--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İşte Galatasaray işte Türk futbolu!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Astana karşısındaki Galatasaray, bize gerçek ‘kimliğini’ gösterdi. Şampiyonlar Ligi ikinci maçındaki görüntü o kadar netti ki, Aslanın transfer sezonuna (ligin ilk devresine kadar) neler yapacağını bariz şekilde gözler önüne sermiş oldu. Aslan resmen haykırıyor; ‘Ligdeki beklentinizi, Şampiyonlar Ligi’nde göstermeyiniz. Öyle bir kapasitemiz yok!..’ Nokta.

Sarı-kırmızılı ekip bu maçla birlikte bize ‘nasıl bir mesaj’ vermiş oldu; bir rakip karşısında nasıl öne geçilir, atılan gollerdeki estetik, atılan gol kadar yenilen goller. İşte size zevkli, bir o kadar ‘derslerle’ dolu bir 90 dakika. Takımından-golcüsüne, hakeminden-teknik direktörüne kadar, derslerle dolu bir maç. İzle ders çıkar. Olmadı, tekrar tekrar izle... 

Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimizin Kazakistan’da rahat galip geleceğini ‘tahmin’ ediyorduk. Çünkü rakibin gücü belli. Bunu düşünürken de Astana’nın Şampiyonlar Ligi’nde Grup maçına kadar yükselen bir ‘seviyede’ olduğunun gözardı edilmemesi gerektiği gerçeğini de ‘pas’ geçtik.

Bakın maçın ‘kesik-kesik’ oynanan bölümlerine. Oyun üstünlüğü ve atılan gollerin oluşturduğu heyecan katsayısını, yenen gollerde de yaşamanız mümkün. Hal böyle olunca da, iş hikâye olmaktan çıkıp, yerini bizi futbolun gerçekleri ile yüzleşmeye bırakıyor.

Astana deplasmanında kaybedilen 2 puan, Galatasaray adına Şampiyonlar Ligi’nin ilk iki şansını ‘zora’ sokması manasına geliyor. Bunu söylemek, erken olarak gözükebilir ama, grupta yer alan diğer takımların gücüne baktığımızda böyle bir düşünceye ulaşmak kaçınılmaz.

Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz için tüm bunları kaleme alırken, aynı dakikalarda ajanslara haber düşüyor; ‘Ronaldo, Real Madrid’in Şampiyonlar Ligi’nde en çok gol atan futbolcusu.’ Bu haberi gördükten sonra aklıma, Devler Ligindeki ülkemizi üst üste temsil eden Galatasaray’ın golcü tanımına uyan ismin kim olduğu. Olmadı, Astana maçında kaçan gol pozisyonları geldi! Sanırım Real Madrid’in Ronaldo’su, başarıyı düşleyen-hedefleyenler için ‘kalitenin’ ne manaya geldiğinin önemli bir mesajı olur...

DENİZ’İN BIRAKMASI YILDIRIM’IN MESAJI 

Astana-Galatasaray maçında dikkat çeken en önemli hususlardan birisi de hakemin karşılaşmada gösterdiği yönetim. Eski hakem yorumcularına bakıyorum da, lig maçlarımızda hakemlerin verdiği kararlara ‘ağır’ itiraz ve ithamlarda bulunurken, Avrupa maçlarında bu yorumlar ‘ılıman’ bir hal alıyor. Benzer durum başkan ve yönetici, futbolcular için de geçerli.

Maşallah, futbolumuzun sahadaki ‘kalitesinin’ dışında, her türlü konuda gelişim sağlıyoruz. Başkan, yönetici, teknik direktör, hakem, seyirci herkes kendine göre bir şeyler yazıyor ve konuşuyor. Şimdi daha iyi anlıyorum ‘sosyal medya’ dediğimiz yayın organlarının neden ‘revaçta’ olduğunu. İş-uygulama yapmaktan daha çok...

Hal böyle olunca da ne Aziz Yıldırım’ın ‘şu’ hakemi ‘istemezük’, ne de Deniz Çoban’ın hatasından dolayı ‘hakemliği’ bırakma konusuna yabancıyız. Bir işin sonucuna nedenleri ile bakmaz, erken teşhis-tedaviye gitmezseniz, bütünlüğe-doğruya ulaşma şansınız olamaz. Hal böyle olunca, söyledikleriniz ya ‘hikaye’ ya da masal niteliği taşır...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle