--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kupada lig provası ve derbi

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Ziraat Türkiye Kupası Grup maçları Çaykur Rize-Beşiktaş karşılaşması ile tamamlandı. Düne kadar ‘angarya’ olarak görülen kupa maçları, teknik adamlar için şimdilerde ligin ‘provası’ niteliği taşımakta. Bu yaklaşım yöneticilerin ‘yokluğu varlığından daha hayırlı’ olacağı şeklinde yorumlanan bu ‘tezini’ çürütmek anlamı taşır ki... Neticenin, takımlar için kazanca dönüşeceği her haliyle gözler önüne serilmekte.

Ligde şampiyonluk kovalayan takımların, zayıf gözüken rakipler karşısında sahaya sürdüğü kadroya baktığımızda ‘yabana atılacak’ bir tarafı yoktu. Maçın önemini rakibe göre ayarlama süreci hep kayıplarla geçmişti. G.Saray’ın Diyarbakır Belediye karşısında aldığı yenilgi buna en güzel örnek oldu... 

Ne yaptı Hamza Hamzaoğlu? İzmir Temsilcisi Balçova Yaşamspor’u 3-1 yenip, grubunu lider olarak tamamlayarak H Grubu’nu ikinci sırada tamamlayan Torku Konya ile eşleşme durumunda kaldı. Grup maçlarını yine ilk sırada bitirmenin avantajı ile bir üst turun eleme maçını saha ve seyircisi önünde oynama avantajı yakaladı. 

Sarı-Kırmızılı takımın çalıştırıcısı maç sonu yaptığı açıklamada; “Bu maçı kazanıp lider bitirmek için oynadık. Eskişehir maçının hazırlığını yapmış olmayı amaçladık’ sözleri ile ‘aklın’ yolunun bir olduğunu, yapılan işin küçüğü-büyüğü olmasından daha da önemlisi ‘ciddiye’ alınması gerektiğine bir kez daha şahit olduk.

F.Bahçe ve Trabzon’un kupadaki mücadelesi G.Saray’la benzerlik göstermekte. F.Bahçe’nin Kadıköy’de 3 lig temsilcisi Bayburt karşısına, as kadrosuna yakın isimlerle çıkacağını ‘kimse’ tahmin etmiyordu. İsmail Kartal’ın forvet bölgesinde Emenike-Webo ve Musa Sow’a forma şansı vermesi kupa mücadelesinin ‘yabana’ atılacak bir durum olmayacağı kadar, hafta sonu oynanacak olan Trabzon maçının provası anlamına geliyordu.

Evet, yazımızın girişinde de değindiğimiz gibi teknik direktörler için ‘günümüzde’ maçın kolay-zor, özellikle lig-kupa olarak ayrım yapmanın bir anlamı yok. Başkanının ‘angarya’ olarak gördüğü kupa maçları için bakın İsmail Kartal nasıl yaklaşıyor; “Ligde şampiyonluğa oynuyoruz. Kupada da gidebildiğimiz yer, tekrar söylüyorum finaldir, kupayı kazanmaktır. Onun için genç oyuncuları da kazanma adına onlara da şans vererek karışık bir onbirle sahaya çıkıyoruz.”

Bırakalım ‘Şu veya bu takımın hocası!’ takıntılarını. Doğru söylenen sözün yanında olmayı, takip etmeyi kendimize düstur olarak görelim. F.Bahçe çalıştırıcısı Kartal’ın açıklamaları tam manasıyla ‘sözün bittiği yer’ olarak nitelendirilecek türden. Kaleci Mert’le birlikte genç oyuncular Ramazan ve Uygar’ın takımlarına katkılarını gördükten sonra, kupa maçlarının sıradanlıktan öteye geçtiği gerçeğinin bir kez daha altını çizmek istiyoruz…

Birkaç kelime de Kadıköy’de kendi ‘tarihini’ yazan Bayburt’a. Memleketimizin adını taşımasından dolayı takıma ‘duygusal’ yaklaşmamız bir yana, sahada ‘kapasitesini’ zorlayarak mücadele eden futbolcuları, ve örnek görüntü sergileyen 12 bin Sarı-Siyahlı taraftarı tebrik ediyorum. Karşılaşmayı farklı skorla kaybetseler de, iki ekibin maç sonu el ele tribünleri selamlamaları harikaydı. İşte ‘sporun’ özlenen karesi bu dedirttiler ya! Helal olsun onlara... 

Kişisel eleştirimiz ise bu coşkulu taraftarı kale arkasına mahkûm eden Sarı-Lacivertli yönetime. F.Bahçeli taraftarın ilgi göstermediği maçta, maç boyunca coşkulu ve fair-play örneği sergileyen misafir taraftarı, onikibin kişilik kale arkasına sıkış-tıkış mahkûm etmek İstanbul temsilcisinin ‘misafirperverliğine’ hiç yakışmadı. 

Trabzon’a gelince... Bordo-Mavililerin artılarını, F.Bahçe maçı öncesi 2-0 kazanılan Akhisar maçında gözlemledik. Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, eski takımı ile yapacakları müsabakanın ‘renkli’ geçeceğinin altını çiziyor ve ekliyor; “Bunu daha güzel hale getirecek gayreti göstereceğiz.”  Türk Telekom Arena’da 3-0 mağlup ederek G.Saray’a sürpriz yaşatan Trabzon, benzer ‘zaferi’ Kadıköy’de yaşar mı? sorusunun cevabını ‘net’ olarak bilemem ama, ‘güzel’ bir maçın bizi beklediğini’ söyleyebiliriz...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle