Seçmen ‘oyunu’ görmeli
14 Mayıs seçim sonuçları, ülke insanımın ‘ferasetini’ ortaya koydu. Cumhur İttifakı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ‘ezici’ milletvekili sayısına ulaşırken, Sayın Recep Tayyip Erdoğan aldığı %49,5 oyla 13. Cumhurbaşkanlığı yolu açılırken, Millet İttifakı’nın adayı Kılıçdaroğlu ise %45’te kaldı. Seçmen üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi. 28 Mayıs’ta ikincisi yapılacak olan seçim süreci aralığında, adeta ‘maskeler’ düşmeye devam ediyor. Cumhur İttifakına ‘muhalefet’ olarak Millet İttifakı adı altında seçime giren kesimin hazımsız ve kontrolsüzlükleri, seçim öncesi kadar seçim sonrasında da kendini gösterdi. Yalan, iftira, küstahlık gibi seviyesizlik, ‘bu kadar da olmaz ki’ dedirten tavır ve yaklaşımlarına şahit olmaktayız. Seçim günü, daha sandıklar yeni yeni açılıyor, Millet İttifakı denilen kesimin üst makamındakiler, kaybetmenin vermiş olduğu yıkımın ‘enkazından’ çıkabilmek için, üst üste algı yürütme yolunu seçtiler. Günü kurtaracak ve vatandaşı ‘kandıracaklar’ ya! Yenilen güreşçi güreşe doymaz, sözünü bilirsiniz. Sonuçlar açıklandığında bugüne kadar sayısız seçim kaybeden Millet İttifakının adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bir kez daha ‘hüsrana’ uğramıştır. Tek parti döneminin sona erdiği 1950’li yıllardan bugüne kadar, CHP’yi tek başına iktidar olduğu görülmediği gibi, oy oranının yaklaşık %25 civarında seyretmesinden başka bir sonuç olmadı, bugünden sonra da olmayacak gibi gözüküyor. Bu pencereden bakıp değerlendirildiğinde, 14 Mayıs seçimlerinin, özellikle CHP için tam bir ‘fiyasko’ olduğunun görmek zor olmasa gerek. İttifak yaptığı HDP, İYİ, SAADET’in meclisteki sandalyelerini ayırt ettiğinizde, geriye kalan CHP’nin mevcut hali ortada. O nedenle ülke huzurunun bozulması, ‘ayrıştırmak’ politikası güderek, sürekli derin hesaplar içinde olunuyor. Öyle bir ihtimal yok ama, Millet İttifakı Adayının olası Cumhurbaşkanlığı seçiminin kazanması durumunda gelecekte nelerin yaşanabileceğini tahmin ediyorsunuzdur. Allah (cc) fırsat vermesin inşallah…
E.İMAMOĞLU VE MANSUR YAVAŞ’INKİ
HAYÂLDİ VE SUYA DÜŞTÜ
Ali Osman Aydın kardeşimizin gazetemizde yer alan yazısında değindiği gibi, kanaat önderleri Kılıçdaroğlu gibi yenilginin her türlüsünü tatmış birinin kazanacağına dair yığınla argüman ürettiler seçim sürecinde. Sonuç ise Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Erdoğan’dan yaklaşık 5 puan (2.5 milyon oy demek) düşük oy aldılar. Böyle bir tablonun ortaya çıkacağından emin sayıldıkları için, geriye algı oluşturmak kalıyordu. Temel atmama töreninde ‘yaprakların’ bile kendisini alkışladığından dem vuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mevcut Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş oy vermenin bitiminden birkaç saat sonra (henüz sonuçlar belli olmadan) millet idaresini yok sayılarak, kendilerine de Cumhurbaşkanı Yardımcılığı makamı vaad edilmenin hızıyla ekran başına geçip, seçmenlerini ‘aptal’ yerine koyma girişimlerini. Hatırlayın, seçim günü saatler 19:35’i gösterirken Ekrem İmamoğlu’nun “Kılıçdaroğlu bu gece 13. Cumhurbaşkanı olarak ilan edilecek” açıklaması algıyla birlikte, yalan hanesi için yeni bir örnek oldu. Yazılarından feyz aldığımız Değerli Büyüğümüz Ali İhsan Karahasanoğlu, İmamoğlu’nun bu çıkışına istinaden Erzurum mitingini hatırlatarak, “Siz taş atmayın.. Siz taş atmayın, onlar size taş atsa da, siz onlara taş atmayın” sözlerinin bir kronik vaka olduğunun altını çiziyor…
SEÇİM SONUÇLARI VE KİRLİ OYUNLAR
14 Mayıs seçimlerinden bugüne birkaç gün geçti geçmedi ki, Cumhur İttifakının zaferi, CHP başta olmak üzere Millet İttifakı destekleyicilerinde hazımsızlık meydana getirdi. Seçim sonuçları üzerinden seçmene, gazete ‘paçavralarında’ hedef gösterip, sosyal medya üzerinden hadsiz, saygısız, küstahça saldırı gerçekleştirdiler. Meclis seçiminin Cumhur İttifakının zaferiyle, Cumhurbaşkanı seçiminin açık ara sonuçlanmasında yaşanan hazımsızlığa, Cumhurbaşkanımız Erdoğan duyarsız kalmadı ve sosyal medya hesabından gerekli cevabı verdi; “Bu çevreler, deprem bölgesine gönderdikleri yardımları kesmekten otellerdeki depremzedeleri kapı dışarı etmeye kadar her türlü vicdansızlığı sergiliyorlar. Sosyal medyada yürütülen çirkin kampanyaları saymıyorum bile.” Halkımız, yaşananların ne manaya geldiğinin en güzel cevabını, 28 Mayıs seçimlerinde sandığa giderek, bir kez daha tercihini Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanarak verecektir. Kazanan sadece Erdoğan değil Türkiye ve İslam Coğrafyası, insanlık olacaktır, inşallah…







