--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kanarya, sadece ‘tur’a sevindi...

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
 Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme maçının rövanşında Salzburg’u konuk etti Fenerbahçe... 1-1’in rövanşındaki 90 dakikalık futbol, belki oyun olarak istenilen seviyede değildi ama, skor tabelasına yansıyan 3-1’lik skor, Devler Ligi’nde Play-Off’lara kalan Kanarya’nın yüzünü güldürmeye yetti.

Kadıköy’de, saha ve seyircisi önündeki mücadeleye bakıldığında, karşılaşmayı kesit kesit oynadı Sarı-Lacivetliler. Klâsik bir ifadeyle her iki yarıda farklı bir oyun tarzı. Ersun Yanal ve talebelerini izlerken, Kocaman döneminden nelerin değiştiğini düşündük ama sonuç itibari ile karşımıza koca bir ‘hiç’ çıktı.

Maçın ilk otuzüç dakikasında Kadıköy’de tempo, heyecan ve gol vardı. Salzburg oyunun hemen başlarında golüne kavuşunca, bir an ilk maçı düşündük. Kalesinde gol görmesi Kanarya’ya hareket getirir mi demeye kalmadı, önce Meireles, sonrasında ise Musa Sow, çok geçmediki Webo’nun golleri tribünleri ayağı kaldırdı. Görüntü bu olunca yine düşünceye takıldık; Fenerbahçe’nin hareketlenmesi için, kalesinde gol görmesi gerekiyormuş. Günü kurtarma adına bakıldığında, böyle bir yaklaşım belki tutarlı olarak gözükebilir ama futbolun geleceği adına kaygı verici!...

Fenerbahçe’nin sergilediği futbola ve sahadaki taktik anlayışa göz gezdirildiğimizde ‘geriden gel ve öne geç, sonra skoru korumaya çalış’ anlayışı, her zaman geçerli sayılacak bir tez olmayabilir. Nitekim bunu her iki maçta da bariz bir şekilde gözlemleme şansına sahip olduk. İşte Volkan faktörü.Eğer skor avantajı yakaladım diye sen, takım olarak geriye yaslanırsan, rakibe ‘üzerime gel’ manası çıkar ki, o zaman da kalecinin kurtarışlarına bel bağlarsın… 

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde belki turu geçti ama, bu başarı için yatıp kalkıp kalecisi Volkan’a dua etsin. Başarılı file bekçisi, her iki maçta da kalesindeki kurtarışlarıyla (Siz aslan mı dersiniz, panter mi dersiniz , adına ne derseniz deyin yakışır) takımının bir üst tur olan Play-Off’a kalmasında başrol oynadı. 

Kaleci Volkan’ın bu başarılı kurtarışlarını izlerken, aklıma hemen ligimizdeki diğer takımlar geldi. Galatasaray Emirates Cup’ta mücadele ettiği Porto ve Arsenal karşısında yıldız isimler Muslera ve Drogba oldu. Kaleci Muslera kurtarışlarıyla takımının Kupa’ya uzanmasında başrolü kaptı. Bu hususta, Beşiktaş, Trabzon’dan kaleci Tolga’yı renklerine bağlarken, transferde ‘kaleci’ unsurunun ne denli önemli olduğunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz.

F.Bahçe’nin Avrupa’da son oynadığı karşılaşmada, tıpkı ilk maçtaki gibi Volkan gibi yıldızı parlayan isim Musa Sow’du. Musa için altı çizilmesi gereken en önemli husus, üzerine gelindikçe yıldızı parlamaya, takımına daha çok katkı sağlamayı sürdürmesi. Onun tuttuğu oruç hakkında, bazı grupların  hazımsızlığının gerekçelerini bir önceki yazımızda ifade etmiştik. Buradan bir defa daha altını çizmek istiyorum; Oruç insana manevi bir güç/haz verir. Bu güç kişinin fiziki gücünden kaybolan kaybı da fazlasıyla ortadan kaldırır. Oruç ile sporcu performansı arasında bağlantı kurmaya çalışanlar (eğer tutuyorlarsa tabii) tuttukları oruçları bir gözden geçirsinler. Eğer tutmuyorlarsa, konu hakkında fikir beyan etmek kadar saçma/yersiz bir düşünce olamaz tabii… 

Hazırlık ve Avrupa maçlarına baktığımızda, Fenerbahçe’nin genel performansı için süreç nasıl işliyor?.. Son olarak Salzburg karşılaşması gösterdi ki, Emre, Göhhan, Egemen gibi yıldız oyuncuların bir an önce takıma dönmeleri gerekiyor. Her top kayıpları ve  rakip atak başlangıcında orta sahada pres yapacak, ceza sahası dışında rakibin oyununu bozacak teknik kapasiteye sahip oyuncuların yokluğu, karşı takım forvetinin golle, dahası kaleci Volkan ile burun buruna kalmalarına neden oluyor. Sarı-Lacivertlilerde diğer nükseden hastalık, rakip kaleye taşınan topların gol sayılabilmesi için son harekette ‘forvetin’ başarısızlığı. Bu konuda Webo’nun dikkatini çekmek gerekecek. Hadi, rakibin atak başlangıcındaki presi bir kenara bırakalım, yakaladığı gollük pozisyonları skora yansıtması gerekiyor… O nedenle Oscar Cardozo veya Emenike fark etmez, Fenerbahçe’nin iyi bir golcüye mutlak ihtiyacı var.

BAŞSAĞLIĞI/TEBRİK 

Adı F.Bahçe ile özdeşleşen ve önceki gün vefat eden Selçuk Yula’ya Allah’tan rahmet, sevenlerine başsağlığı dilerim...

Yeni Akit Ailesi ve onun değerli okuyucularının Ramazan Bayramı’nı tebrik ederim…

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle