Ligin zirvesi sarsıldı...
Süper Lig lideri Fenerbahçe 16’ıncı hafta mücadelesinde Karabükspor’a 2-1 mağlup oldu. Futbolsever böyle bir yenilgi bekliyor muydu; hayır. İstatistiklere baktığımızda, Kanaryanın son iki sezonda rakibi karşısında galibiyete hasret kaldığı apaçık ortada. Böyle bir tablo karşısında gerekli stratejiyi geliştirememesi, Karabük’te futbolda sınıfta kalınmasına neden olundu ki; bunda en büyük pay sahibi teknik direktör Ersun Yanal’dır. Teknik direktörün görevi değil mi, rakibe göre strateji geliştirmek!
Maçın geneline baktığımızda yenilen her iki golde de Sarı-Lacivertli oyuncuların bireysel hataları var. Nitekim 14’üncü dakikada Cristian Baroni, 69’da ise Caner’in hatalarını Karabükspor gole çevirince, Süper Lig’de şampiyonluk havasına giren Fenerbahçe için önemli bir ders oldu...
GALATASARAY, TRABZON’U RAHAT GEÇTİ
Gündüz maçında lider Fenerbahçe’nin puan kaybetmesi, Türk Telekom Arena’daki mücadelenin önemini daha da artırdı. Avrupa futbolundaki iki temsilcimiz Galatasaray ile Trabzonspor arasındaki mücadelesinde gülen taraf 2-1’lik skorla ev sahibi ekip oldu.
Avrupa maçlarının 14’ünde yenilgi yüzü görmeyen Trabzonspor için sevenleri büyük beklenti içerisine girdi ama nafile. 90 dakikanın genelinde sahada üstün olan Galatasaray, orta sahada Snaijder’in bireysel çabası, gol yollarında Burak Yılmaz’ın neticeye gitmesini kolaylaştırdı. Bordo-Mavili ekipte her zaman olduğu gibi Onur, sahada yıldızlaşan isimdi. Üst üste yaptığı kritik kurtarışlarla, ev sahibi ekibin farklı skora ulaşmasının da önüne geçmiş oldu...
Gerçekten, kaleci Onur olmasa, Trabzonspor’un hali ne olurdu? Transfer sezonunun açılmasına bir hafta kala Bordo-Mavili yönetim takım savunmasından kaynaklanan zafiyete acil çözüm bulması gerekiyor. Galatasaray-Trabzonspor maçının diğer ilgi çekici yanı, Burak Yılmaz’ın kaydettiği 2 gol. Trabzonsporlular, eski oyuncuları o golleri attığında nasıl bir ruh hali vardı! İşte çıkış yolu burada başlıyor...
KARTAL’IN İMDADINA ELAZIĞ YETİŞTİ
Süper Lig’de 2013-2014 sezonunun en ilginç takımı olmayı sürdüren Beşiktaş, aradığı moral-motivasyonu 4-1’lik skorla Elazığspor karşısında elde etti. Son haftaların çalkantılı takımı Beşiktaş, üç haftalık galibiyet özlemini dindiren golleri; Sivok, Holosko (2) ve Olcay’la buldu.
Siyah-Beyazlı ekipte Almeida ve Motta kart cezalısı, Fernandes moral bozukluğu nedeniyle kadroda yok. 335 gün sonra forma şansı yakalamayan Uğur Boral ise maçta yıldızlaşan isim oldu. Bunun bir başka izahı, teknik adamlar unutulmaya yüz tutan isimleri hatırlamakta fayda sağlar.
Elazığspor’un puan sıralamasındaki konumu adeta gücünün de göstergesi. Beşiktaş, içinde bulunduğu buhranlı durumundan dolayı son karşılaşma Kartal için adeta ilaç gibi geldi demek yerinde bir tespit olur sanırım.
TRİBÜNLERDEKİ PROVOKATÖRLERE DİKKAT!
Beşiktaş ve Galatasaray tribünlerindeki taraftarın, hafta sonu maçlarında ‘Her yer rüşvet, her yer yolsuzluk’ gibi tezahüratları sahne aldı. Tribünlerdeki bir kısım ‘azınlık’ tarafından dilendirilen tezahüratlara baktığımızda, futbolun, siyasi şova dönüştürmek isteyenler için ne kadar uygun olabileceği görülmekte...
Siyaseti spor arenasına sokmak ve takım taraftarlarının kendi içinde bölünmesini sağlamak için bu tür sloganlar, provokatörler için bulunmaz fırsat özelliği taşımakta. Sayıları bir avuçtan öteye gitmeyen ve belirli grupların temsilcileri yarın öbür gün olacak şiddet olaylarının da tetikleyicileri...
Bu tehlikeye karşı bir an önce önlem alınmalı. Örnekleri var çünkü. Geçmişteki Gezi olayları... Tribündeki çatlak sesler sadece tribünleri bölmekle kalmaz, spor arenasını şiddet arenasına çevirir. Futbolun seyir zevkini bozar. Kasımpaşa Stadı’ndaki olaylar ve Beşiktaş’ın içine çekilmek istenen malum kaos ortamı sadece bir örneği...







