--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kadıköy geleneği bozulmadı

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan mücadelede Kadıköy geleneği ligin 10. haftasında da bozulmadı. ‘Konuk ekip Fener’i zorlar, 14 yıllık yenilgi geleneği bozar mı?’ diye düşünüldü ama sonuç anlık takıntıdan öteye geçmedi. Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda 90 dakika tamamlandığında, sahadan galip ayrılan taraf Sarı-Lacivertli ekip oldu.

Maçın sonucu hakkında en belirleyici pozisyon, Galatasaraylı oyuncu Chedjou’nun yaptırdığı penaltıydı. Her defasında ‘Bu oyuncu için Fransa’da iki kez yılın savunma oyuncusu seçildi’ dillendirmesi yapılıyor... Derbi maçta penaltıya sebep veren hareketi ile ‘Nasıl böyle bir hata yapabilir?’ sorusunu da beraberinde getiriyor. Demek oluyor ki bir oyuncunun sahip olduğu değerleri her zaman ve tek başına yeterli olmuyor. Bunu takımla bütünleşerek sergilediği futbola da yansıtması gerekiyor.

Galatasaray takımı Fenerbahçe karşısında sürekli değişimin sancılarını yaşadı. İsminin başına ‘En başarılı teknik adam’ ibaresini koyduran Mancini, sahaya sürdüğü kadro ile sonuç üzerine de tesir eden isim oldu.

Kulüp başkanı Ünal Aysal’ın Fatih Terim’i gönderdikten sonra İtalyan teknik adamı takımın başına getirmesi ilk etapta ‘kurtuluş reçetesi’ olarak gözükse de işleyen süreçte gözüktü ki, teknik direktörün ‘başarılı’ arması tek başına yeterli olmuyor.

O alışılagelmiş heyecan veren Aslan gitmiş, yerine gardı düşen boksörü andıran bir ‘takım’ gelmiş. Sahada sorumluluk yüklenen isimler aynı ise bu teknik direktör değişimi neyi hızlandırdı? Her Galatasaraylı bu sorunun cevabını arar oldu. Öyle ya geride kalan 10 hafta ve lider ile aranızda puan farkı dokuz. Şimdilik Marcini’nin yapabildiği, kendisine yöneltilen kameralara soğukkanlılıkla bakması ile sınırlı.

Bu karamsar tablo karşısında insan şunu düşünüyor; ‘Sayın Mancini acaba takımı ateşlemesi için transfer dönemini mi bekliyor?’ Eğer hal böyle ise Sarı-Kırmızılı yönetimin kolları sıvaması gerekiyor. Çünkü konu transferse terleme süreci kaçınılmaz. Mancini madem kariyerini ispatlamış bir teknik adam, ona kariyer kazandıran isimlerin peşine düşüp, transfer borsasında sert rüzgarların esmesine neden olacaktır.

Konu derbi mücadelesinde açılıp ‘Galatasaray istikrarlı değil’ denildiğinde Fenerbahçe gerçeğini gözardı edemeyiz. Sarı-lacivertli ekip kadro olarak beklentileri karşılayacak önemli isimlere sahip. Futbolcuların kalite sayısı rakipten daha fazla olunca, ister istemez bir adım önde oluyorsunuz.

Bir de madalyonun diğer yüzü var. Makine gibi çalışan bir sistem ve bu sistemin işleyen önemli dişlileri (parçaları). Bir de bu parçaların her birinin alternatifinin olması, yolda sekteye uğramanın da önüne geçiriyor. Kısacası Fenerbahçe’nin başarısı için ‘mazeret’ rafa kalkıyor. Buna en somut örnek Galatasaray karşılaşmasında yapılan oyuncu değişiklikleri; Emre-Salih, Kuyt-Emenike, Baroni-Mehmet Topuz...

Ligin 10. haftasından söz açılmışken, haftaya damgasını vuran diğer maç ve takımlara göz atmakta fayda var. Buna en somut örnek Trabzonspor. Diğer takımlar için beslediğimiz başarı dileklerimiz, Bordo-Mavili ekip için de geçerli. Neden? Bu takımların kalitesi olmasa, lig heyecanı ve Milli takım başarısının olması mümkün değil. Bu yüzden olumlu düşünmekten başka geriye bir şey kalmıyor!..

Bazen düşünmüyor değiliz; ‘Trabzonspor başarılı olsa da bizler yanılsak!’ Ama olmuyor, olması da imkânsız. Doğru sözün hiçbir zaman alternatifi yoktur. Tıpkı siyah ile beyaz arasındaki fark gibi.

Trabzonspor için son yazımızın başlığını ‘Avrupalı Trabzonpor’ olarak atmıştık. İçeriğinde ise son 10 yabancı maçta yenilmemenin takdir edici övgülerini dizmiştik. Ligimiz için aynı başarının neden yakalanamadığının ayrıntısını da sıralamıştık. Bu başarısızlığının son halkası Gençlerbirliği yenilgisi oldu. Bu yenilgilerin hiçbir mazereti olamaz. Tıpkı Mancinili Galatasaray’ın kaybettiği gibi.

Avrupalı olmak sizin her zaman kazançlı sayılmanıza yetmez. Sahip olmanız gereken değerleriniz olmalı. Onu kaybetmek, maç kazanamamak manasına gelir.

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle