Sorun, ne Fenerbahçe ne de Trabzonspor’un!
Spor Kulübü yönetmek, bir aileyi yönetmekten hiçbir farkı yok. Huzurun var olma ve devamlılığı için, bireylerin birbirlerine anlayışıyla özetlenebilir. Birey ve ailenin toplumlarda üstleneceği rol. Ve o toplumun çekirdeği üzerinden yazılmaya çalışılan ‘kirli’ oyunlar...
İşte size Trabzonspor örneği. Bordo-mavili camia içinde bulunduğu dönemde, önemli-kritik bir ‘süreçten’ geçmekte. Fenerbahçe Futbol Takımı kafilesine yapılan ‘çirkin’ saldırının ‘haksız’ şekilde Bordo-Mavili camiaya mal edilmeye çalışılması, çok şükür ki bunda başarı sağlanamaması...
Asıl sıkıntının bilinmesi gereken, algı oluşturmak ve bunu da Trabzonspor’a mal edip, daha önce denenmiş ve ülkeyi kaosun içine sürüklemek istenilen süreç... ‘Seçime kadar dikkatli olunmalı!’ denilirken, söylenenlerin ‘gerçeklik’ payının ne manaya geldiğini anlamak güç olmasa gerek.
Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırıyla ilgi ‘yargı’ süreci devam diyor. Saldırı ile ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli ‘suç şüpheli’ olmadığı için serbest bırakıldı. Bu demek oluyor ki ‘olayın’ kim veya kimler tarafından yapıldığı (yazımızı yazdığımızda) araştırılıyor.
Yaşanan olayın ‘boyutu’, şüpheliler üzerinden yapılan sorgulamanın “olası kasıtla birden fazla kişiyi öldürmeye teşebbüs ve mala zarar verme” suçlaması altında devam ettirilmesi, konunun ‘ehemmiyetini’ ortaya koyuyor. Nitekim de böyle olmalı! Neden?
Çaykur Rize maçının ‘yaşanan’ saldırı olayının hemen sonrasında, sosyal medya hesapları başta olmak üzere, görsel ve yazılı basın tarafından ‘mahkeme’ çoktan kuruldu. Yazılan-gösterilen, son olarak da ‘çizilenler’ baktığımızda, ülke huzurundan ‘rahatsızlık’ duyanlar tarafından devreye sokulmak istenenler!...
Ülke düzenine karşı yapılan her türlü saldırı (Gezi, Okmeydanı olayları, savcıya suikast, Fenerbahçe otobüsüne saldırı...) huzur ortamını bozmak isteyenleri devreye sokmak isteyenler...
Böyle bir süreçte siz kalkın yaşananları ‘sıradan’ olarak değerlendirin. Öyle mi! Bu işin ‘garipsenmeyen’ yanı ne?..
Tıpkı diğerleri gibi.. Fenerbahçe kafilesine karşı ‘çirkin’ saldırıyı da dış basına ‘servis’ yapılması. Amaç ne ‘algı’ oluşturmak. Bu algıyı ‘fırsata’ çevirmeye çalışanlar kimler! Bu soruyu sormak kadar sıradan bir şey olamaz.
Kaos için fırsat kollayanlar sosyal medya hesaplarından, net bir şekilde görülüyor. Eğer var ise gazete ‘sütunlarında’ veya televizyon ‘ekranlarından’, yapılan-yaşanları bahane edip, kin ve nefret kusuyorlarsa, bu şahısların niyetleri de belli.
Ağır konuşmak istemiyorum ama!.. Kendimi zor tutmamdaki neden, sabrın, ilahi adaletin müjdeleyicisi olduğunu inandığım için... Ülkemizin birlik-beraberlik-huzurunu yok etme adına, yazılan her bir olay, emri alan taşeronları tarafından nasıl devreye sokulduğunu canlı örnekleriyle şahit olmaktayız. Daha ötesi-farklı bir şey aramaya inanın gerek yok.
Spordan-futboldan hoşlanır veya hoşlanmasınız. Fakat sporun toplumları yönlendirme yönünde ‘araç’ olarak nasıl kullanılabileceğini, kirli senaryoların uygulamaya konulduğunu her bir olayda ‘bizzat’ görüyoruz. Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş veya Galatasaray olmak üzere Spor Kulüpleri gençler başta olmak üzere büyük bir kesimi içinde barındıran ‘kurumlar’ olduğu gerçeği var. Ve bu gerçekten kendilerine pay çıkarmak isteyen ‘malum’ çevreler!..
Kulüpler Birliği Gençlik ve Spor Bakanlığı başkanlığında toplandı. Lige bir hafta ara verildi... Bu saatten sonra kalkıp, alınan karar hakkında ‘doğru-yanlış’ tartışması kimseye bir şey kazandırmaz! Doğru ‘tek’, sonucundan ise ‘ders’ çıkarmak varsa ise işin içinde, devam eden hayatın içinden çıkarılacak ‘derslere’, iyi çalışmamız-anlatmamız gerek...
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun açıklamaları, duyarlı her vatandaşımız duygularını özetleme niteliğinde; ‘Son olayı net bir şekilde bu saldırı sadece Fenerbahçe’ye değil, bize de yapılan bir saldırı. Algı yönetmeye, algı oluşturmaya gerek yok diye düşünüyorum. Onun için adli makamların sonucunu beklememiz lazım’.







