--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Senaryoyu yazan da oynayan da Fenerbahçe

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Ligin bir haftası daha geride kaldı. Peki, geride kalan hafta peşi sıra neler bıraktı? Merak edilecek ve ‘abartılacak’ bir durum yok. Kar yağar, beyaza bezenir yeşil sahalar, maçın skorunu belirler ‘hakemler’... Ne oldu şimdi. Yoktur birbirimizden farkımız, biz 19. haftayız.

Trabzonspor-Beşiktaş karşılaşması, mevsimin beraberinde getirdiği kar yağışından dolayı oynanmadı. Yer Trabzon. Her defasında yağmurla anılan Karadeniz, bu kez kara teslim oldu ve haftanın önemli maçı ertelendi. İnsan düşünmüyor değil, beş dakika oynanıp tatil edileceğine, saatler önce ertelenmesi daha hayırlı olsa gerek. Sonucu merakla beklenen maçın heyecanı, sadece tehir oldu desek yeridir. Sonucunu merak uyandıran bir mücadelede olacağı kesin. Günü belli olmadığından, kimin kazanacağını bilmek de şimdiden ‘ezbercilik’ olur.

Şimdi bir soru aklımıza geliyor! Hava durumu önceden tahmin ediliyor mu? Evet. Bu maçın yeri, ev sahibi ekibe sorulup, yeri veya saati değişebilir mi? Bal gibi olur! Öyle ise olmayan ne? Yetkilisinin kafasını kaldırıp, seçenek oluşturamayışı. Siz kendinizi Beşiktaş’ın yerine koyun. Mersin olmadı, Trabzon maçları ertelendi. Oldu bittiye gelen bir süreç. Ve liderin 5 puan gerisine düş!.!..

Haftanın en ilginç maçı Fenerbahçe ile Çaykur Rizespor arasında oynandı. İnsan düşünmüyor değil; Sarı-Lacivertliler yanlı ‘hakem’ kararları olmasa kazanamayacak mı? Tabii kazanır ama maçı yöneten hakemlerin ‘yanlı (pardon) yanlış kararlarından kurtuluş olunmuyor ki! ‘Kaşarlanmış-genç’ fark etmiyor, yer Kadıköy olunca, yanlı yönetim adeta katmerleşiyor.

Bir olmadı, iki penaltı kafadan 2-0 öndesiniz. Şampiyon adayı bir ekip, böyle bir avantajı yakalamışken bırakır mı hiç! Mümkün değil. Öyle ise geriye ne kalır; ‘Penaltıdan, şundan-bundan’ kazanılan maç!.!.. Bize hayırlı olsun demek düşer.

Galatasaray, Osmanlıspor karşısında ‘yenilgi’ aldı. Bu sonuç, tarihi kulübün şampiyonluk yarışından uzaklaşması anlamına geliyor. Neden? En önemlisi ‘puan’ farkı. Devamı, sarı-kırmızılı ekibin kendi içinde barışık olamama beceriksizliği. Bugün konuşulan, Aslan’ın içine düştüğü ‘borç’ batağından nasıl çıkacağı. İmdada yetiş Finansal Fair Play yetkilisi UEFA...

Kendisi ile barışık olmayan bir takımın oyuncuları, hangi mantık-anlayışla sergilenen oyunun içinde yer alacak? Mümkün değil. Avrupa’nın ‘yıldız’ ismi olarak gösterilen kaleci Muslera’nın, Osmanlıspor karşısında 3 gol birden görmesinin yanısıra, aynı zamanda klasına da yakışmayan bir performans sergiledi.. Burak Yılmaz Osmanlı Stadyumu tribünlerine ‘el’ sallayarak, ‘Yolun sonuna mı geldi?’ tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Galatasaray’ın içinde yer aldığı duygusallıktan kurtulması gerek. Özellikle sahada mücadele edip adı ‘profesyonellikle’ anılan oyuncu sayısı Sneijder’in dışına çıkmıyor. Sarı-kırmızılı ekip sadece gol atma değil, gol yeme konusunda da adeta rakipleri ile yarışır durumda. Hal böyle olunca, Galatasaraylıların takımlarından ‘fazla’ bir beklenti içine girmesi, hayal kırıklığını da beraberinde getirir vesselam.

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle