Kadın hangi sporu yaparsa, “Ümmet” neler kaybeder?..
Şiir, sempozyum, konferans, çiçekler, çelenkler, kısacası ‘anlık’ gündem oluşturulan birçok etkinlik. Hepsi de Dünya Kadınlar günü için. Tıpkı anneler, babalar, sevgililer gibi, batılı senaristlerin yazdığı ‘düzmece/aldatıcı’ kutlamaları, yılın sadece bir gününe sığdırması, hangi ‘akla’ hizmet olacağını anlamak güç olmasa gerek. ‘Dünya Kadınlar Günü’ maskesi adı altında yapılan kutlamaların çıkışına bir bakın, hepsinin ayrı bir hikâyesi var. Bu hikâyelerin tümünde İslami ‘değerlere’ ters düşen bir durum söz konusu. Kadını hayat keşmekeşliğinin içine çekip, ‘erkeklerle eşit şartlara sahip olması…’ safsatalarının girdabına sokarsanız, toplumun en önemli parçası kadınlarımızı yıpranmanın ‘tetiğine’ de basmış olursunuz…
İSLAM’DA KADIN HAKLARI (*)
Allah katında din olan İslam, batıl düşünce ve yaşantıları yasaklamaktadır. Cahiliyeye ait batıl fikirleri ve yaşantıyı toplumdan siler. Bunun takip edilmesi gereken örneğini son nebinin yaşantısında görmekteyiz. 23 yıllık peygamberlik mücadelesinde İslam’a muhalif olan tüm çarpıklıkları Rabbimizin emri ve yardımıyla ortadan kaldırmayı başarmıştır. İnsanların önderi “…Ve hanımlarınızla güzel bir şekilde geçinin…’ (Nisa, 4/19) ayetinin öncülüğünde başta kendisi hanımlara iyi davranıp, haklarını gözetmiş ve gözetmesini tavsiye etmiştir. Veda Hutbesi’nde şöyle buyurmuştur; ‘Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah’ın belirttiği ölçülere hassasiyetle uymanızı tavsiye ederim.’(* www.tevhididavet.com) Oysaki beşeri hayatın buhranlı yaşantısından kurtulmanın kaynağını İslam’ın esasları oluşturmaktadır. Allah (c.c) A’raf Suresi 50-51. Ayetinde buyuruyor; “Cehennem ehli cennet ehline, ‘Suyunuzdan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bize verin!’ diye seslenirler. Onlar da, ‘Allah bunları kâfilere haram kılmıştır’ derler. O kâfiler ki, dünya hayatı onları aldattı da bir eğlence ve oyun edindiler. Onlar, o günlerine ulaşacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz.”
SAF/TEMİZ DUYGULARIN
KİRLETİLMEMESİ
Durum bu kadar açık ve netken, neyin hesabı ve ısrarcılığı peşindeyiz. Siz bu satırları okurken, Haçlı ve Siyonistler düşüyle harmanlanan Batılı anlayışın beslediği teröristlerin, Suriye’deki hapishanelerde insanlık dışı uygulamalara maruz kalan kadınlara dikkat çekmek için, 55 ülkeden yüzlerce kadının bir araya gelmesiyle oluşan ‘Vicdan Konvoyu’ Hatay/Antakya yolunda olacaklar. Diğer tarafta BM, NATO, AB, Arap Birliği daha sayamadıklarımız. Hal öyle olunca, Ümmet için Türkiye’nin önemini/şuurunu görememek imkânsız. Spor alanında da durum farksız değil. Şampiyon evlatlar yetiştiren elleri öpülesi anneleri/kadınları şükranla hatırlanırken, anne adaylarının, bazı spor branşlarında gerek anatomik yapıları, gerekse sportif kıyafetleri açısından kirli oyuna malzeme edilmesine ‘vicdanlarımız’ rıza göstermiyor. Değerli yazarımız Nurettin Yıldız Hocamızın ‘Kadın çalışırsa “Ümmet” neler kaybeder?’ sorusunu, spora uyarlayıp ‘Kadın hangi sporu yaparsa “Ümmet” neler kaybeder?’ şeklinde sorduğumuzda, sorusunun karşılığı, rıza gösterilmeyen duruma el cevap olur. Kadının yaptığı ‘bazı sporlarda’ nelere ‘malzeme’ yapılabileceğine, bir ‘haber’ örneği mi? Başlığını yazmakta ‘hayâ’ duyacağım haberin spotu aynen şöyle; ‘…Onlar, çeviklikleri ve güzellikleriyle atletizm pistlerinin tanrıçaları’, ‘….Soçi’nin güzelleri’ gibi haberler ve boy boy ‘müstehcen’ resimler. Sporun sadece spor olmadığı ‘günümüz’ gerçeğiyle, dilek, temenni ve duamız; Mübarek Cuma günümüz, hayırlara vesile olsun inşallah…







