Spor artık engelliler için bir tutku ve mutluluk
Spor yapacak, sağlıklı ve mutlu kalacaklar. Sadece sağlıklı ve mutlu olmak tek başına yeterli olmaz, engellerini aşıp sosyalleşecekler. Hayâlden gerçeğe bir yolculuk gibi. Özel gereksinimli (engelli) bireylerin bundan tam 15-20 yıl önce, 2 binli yıllarda ‘spor’ kelimesine ne kadar uzak ise, özel gereksinimli (engelli) bireyler anı yaşadığımız 2023 Mayıs ayında spora o kadar yakınlar. Mevcut hükümetin geliştirdiği ‘eylem’ planlarıyla engelli bireylerin korunması, güçlenmesi ve ileri taşındığına şahidiz. Yapılan her çalışmaya insan kazanmak kadar, manevi huzuru da beraberinde getiriyor. Peygamber Efendimiz’in buyuruyor; “İnsanın en hayırlısı, insana faydalı olanadır.” Allah’ın rızasının kazanılması için gerçekleştirilen her bir hayır ise, insanoğlunu dünya ve ahiret saadetine ulaştırıyor. Toplumun huzur ve refah seviyesinin artırılması için, olağanüstü düşünmek veya hareket etmek gerekmiyor aslında. Vatandaşa hizmet ve iyiliği kendisine görev edinmiş bireysel veya toplumsal, kamu veya özel sektör mensubu herkes bu hayır yolculuğuna çıkarak, kendisine yapılan duayla birlikte, huzura ulaşacaktır. Tabii bunu yapmak için ‘insani’ değerlere sahip olmak gerekiyor…
İNSANIN ‘NEREDEN NEREYE’ DİYESİ GELİYOR!..
Özel gereksinimli (engelli) bireylerin spor aracılığıyla gerçekleşmesi için o kadar çeşit/yöntem var ki. Vatandaşın yaşam kalitesini artırmak için gecesini gündüzüne katarak, hep daha iyisi için çaba sarf eden devletin ilgili kurumlarını görmekteyiz. Gençlik ve Spor Bakanlığınca (GSB) önceki gün yayımlanan verilerine göre, bedensel, özel sporcular ve işitme engelli federasyonu bünyesinde toplam 48 bin 729 sporcu faaliyet gösterdiği bilgisinden haberdar oluyoruz. Ülkemizde spor yapan kişi sayısı an itibaren12 milyon civarında (GSB verileri-2002/278 bin)) olduğu söyleniyor, bu nüfusun % 10-12 engelli birey olduğu düşününce, özel gereksinimli (engelliler) lisanslı sporcu sayısı yeterli mi? Tabii ki değil! Fakat geçmişe, bundan tam 20 yıl önce bırakın on binlerce vatandaşımızın spor yapmasını, ulusal ve uluslararası müsabakalarda yarışacak sporcumuz yok denecek kadar azdı. 2003 yıllarında İşitme Engelliler Spor Federasyonunda spor uzmanı olarak çalışırken, bu federasyon içerinde hentbol, kort tenisi gibi branşların esamesi dahi okunmuyordu. O yıllarda gündeme getirdiğimiz ve federasyon yöneticilerinin onayı ile hentbol branşında faaliyetler başlatıldı. Hentbol Milli Takımımız yıllar sonra, 2017’de Samsun’da yapılan gerçekleştirilen 2017 Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’nda şampiyon olmuştu. Bakın 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda 2 altın, 4 gümüş ve 9 branş madalyanın sahibi olmuş. Abdullah Öztürk, üst üste iki kez paralimpik oyunlarında şampiyonluğa ulaşarak önemli bir başarı elde ettiğini görüyoruz. Bu gündeme getirdiğimiz konunun önemini bir soruyla somutlaştıralım. Ülkemizin olimpiyat tarihinde Masa Tenisi ve Takım Sporlarında derecemiz bulunmazken, Paralimpik Oyunları olarak isimlendirilen Engelliler Olimpiyatları olarak şampiyon olan sporcularımızın varlığı, ülkemizin gururu oluyor…
‘İLAÇ İÇME, SPOR YAP’ NE ANLAMA GELİYOR?..
Sportif başarıların bir engelli birey için ne manaya geldiğini, başarıya giden yolda yaşanılan zorlukları gördüğünüz/işittiğiniz de daha iyi anlaşılacaktır. Bu süreç belgesel olacak kadar önemli. Başarıya giden yolda bu sporculara destek olan ve her daim onların yanında olan şahıslar, kurum ve kuruluşlar, fazlasıyla takdiri hak ediyorlar. Sahada mücadelesini veren özel gereksinimli sporcuya ‘Şimdi burada olmasan nerede olurdun?’ sorusunu bizzat yönelttiğimizde, ‘Ya hastanede tedavide, ya da sağlık sorunları ilaçlarla geçiştirme çabasında olacaktım’ şeklinde karşılık buluyordu. Her defasında insanlığın huzur ve mutluluğuna ‘dikkat’ çekiyoruz ya! Bunda nasıl başarılı olunacağına, sahadaki uygulama örnekleriyle görmek mümkün. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki faaliyet gösteren İl ve İlçe Müdürlükleri veya yerel yönetimler olarak isimlendirilen belediyeler bünyesinde açılan spor ve rehabilitasyon amaçlı faaliyet gösterilen Spor Kulüpleri, Spor Okulları ve Rehabilitasyon Merkezlerindeki aktivitelerinde şahit olmaktayız. Siz değerli okuyucularımızda, bulunduğunuz, hayatınızı sürdürdüğünüz il, ilçe veya mahallede bu mekânlara şahit olmuşsunuzdur. Bir engelli bireyin hareket, egzersiz veya spor aracılığıyla hangi zorlukları geride bıraktıklarına duymuş veya şahit olmuşsunuzdur. Eğer tam tersi bir durum, ‘Bulunduğum yerde böyle bir yer/mekân yok’ dediğinizde, vatandaşa hizmet için var olan amir/yöneticilerin ya görevini ihmal ediyor, ya da keyfe keder hareket ettiğini söyleyebilirsiniz. İşte o vakit, sormak lazım; ‘Sporcusu şampiyon olurken fotoğraf karesinde yer almak isteyen anlayış, neden hasta yatağındaki vatandaşını harekete geçirerek, spor yaparak mutlu olmasını arzulamaz, gerçekten anlamak çok güç. Oysa ki özel gereksinimli (engelli) bir bireye imkân verildiğinde nereleri başarabileceğini görmek, hareket/egzersiz/spor yaparak milyonlarca vatandaşımızın sağlıklı, bir o kadar mutluluğuna ortak olmak kadar daha değerli ne olabilir ki!.!







