Milli Takım, Volkan ve derbi saati!..
Futbol gündeminde ‘Milli Takım’ var. Ay-yıldız için konuşulması gerekenler, ligimizde yer alan takımların ‘başarısıyla’ eşdeğer. Bugün ay-yıldızlı ekibin içerisinde yer aldığı süreç iyi analiz edildiğinde bu durum, yarış içerisinde yer alan başkan, yönetici, teknik ekip ve futbolcular olmak üzere, diğer isimler üzerinde de etkili olduğu görülmekte...
Madem söz futbol ve başarıdan açıldı, mademki futbolumuzun Avrupa arenasına yansıması Milli Takım üzerinden gerçekleşiyor. Öncesi ve sonrasıyla İsveç’e karşı, devamında ise dün akşamki Avusturya karşılaşmaları ile yola çıktığımızda, futbolumuzun düzeyi hakkında önemli ipuçlarının elde edilmesi zor olmayacaktır.
Futbol Direktörü Fatih Terim’in Avusturya maçından önce ‘Umarım buradan kaybetmeden çıkarız...’ sözleri, anlam-mesaj olarak önem taşısa da mücadelenin sonucu kadar, yapılması gerekenler konusunda da önemli mesaj niteliği taşımakta. En önemlisi ise, ‘düşünüleni’ gerçekleştirmek. Çünkü neticeye gitmek ancak sözle değil, uygulama ise söz konusu olmakta. Nasıl yani?..
Geçmişi bir hatırlayın! Kulübünden çağrılan bir oyuncu için Milli Takım adeta bir ‘külfet’ olarak gözüküyordu. Aman yorulmasın, aman sakatlanmasın... gibi birçok sudan bahaneler. Bugün öyle mi? Hiç de değil. Takımında yedek konumunda yer alan oyuncu bile attığı goller, oyuna sağladığı katkı ile adeta gerçek kimliğini buluyor. Öz güvenini artırıyor.. Böyle bir durum ise seyri zevki veren, moral yüklenen bir futbolcu topluluğunun ortaya çıkmasına etken oluyor...
Futbol Direktörü Terim’in takımı için içinde beslediği heyecan, ekibimizin sahadaki mücadelesi 2008 Avrupa Şampiyonası’ndaki elde edilen üçüncülük, hatta onun üzerinde başarıya ulaşmak... Evet, Fransa’da olmak bir başarı olarak ifade edilse de, bence ondan daha çok önem taşıyan ince nokta, takımı oluşturan takım oyuncuların kendi aralarında oluşturdukları birliktelik...
Milli Takımda bunlar yaşanırken, ay-yıldız ve ülke futbolu açısından dikkat-önem taşıyan hususlara da değinmek gerek. Örneğin Volkan Demirel’in Milli Takıma dönme arzusu veya ertelenen Galatasaray ile Fenerbahçe maçının oynanacağı tarih.
Özellikle Volkan Demirel olayı, kazanılan veya kazanılmayan her maçın öncesi ve sonrası gündeme gelmektedir. Bu yetmezmiş gibi, bu tür tartışmaların nedeni, geçmişin benzer bir yansıması olarak, ‘futbol gündemine’ malzeme yetiştirmek. Yoksa kimsenin iyi niyet ‘besleyerek’ konuyu gündeme getirdiğine inanmıyorum...
Volkan konusunda kişisel düşüncemizi sorarsanız, başarılı file bekçisinin Milli Takımda görmek isteyen Fatih Terim, kendisine yöneltilen, diğer ifade ile diretilen ‘oynamalı-oynatılmamalı’ yaklaşımı, bir nevi Volkan ‘algısına’ neden olmaktadır. Sanırım ‘Algı’ kelimesine sizler de yabancı değilsiniz. Böyle bir durumun ise kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi, tartışmaların Milli Takıma bir eksiklik, Volkan’a ise milli formayı giyememe gibi bir eksiklik vereceği her halinden belli...
Mili Takım sürecinde gündeme gelen diğer konu derbinin maç saatine gelince! Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin tarihi 13 Nisan Çarşamba olarak belirlendi. Futbol Federasyonu başkanının bizzat katıldığı toplantıya, başkan vekilleri Nihat Özdemir, Ali Dürüst’ün yanı sıra, Galatasaray’dan Başkan Dursun Özbek ve Fenerbahçe’den ise Genel Sekreter Mahmut Uslu. Gerekçesi ‘güvenlik’ olarak ertelenen maçın, birliktelik mesajı niteliğindeki toplantı kararının ‘tarihini’ bu saatten sonra tartışmak kadar gereksiz bir konu olamaz!..







