Korona, vefat ve futbolumuz!..
Koronavirüs (Covid) salgınına karşı mücadele devam ediyor. Ülkemizde hükümet düzeyinde alınan tedbir, vatandaşların da uyumu sayesinde hastalanan kişi sayısı ve ölüm oranlarında ciddi boyutta azalma olurken, tedavi gören ve taburcu olan hasta sayısında artış gözlemlenmeye başlandı, elhamdülillah. Tüm bu önlemlere rağmen ölüm gelip kapıyı çalınca, yakalanmama ve tedavi sürecindeki tedbirler kâfi gelmiyor. Hastalığa yakalanan vatandaşlarımız gibi, kamuoyunun yakinen tanıdığı değerlerimizin vefatına, bu virüs bahane olabiliyor. İlahiyatçı yazar Ömer Döngeloğlu hocamız gibi. Hayatını İslam’a adamış, ömrünü Kur’an ve Paygamberimizi anlatmakla geçiren kıymetli Döngeloğlu hocamızın, koronavirüs teşhisiyle tedavi görüyordu. Vefat haberini üzüntüyle öğrendik. Rabbim gani gani rahmet, mekanını cennet, menzilini mübarek eylesin inşallah…
ACELE EDİLMEMESİ GEREKİYOR!..
Korona virüsü can kayıplarına neden olurken, bir yandan da hayatın normal akışına devam etttirilmesi hususunda hükümet düzeyinde önlem ve tedbirler alınmaya devam ediyor. Finansal yönden disipline olamayan ve kendi öz kaynakları (altyapıdan sporcu yetişmemesine) bağlı olarak kulüplerde yaşanan sıkıntılar, iyiden iyiye gün yüzüne çıkmış durumda. Bu gerçekler karşısında direnç gösteren takımların amacı bir an önce sürecin normale dönmesi. Söz konusu insan sağlığı olunca, antrenmana başlanması da kolay olmuyor. Başlangıç süreciyle ilgili acele edilmemesi gerekiyor. Biz bu düşücelerimizi paylaşırken, Denizli, Kasımpaşa’dan sonra Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi birçok takım antrenmanlarına başladı bile. Bu başlangıcın temel amacı, lige hazır hale gelmek ve sezon sonunda istenilen neticeye ulaşabilmek. Peki, insan sağlığı bu düşüncenin neresinde!..
TESTİ POZİTİF ÇIKAN FUTBOLCU
Süper Lig’deki bazı takımların kimlerden onay alıp, antrenmanlara başladıklarını anlamış değiliz. Öyle ya, ülkemizde virüs salgınıyla mücadelede bilimsel bir kurul var ve o kurulun başarılı çalışmasıyla, hastalığa karşı önlem süreci sağlıklı bir şekilde yürütülüyor. Hastalığın en büyük özelliği salgın ve üst düzey (söylendiği şekilde – sosyal mesafe, temizlik v.b.) tebir alınmadığı takdirde, yayılmasını durdurmakta güçlük çekilmesi. Bu da demek oluyor ki, önlem açısından gereken yapılmaz ise, kişinin hastalığa kapılması an meselesi. Bir takımın antrenmanlara başlaması demek (dikkat edin takım diyoruz) birçok futbolcunun bir araya gelmesi manasına gelir. Bir oyuncu antrenman öncesi esnası ve sonrası sosyalleşmesi demek. İşte o sosyallik, hastalığa karşı mesafenin de ortadan kalkması manasına gelebilir. Tüm bu doğruları göz önüne getirdiğinizde, futbolcuların da nasıl bir psikoloji ile antrenmana çıktığını tahmin edersiniz. Fiziksel olarak çalışmaya katılan oyuncu ruhen başka hesaplara (kaygı) kapılırsa, o süreç oyuncuya ne kadar yarar sağlayabilir ki! Tüm bunları hesaba katarken, bir de bakıyorsunuz bir başka takımdan (Ankaragücü) futbolcunun koronavirüs testi pozitif çıkıyor. Oyuncuya tetkikler yapılarak, tedaviye başlanıyor. Süper Lig’in tüm kulüpleri bu futbolcu için geçmiş olsun mesajı yayımlıyor. Mesajlar yayımlanırken, diğer yandan oyuncular antrenmana devam ediyor. Bu bir çelişki değil mi? Bakın, 2. ve 3. Lig Kulüple Birliği Derneği Başkanı Volkan Can ne diyor; ‘Bence ligler oynanmaz..’ Gerekçelerini bir bir açıklıyor. Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Ünal Karaman ise süreçle ilgili “Yaklaşık olarak 50 gündür psikolojik ve fiziksel olarak yıprattı…’ Bu demek oluyor ki, insan sağlığı düşünülerek aklıselim harekette yarar var…







