PFDK’nın cezasını tartışmak
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Beşiktaş-Galatasaray derbi maçının faturasını kesti. Yapılan açıklamada Beşiktaş Kulübüne 4 maç seyircisiz oynama cezası kesilirken, Siyah-Beyazlı takımın Teknik Direktörü Slaven Bilic de bu cezalardan üzerine düşen payı 3 maç olarak aldı.
Şimdi soruyorum; Hırvat Teknik adam ligin hemen başı olmasına rağmen, 3 maç ceza alıyorsa, bir şeylerin ters gittiği her halinden belli değil mi?
İnsan kendi kendine sormuyor değil; O da Fatih Terim gibi ülkesinin Milli Takımı’nı çalıştırma hayali peşinde mi!
*
PFDK’nın verdiği cezaları silkelediğinizde, içerisinden neler çıkmıyor ki!
Yazılarımızda ne yaptık, Felipe Melo’yu gördüğü kart sonrasında ‘eleştirdik’. Niçin, tribünlerde yer alan ve ‘şiddetten’ nemalananlara prim tanıdığı için. Melo kaç maç ceza alıyor; 2 maç.
Lig’de bir oyuncu kırmızı kart gördüğü zaman zaten 2 maç ceza alıyor. Öyle ise Melo’nun gördüğü kırmızı karttan sonra, tribünlerdeki ‘fanatiklere’ bahane olan o hareketlerden sonra yaptığı sportmen dışı davranışlar, PFDK’nın cezasına göre Brezilyalı oyuncunun yanına kâr kalacak.
Bu da PFDK’nın Melo’ya verdiği cezanın azlığı, Galatasaray takımına hoş gözükmesinin bir karşılığı mı desek! Bunu da geçelim…
*
Atatürk Olimpiyat Stadı’nda tribün ‘teröristleri’ maçın bitmesine şans tanımadığı süreçte daha başka neler yaşandı? Burada Beşiktaş Kulübü’ne gelen ceza sadece 4 maç, sahaya inme ‘eşkıyalığı’ gösterenlere verilen ceza ise 1 yıl müsabakalardan men. İnsan düşünmüyor değil; Bu futbol ‘fanatikleri’ bir yıl sonra, kaldığı yerden devam ederlerse ne olacak?..
Diyelim ki, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın yarı final ve final maçlarının ev sahipliğini bize verdiler. Bu fanatikler o gün Olimpiyat Stadı’nda olup, maç bitmeden sahaya inip, ceza sahası içinde sandalyeye oturup hatıra fotoğrafı çektirmek isterlerse ne olacak ?
Siz o zaman da UEFA yetkililerine, tribünde can güvenliği olmadığı için sahaya inmişlerdir diye saçma sapan savunmada mı bulunacaksınız?.. Onu da geçelim.
Basına yansıyan görüntülere bakıldığında, adamlar kapıdan değil duvardan atlama cüreti gösteriyorlar. Peki, bu futbol müsabakalarını, ‘kötü’ niyetlerine alet edenleri nasıl zaptedeceksiniz. Söz nereye geliyor, verilen ceza değil sanki mükâfat…
*
Sahi, ceza alanların arasında Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Biliç de vardı. Onun yaptıklarının karşılığı ise 3 maç…
Biliç, ülkemize gelip Siyah-Beyazlı takımın başına geçmeden, onun ünü basınımızda manşetlere taşındı. Teknik Direktör becerisi içerisinde, ön plana çıkan sinirli ve agresif bir yapıya sahip olması da vardı.
Beşiktaş’ın çalıştırıcısı Biliç, geride kalan dört haftada elde edilen dört galibiyete rağmen ortalarda yoktu. Hal böyle olunca da ‘agresiflik’ yakıştırması yapan medya sınıfta mı kalıyordu demeden, Olimpiyat Stadı’ndaki olaylarda o da üzerine düşen payı aldı ve maçı tribünde tamamladı.
Bu demek oluyor ki, Beşiktaş’ta ceza alan isimler arasına o da katılmış oldu.
Biliç ceza konusunda ‘siftah’ yaptığına göre, bundan sonra da benzer olayların içinde yer alırsa yanılmayız. Sorumun cevabını merak ediyorum; Melo kadar pay sahibi mi?
Merak ettiğim bir başka konu daha var!
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, kulübünün derbideki olayların neden olduğu maddi kaybını telafi etmek için, yaşananların içinde yer alan ‘fanatiklere’ ceza vermeye hazırlanırken, çıkan olaylarda da pay sahibi olduğunu savunduğum Biliç’e ne kadar ceza verecek?..
Şimdi soruyorum; Hırvat Teknik adam ligin hemen başı olmasına rağmen, 3 maç ceza alıyorsa, bir şeylerin ters gittiği her halinden belli değil mi?
İnsan kendi kendine sormuyor değil; O da Fatih Terim gibi ülkesinin Milli Takımı’nı çalıştırma hayali peşinde mi!
*
PFDK’nın verdiği cezaları silkelediğinizde, içerisinden neler çıkmıyor ki!
Yazılarımızda ne yaptık, Felipe Melo’yu gördüğü kart sonrasında ‘eleştirdik’. Niçin, tribünlerde yer alan ve ‘şiddetten’ nemalananlara prim tanıdığı için. Melo kaç maç ceza alıyor; 2 maç.
Lig’de bir oyuncu kırmızı kart gördüğü zaman zaten 2 maç ceza alıyor. Öyle ise Melo’nun gördüğü kırmızı karttan sonra, tribünlerdeki ‘fanatiklere’ bahane olan o hareketlerden sonra yaptığı sportmen dışı davranışlar, PFDK’nın cezasına göre Brezilyalı oyuncunun yanına kâr kalacak.
Bu da PFDK’nın Melo’ya verdiği cezanın azlığı, Galatasaray takımına hoş gözükmesinin bir karşılığı mı desek! Bunu da geçelim…
*
Atatürk Olimpiyat Stadı’nda tribün ‘teröristleri’ maçın bitmesine şans tanımadığı süreçte daha başka neler yaşandı? Burada Beşiktaş Kulübü’ne gelen ceza sadece 4 maç, sahaya inme ‘eşkıyalığı’ gösterenlere verilen ceza ise 1 yıl müsabakalardan men. İnsan düşünmüyor değil; Bu futbol ‘fanatikleri’ bir yıl sonra, kaldığı yerden devam ederlerse ne olacak?..
Diyelim ki, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın yarı final ve final maçlarının ev sahipliğini bize verdiler. Bu fanatikler o gün Olimpiyat Stadı’nda olup, maç bitmeden sahaya inip, ceza sahası içinde sandalyeye oturup hatıra fotoğrafı çektirmek isterlerse ne olacak ?
Siz o zaman da UEFA yetkililerine, tribünde can güvenliği olmadığı için sahaya inmişlerdir diye saçma sapan savunmada mı bulunacaksınız?.. Onu da geçelim.
Basına yansıyan görüntülere bakıldığında, adamlar kapıdan değil duvardan atlama cüreti gösteriyorlar. Peki, bu futbol müsabakalarını, ‘kötü’ niyetlerine alet edenleri nasıl zaptedeceksiniz. Söz nereye geliyor, verilen ceza değil sanki mükâfat…
*
Sahi, ceza alanların arasında Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Biliç de vardı. Onun yaptıklarının karşılığı ise 3 maç…
Biliç, ülkemize gelip Siyah-Beyazlı takımın başına geçmeden, onun ünü basınımızda manşetlere taşındı. Teknik Direktör becerisi içerisinde, ön plana çıkan sinirli ve agresif bir yapıya sahip olması da vardı.
Beşiktaş’ın çalıştırıcısı Biliç, geride kalan dört haftada elde edilen dört galibiyete rağmen ortalarda yoktu. Hal böyle olunca da ‘agresiflik’ yakıştırması yapan medya sınıfta mı kalıyordu demeden, Olimpiyat Stadı’ndaki olaylarda o da üzerine düşen payı aldı ve maçı tribünde tamamladı.
Bu demek oluyor ki, Beşiktaş’ta ceza alan isimler arasına o da katılmış oldu.
Biliç ceza konusunda ‘siftah’ yaptığına göre, bundan sonra da benzer olayların içinde yer alırsa yanılmayız. Sorumun cevabını merak ediyorum; Melo kadar pay sahibi mi?
Merak ettiğim bir başka konu daha var!
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, kulübünün derbideki olayların neden olduğu maddi kaybını telafi etmek için, yaşananların içinde yer alan ‘fanatiklere’ ceza vermeye hazırlanırken, çıkan olaylarda da pay sahibi olduğunu savunduğum Biliç’e ne kadar ceza verecek?..







