Locadaki Terim, golf sahasındaki Ağaoğlu!..
Galatasaray’ın Teknik Direktörü Fatih Terim’den yoksun çıktığı Kayseri deplasmanından 3-0 gibi net bir galibiyet alması, Ahmet Ağaoğlu’nun Başkanlığını yaptığı Trabzonspor’un Evkur Yeni Malatyaspor deplasmanında 5-0 gibi farklı bir sonuçla yenilmesi, Süper Lig’in 12. haftasına damgasını vuran iki olayı olarak spor/futbol tarihine geçti. İlk bakıldığında sıradan gibi gözüken böyle bir durumda, ayrıntıya girildiğinde sürecin hiç de normal olmadığını yorumlamak mümkün. Ne gibi? Devam edelim…
TAKIMINI LOCADAN İZLEYEN TERİM!..
Galatasaray, Kayserispor engelini 3 puanı 3 golle aşarken, kadrosunda dört değişiklik vardı. Bu değişikliklerin 3’ü, Fenerbahçe maçında çıkan olaylardan dolayı, bir ölçüde zorunlu değişiklikti. Önemli diğer değişim ise, olaylı derbi maçında 7 maç ceza alan Fatih Terim’in yardımcısı Ümit Davala ile yer değiştirmesi. Tartışmalı geçen Fenerbahçe maçından saha içi olaylara karışan Teknik Direktör Fatih Terim’in Kayseri’de oynanan maçta, başkanı ile birlikte maçı kendilerine ayrılan ve adına ‘loca’ denilen özel bölümden izlemesi, sizleri bilmem ama bizler için dikkat çekiciydi…
Sordum kendi kendime; ‘Terim’in Kayseri maçını başkanıyla birlikte locadan izlemesinin karşılığı, nasıl ceza olarak tanımlanabilir ki?’ Bir taraftarın sözlü veya fiili saldırıdan dolayı ceza aldığını düşünün. Bu taraftar, cezası süresince nasıl stadyuma giremiyorsa, benzer durum futbolcu ve teknik direktör için geçerli olmalı! İşte bu sorunun karşılığı, futbol dışı şiddet, fanatizm ve diğer olayları tetikleyen unsurların ortadan kalkması veya yaygınlaşması için önemli etken. Fatih Terim’in Türk futboluna katkısı konusunda diyecek bir şeyimiz yok. Terim’in bu tür futbol dışı süreçte, zaman zaman yer alması sadece kendisine değil, örnek olması açısından, kamuoyuna da zarar verdiği bilinen bir gerçek. Evet, sorunların çözümünün kopma noktası, alınması gereken köklü kararlar. Terim’in Kayseri’deki maçta stadyuma sokulmaması, bu tür kesin kararlara, en somut örnek olurdu…
TRABZONSPOR DA,
AĞAOĞLU DA YIPRANIYOR!..
Trabzonspor’un içinde yer aldığı durumu izledikçe, ‘burukluk’ yaşamadan edemiyoruz. Tarihinde üst üste şampiyonluklar yaşayan ekip, o başarılı dönemi mumla arar oldu. Nedeni ise, kulübün iyi yönetilmemesi. Sayın Ahmet Ali Ağaoğlu göreve geldiğinde, bordo-mavili futbol sever, açıkça umutluydu. Ağaoğlu, kendi ifadesiyle, bordo-mavili ekibe şampiyonluk yaşatarak, doğup büyüdüğü şehre vefa borcunu ödeyecekti. 20 yılı aşkın süredir Golf Federasyonu Başkanlığını yürüten başkana, ilk göreve geldiğinde kendisine sorulan ‘Golf Federasyonu Başkanlığı ile Trabzonspor Başkanlığını aynı anda, bir arada yürütebilir misiniz?’ sorusuna, golftaki yönetici tecrübesini futbola da taşıyacağı manasında dillendirmişti. Düşüncedeki iyi niyetle, uygulamadaki iyi niyetin birbirine karıştırılmaması gerektiği, futbol takımının geride kalan her bir haftaya yansımaya başlamasıyla ortaya çıktı.
Son olarak Malatya ‘hezimeti’ ve Burak ile Onur’un kadro dışı kalmaları, Trabzonspor’da sürecin iyi yönetilmediğinin son örnekleri. Kulüp Başkanı Ahmet Ali Ağaoğlu kendisine göre iyi niyet taşıyabilir ama süreç iyi yönetilmediği takdirde, camianın mali ve idari yıpranma sürecini hızlandırmakta. Kulüp ve Federasyon Başkanlığına gelince. Sayın Ağaoğlu Başkanlığında, Avrupa Turu takviminde yer alan ve önceki hafta Antalya Belek’te gerçekleşen Turkish Airlines Open’da dünyanın en iyi 75 golf sporcusu yer aldı. Uluslararası düzey ve başarılı geçen organizasyonda emeği geçenleri tebrik ederken, o esnada Trabzonspor’un puan kayıpları devam ediyordu. Böyle bir durum bize ‘Bir koltukta iki karpuz taşınamayacağı…’ sözünü hatırlattı. Bu demek oluyor ki; Sayın Ağaoğlu golf ile Trabzonspor arasında seçim yapmalı. Aksi durumda mı? Sayın Başkanın kendisi de, Trabzonspor camiası da yıpranmaya devam edecektir…







