--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslâmî oyunlarda mayolu, taytlı...sporcular!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Olumluya gitmek, olumsuzu elinin tersi ile kenara itmek, ortadan kaldırmakla mümkün olacaktır. Bu durum günlük hayatımızın her aşamasında olduğu gibi, sporda da böyle. Recep, şaban derken ramazan ayını karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde, İslami kimlikle şahit olduğumuz olaylar, bizleri gerçekleri yazma gerekliliğine itiyor. Dünün dünle gittiği bir süreçte, kötülüğe dur demek, yarınları iyilik ve güzelliklere kapı aramasından başka bir niyetimiz olmadığını bilinmesini isteriz. En önemlisi ise her işimizde niyetin, Allah’ın (cc) rızasını kazanma adına yapılması gerekliliğini hatırlatmak isteriz!.. Müslüman bir ülkede İslami esasları yaşayarak, dinimizin bize emrettiği doğruları yerine getirerek güne anlam ve mana kazandırabiliriz. Temel gaye, hedef bu ise içinde bulunduğumuz süreçte şahit olduğumuz haksız-yersiz-ölçüsüz, bir o kadar milli ve dini değerlerimizi zedeleyip, her bir gelişmeye nasıl duyarsız kalma durumunda olabiliriz ki!..

NE DEMEK İSLÂMÎ DAYANIŞMA OYUNLARI?..

Fazla söze ne hacet! Azerbaycan’da başlayan Adı 4. İslami Dayanışma Oyunları olan sportif müsabakalarda, İslami esaslara göre yapılması gerekmez mi? Oyunlarda yer alan branşlara ve ‘milli’ sporcularımıza reva görülen kıyafetlere bakıldığında nasıl bir ‘rezalete’ imza atılacağını tahmin edersiniz. Kıyafetle birlikte bayanları güreş, halter gibi sporlarda yarıştırmaya ne dersiniz? Arzu ederseniz, bunlardan sadece birisini, bayan güreşini düşüncelerimizi paylaşalım da, ölçüsüzlük, çirkinlikte nereden nereye gelindiğini, oyunlar diye ‘İslami’ açıdan vicdanlarımızı nasıl yaraladıklarını gözler önüne serelim!..

MİNİK-YILDIZ-GENÇ BAYAN GÜREŞÇİLER

Güreş haberlerini takip edelim diye isminin başında ‘Türkiye’ olan  (dikkat edin özel değil, milli) Güreş Federasyonu Başkanlığı sayfasını ziyaret edelim dedik. Minik Bayanlar Güreş Milli Takım Kampı 03-18 Mayıs tarihinde Niğde’de, Genç Kadın Milli Takım Kampı 5-16 Mayıs tarihleri arasında Afyonkarahisar’da şeklinde duyuruları görüyoruz. Ve bu yaş grubunda, mayolu minderde güreştirilen bayanların görüntüleriyle karşılaşıyoruz! Burada akla hemen şu soru gelebilir; ‘Bunda anormal durum ne?..’ Doğruya ulaşmak için bu soruyu her defasında kendi kendimize sorduğumuzda Hz. Ali (radıyallahı anh)’nın ‘Eğer inandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız’ hikmetli sözünü hatırlatmadan edemiyoruz? Düne kadar anormal olanlar, bugün normal gelmeye başladı. Diğer bir ifadeyle sahip olduğumuz değerler davranışlarımız değil, davranışlarımız değerlerimize şekil vermeye başladı. Böylece doğru herkese göre farklılık gösterdi. Bu durum ise güvensizlik, kanaatsizlik,  mutsuzluk, kısacası kişisel ve toplumsal buhran oluşturmaya başladı. Bugün kızlarımıza güreş yaptıracağız diye minik-genç fark etmiyor, her yaş kategorisinde Anadolu’nun hiçbir art niyet taşımayan ailelerin çocuklarını bir araya getirip, spor/güreş (ki buna atletizm, tenis, yüzme, halter, voleybol dahil) madalya-ödül vereceğiz diye, onlara açık (mayo-şort-tayt v.s.) giydirip, sporcu diye yarıştırıyor. Bununla yetinmeyip, çekilen resim ve videolarını kamuoyuyla paylaşıp,  ‘duygularıyla’ oynarsınız... 

Şahit olunan tüm bu rezilliklerle, toplumun milli ve manevi değerlerini zedeleniyor demektir. Ne diyor Milli Takım hocası; ‘Evli bayan güreşçi bulamıyoruz!’  Nedeni, aile düzenini kuranlar, geçmişini (sözde güreşmek gibi rezaleti) bir daha yaşamak istemiyor. Bu durum, yaşadıklarından duydukları pişmanlığın göstergesi...

BAYAN GÜREŞİ 28 ŞUBAT’TA HIZ KAZANDI

Bayanları güreştirmek, menfaat için her yolu meşru görme manasına gelir ki, böyle bir süreç ilerisinde, etkinliğin içerisinde yer alanları ruhsal ve bedensel olumsuz etkilediği gibi, manevi çöküntüyle birlikte toplumda kapanması güç yaralar açar. Araştırın bakın, ülkemizde bayanların güreştirilmesinin sürecinin hız kazandığı dönem hangi yıllara denk gelmekte. Evet bildiniz! Başı kapalı olduğu için kamu alanlarından içeriye alınmayan, okuyamayan, başörtüsü taktığı için, kendi emniyetini sağlamakla görevliler tarafından başörtüsü açılıp, saçından sürüklenen dönemlerine denk gelen, bundan tam yirmi yıl öncesine denk gelen ve postmodern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat’ı hatırlatıyor. Bir yanda geleneksel Türk sporlarını canlandırılmaya çalışılan ‘Etnospor Kültür Festivali’, diğer yanda bayanların ön plana çıktığı ‘4. İslami Dayanışma Oyunları’. Aradaki farkı, sanırım ayırt edebiliyorsunuzdur! 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle