--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milli beklenti ve UEFA’nın çalımı

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Süper Lig adı altında adeta ‘orta’ oyununa dönen futbolumuzda, şimdi bizi Avrupa sınavı bekliyor. A Milli futbol takımız ‘önemli’ sınavını Hollanda karşısında verecek. Ay-yıldızlı ekibin başarılı oyuncusu Burak Yılmaz’a göre Hollanda maçını kazandığımız ‘takdirde’, gruptan çıkabilir (miyiz?)

Sakatlıktan yeni çıkmasına rağmen lig maçında Kasımpaşa ağlarını sarsan başarılı oyuncumuz Burak için mevzu, Milli Takım olduğundan olsa gerek, ‘umutlu’ konuşmaktan kendini alamadı. Bu duyguların söylendiği gibi sahaya yansıması, kolay olmayacağını söyleyebiliriz...

Teknik direktör Fatih Terim kadroyu açıkladığında yine göze çarpan ‘kadroda’ ki değişkenlik. Görev alacak isimleri gördükten sonra, Süper Lig’de ‘kadro’ istikrarı yakalamayan takımlar ve bunun bir neticesi olan istikrarsızlık göze çarpmakta. Milli takımda uzun süre çalışan Sayın Oğuz Çetin’in açıklamasında değindiği gibi, başarıda kadrodaki ‘isimlerin’ devamlığı, başarıya giden yolda önemli bir halka olarak göze çarpmakta. 

Peki, ülke olarak Hollanda maçına hazır mıyız (?) sorusunun karşılığı ‘tartışmalarının’ odağında. Maçın Avrupa Şampiyonası’na katılmak için bir ölçüde ‘baraj’ niteliği taşıması, gerilim ve tartışmayı da beraberinde getiriyor. Kısacası ‘düşünce’ olarak ağırlığı olan bir maç. Ve bu önemi kaldıracak durumda mıyız?

 Kazanmak için takımın da buna hazır olması gerekiyor. Kazanır mıyız? Sorusuna cevap, Galatasaray’ın yıldız oyuncusu Wesley Sneijder’in Millilerimize karşı forma giyecek olmasında aradık. Hollandalı oyuncu ‘kusura bakma’ manasında ‘temkinli’ yaklaşıyor. Çünkü kendilerinin de galibiyete ihtiyacı var.  

Bu açıklamanın karşılığı, puan durumuna bağlı olarak ‘kazanmaktan’ başka çaremiz olmayacağı. Ki Sneijder maç sonucu üzerinde belirleyici olursa, hiç kimse yadırgamasın-garipsemesin. Avrupa Şampiyonası Eleme A Grubuna baktığımızda Çek Cumhuriyetleri 12 puanla lider, takipçisi İzlanda 9, Hollanda 6 ve Türkiye 4 olarak sıralanıyor. Puan durumunu, kalan maçlar ve rakibin ev sahibi olmak gibi bir avantajına baktığımızda, bizim Hollanda karşısına avantaj değil de dezavantajlı olarak çıkacağımızı gösteriyor.  Kısacası… Kaybetmekte-kazanmakta, sıra dışı bir maç olacak.

UEFA’DAN ‘FUTBOLUMUZA’ ÇALIM MI? 

Bugünlerde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Birinci Başkanvekili Servet Yazıcı’nın, 39. Olağan UEFA Kongresi’nde yeniden başkan seçilen Michel Platini listesine neden giremediği konuşuluyor. Futbolun en üst yönetim mevkiinde Şener Erzik’in görev süresinin dolmasından sonra, ‘onursal’ üye konumunda yer alması, Sayın Yazıcı’nın seçilmemesinde etkili oldu denebilir (mi?)

Şimdi ne olacak? TFF’nin UEFA’da temsilcisi olmayacak? Olan temsilci de (Şener Erzik) onursal üye statüsünde olduğundan, oy hakkı olmayacak!.. Bu, Platini başkanlığındaki UEFA’nın, Türkiye’den temsilci seçmemesi; ‘çalım’ anlamı taşıyor.

Servet Yazıcı’nın TFF’den seçilmemesi çok ‘anormal’ bir durum mu? Değil. Seçilseydi ne olurdu; Kulislerde-oylamalarda söz sahibi olurduk. Seçim yenilgisinde insanın aklına iki durum geliyor; 1-Şener Erzik yıllarca UEFA’da yer aldı da ne oldu (Şike sürecinde sessiz kalarak gösterdi). 2- Türk Futbolunun içinde yer aldığı ‘durum-gerilim’ Yazıcı’nın seçilememesine ne derecede etkili oldu (mu dersiniz!)…

Milli Takım, UEFA derken, ay-yıldızlı ekibin antrenmanında ‘Emre aleyhine açılan pankart’ olayı mı! Yaşananların hepsi ‘Türk Futbolu’nun geldiği nokta ile eşdeğer. Garipsememek gerek. Hollanda karşısında alınacak ‘olası’ galibiyet mi? Sadece, futbol oyununun gerçekleri-doğrularına ulaşma adına, önemli bir ‘kıvılcım-umut’ olur…  

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle