büyük felaketler bizi bekliyor, Allah muhafaza…

BİLİMSEL MAKALEYE YANSIYANLAR

Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında gerçekleşen ‘projeler’ dur durak bilmiyor. Bu tür projelerin kimler tarafından ‘fonlandığı/desteklendiği artık gizli saklı tarafı da kalmadığı gibi, destekleyenlere maddi kaynak aktarıldığı gibi, şilt ve madalyalarla ödüllendiriliyor.

Spor ile ilgili bilimsel kaynaklar, yazılarımız için sıkça başvurduğumuz kaynaklar. ‘Spor medyasında kadın cinsiyetçiliği bağlamında incelenmesi’ başlıklı makale, geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Lale Orta ve Sanem Alpay imzasıyla Malatya İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi’nde yayımlanan makalede, Ahmet Gülümseyen olarak bizim yazılarımızdan da alıntı yapılmış. Araştırmanın amaç kısmında, spor medyasında, kadının yansıtılış biçiminin incelenerek medyanın kullandığı dil ve içerik bakımından cinsiyet ayrımcılığını normalleşmesinin farkına varılmasını sağlamak ve eşit dil kullanılmasına katkıda bulunmak deniliyor.

Söz konusu alıntının yapıldığı bölümde aynen şu ifadeler yer alıyor; “Kadına yönelik cinsiyetçi tutumların açık bir şekilde belirlendiği örneğimiz; Yeni Akit gazetesi yazarı Ahmet Gülümseyen’in “Kadın güreşini otele taşıyan zihniyet!..” başlıklı yazısında kadın sporcuları hedef alarak (Not; Yanlış tespit; kadınları değil, onları bu duruma getiren ideolojik anlayışla bizim işimiz)…İkinci örnek; İlahiyatçı İhsan Şenocak, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları›nda Çin›i 3-0 mağlup ederek büyük başarı kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı›nı hedef aldı…” başlığı altında, Sayın Şenocak Hocamızın “İslam’ın kızı! Sen oyun alanlarının değil, imanın, iffetin, ahlakın, hayanın, edebin sultanısın; sen ‘burnunu göstermekten utanan’ anaların evladısın….” ifadelerinin yer aldığı sosyal medya paylaşımı yer alıyor.

Bilim insanı çalışıyor ya. Bir başka (üçüncü) alıntı da ise Posta gazetesinden. “Onlar parkeleri yakıyor!” başlık altında “ “İşte en seksi voleybolcular. En popüler sporlar arasında yer alan voleybolun, bu kadar popüler olmasının en büyük sebeplerinden biri de hiç kuşku yok ki seksi sporcular. İşte hem başarılı hem de güzel voleybolculardan bazıları...” şeklinde ‘müstehcen’ ifadeler yer alıyor. Bu bir ‘Bilimsel makale’de yer alan ifadeler. Araştırmanın tartışma (sonuç) kısmında ise, bizzat makale sahiplerinin ifadesiyle “Toplumsal cinsiyet terimi altında kadınlara biçilen roller, ayrımcı düşünce ve cinsiyetçi ifadelere temel hazırlamaktadır… Bu örnekte kadınların cinselliği ön plana çıkartılarak sporcu kimliği yok sayılmaktadır…” deniliyor.

Bunu bilim insanı unvanı taşıyan kişi/kişiler diyor. Bir yandan kadınları / bayanları açık kıyafetlerle spor yapması için gayret sarfet, diğer yandan ‘bu nasıl yazılır’ de! Sahi, kim kimin aklıyla dalga geçiyor!

Sözün özü; Mümin olarak her şeye Kur’an ve Sünnet gözüyle bakıp ve yaşasak, bunlar cereyan eder miydi!

Yazımızı Üstad Osman Yüksel Serdengeçti’nin şu sözüyle bitirelim; “Mürailiği, dalkavukluğu, imansızlığı bırakalım. Kör ve nankör olmayalım! Milletimizin istiklâlini, istikbalini düşünüyorsak hakikî tehlikenin nerde olduğunu, nereden geleceğini bilelim…”

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle