Kartal’ın hesabı, Ba’nın namaz daveti!
2014-2015 futbol sezonunda sona doğru yaklaşırken, Şampiyonluk yolunda ilk fire Beşiktaş’tan geldi. Siyah-beyazlı ekibin Torku Konyaspor’a yenileceği hiç hesapta yoktu. Bu sonuç ‘şampiyonluk’ şansının kaybedilmesi demek.
Ne denilebilir ‘Futbol bu, yenmekte var yenilmekte!’ Bu tür yaklaşım söyleyen için belki kolay ama siz bir de onu siyah-beyazlı renklere gönül veren futbol severe sorun! Sonuç olarak yenilginin muhataplarının özürleri, kusurlarını ‘kamufle’ etmeye yetmeyecektir.
En büyük suçlu mu kim? Kendisini maceraya atan teknik direktör Slaven Bilic. Hırvat teknik adamın, yönetimde olduğu ekibinin kaybettiği maçlarına baktığımızda, bu saatten sonra Beşiktaş’ta kredisini de bitirdiği, biz bu satırları yazarken bavulunu çoktan hazırlamış olması gerekiyor. Bu yaklaşımımıza ‘çok acımasız’ tezine katılmıyorum! Son olarak Konya maçının kaybedilmesinde ‘okların’ teknik adamı göstermesi, sahaya sürülen maç kadrosunda görmek mümkün…
BİLİC’Lİ BEŞİKTAŞ GALATASARAY’I YENMELİ
Şimdi geriye ne kaldı. Beşiktaş’ın ilk yapacağı ‘kaçan’ Şampiyonluktan ‘fırsatından’ sonra, kalan maçlarını kazanması. Diğer bir ifade ile Galatasaray maçıyla ‘kaybolan’ prestijini geriye getirme adına galibiyet kaçınılmaz. İşin mana-ciddiyetle hareket ettiklerinde, emin olun bunu da başaracak ‘güçteler’.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman takımının başarısı için, oyuncu transferi konusunda elinde ne koz var ise kullandı. Aşçısı ‘Bilic’ için gerekli malzeme ‘futbolcu’ ne ise ona sundu. Aması Hırvat teknik adam bu imkanı-şansı ‘beceriksizliği’ yüzünden iyi kullanamadı. Onun son şansı ise şimdi Galatasaray maçı. Bu maçın kazanılması Beşiktaş’taki başarısızlığına kılıf olmayacak belki ama en azından ülkemizden ayrılırken birkaç kişinin kendisini havaalanında uğurlamasını sağlayacaktır.
Kartal için bu sezon niçin önemliydi! Siyah-beyazlı ekip yeni stadı yapıldığı için tüm maçlarını dışarda oynadı. Başkan Fikret Orman’ın en büyük hayali ‘Şampiyonluk Kupası’ ile yeni mekanlarına çıkmaktı. Ama olmadı. Diğer önemli konu ise Süper Lig’de bu sezon maçların ‘Süleyman Seba’ ismi altında oynanması. Beşiktaş’ın efsane başkanının ismini taşıyan bir sezonun bitimine iki hafta kala, son on günde şampiyonluğa ‘havlu’ atılması, tüm futbolseveri derinden sarstı…
DEMBA BA’NIN DAVETİNİ YERİNE GETİRELİM
Kaçan Şampiyonluktan sonra her Beşiktaşlı gibi bizlerinde etkilendiği diğer konu Sultanahmet Camii’nde kılınacak olan sabah namazı için verilen ortak davet! Siyah-beyazlı ekibin başarılı Senegalli Müslüman oyuncusu Demba Ba, şampiyon olmaları halinde sabah namazı için tüm futbolseveri Sultanahmet’e davet etmişti.
Evet, Beşiktaş’ın bu sezon ‘istediği’ olamadı belki ama ‘spora bir amaç değil, bir araç olarak yaklaştığımızda’ Demba Ba’nın anlamlı-ortak çağrısını yenileyelim. Elhamdülillah bir Müslüman olarak namaz bizlerin üzerine farz, cemaatte de rahmet var ise, her ne kadar şampiyonluk kaçsa da, bu ortak davetin ‘özünün’ manasını göz önüne getirip, namaz davetini ‘yenileyip’ katılmamız, hayatımızın kaçınılmaz-anlamlı bir parçasıdır…
Buradan Demba Ba’ya çağrımız Müslüman bir ülke de kendi sporcumuzun namaza davet, secde, röportaj v.s konularına değinmeye cesaret edemediği konularda (tıpkı Fenerbahçeli Müslüman oyuncu Moussa Sow gibi) sizler kamuoyu ile paylaşıp, yaşantınızla örnek oldunuz. Bundan dolayı tekrar tekrar teşekkürler. Sizlere ve sizin ülkemizde bulunmanıza vesile olan spor adamlarına...
SÜPER LİG YENİ EKİPLERİNE ÇAĞRI
Bu hafta için altı çizilmesi gereken diğer konular, Kayseri Erciyes’ten sonra Karabük ve Balıkesirpor’un ligden düşmesi. Karabük lige veda ederken başında ‘Yılmaz Vural’ın bulunması ayrıca dikkat çeken konu. Ligin yeni ekipleri Kayserispor ve Osmanlıspor’a da Süper Lig’e hoş geldin dileklerimizi iletelim. Diğer iki temennimiz-dileğimizi de yenileyelim. Kayseri takımlarının ‘asansör’ konumundan çıkıp birleşmeleri, ecdadın ismini taşıyan Osmanlıspor’un, vereceği mücadelede de Süper Lig’de ‘örnek’ olması.







