--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İlhan Cavcav Başkan’ı ebediyete uğurlarken!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Süper Ligde 18. haftayı geride bıraktık. Yine hakem hataları, yine futbol ‘kalitesi’ ile eşdeğer, sürpriz sayılmayacak sonuçlar. Tam yarım asra yakın oynanan ligde, ömür kâfi gelirse daha ‘çoook’ maçlar izleyeceğiz inşallah. Şairin dediği gibi önemli arz eden ‘Bu kubbede hoş bir sada imiş...’ Bu haftanın diğerlerinden farkı ise futbolla özleşmiş bir ismin aramızdan ayrılışı...

Türk futbolunun kıdemli ismi Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ı ebediyete uğurladık. Futbolumuza adanan bir hayat. Cenaze töreninde Başbakan, Bakanlar, Parti Liderleri, Belediye Başkanı, teknik adamlar, futbolcular kısacası her camiada kendisini seven binlerce seveni, ebediyet yolculuğunda Başkan Cavcav’ı yalnız bırakmadı...

İlhan Cavcav Başkan hepimizin taşıdığı emaneti, bizleri yoktan var eden Allah’a teslim etti ve aramızdan ayrılıp gitti. Şimdi onunla kalan, sonsuz hayat için bu dünyada yaptıkları. Allah’ın ‘rahmeti’ tüm ölmüşlerimiz, İlhan Başkanın üzerine olsun inşallah...

Başkanın ölüm haberini aldıktan ilk aklıma ‘maçlara sakallı çıkan futbolculara verdiği para cezası ve ‘Burası İmam Hatip Okulu mu?’ sözleri geldi. Rahmetli Başkanın sarf ettiği sözlerin üzerinden çok geçmedi ki (sadece iki gün) Kullandığı ‘imam-hatip’ ibaresi yüzünden rencide olanlardan, yanlıştan dönüp ‘özür’ dilemek gibi erdemliği gösterdi, değerli başkan...

Başkan İlhan Cavcav, sadece insani yönüyle değil, Gençlerbirliği’ndeki Başkanlık döneminde de icraatlarıyla ‘efsane’ oldu. Futbola Başkan olarak adanmış tam 37 yıllık hayat, alınması gereken derslerle dolu. Alınması gereken derslerle dolu bu hayat ‘kitap mı, belgesel mi, yoksa film mi olur?’ bilmiyoruz. Bildiğimiz önemli husus, spor tarihine geçecek, örnek hayatını gelecek nesillere aktarabileceğimiz bir çalışma içerisinde olalım...

Rahmetli İlhan Başkanın hayatının kitaplaştığını hayal ediyor, yaşadıklarına kitabın ‘içindekiler’ bölümüne bakıyorum da, o kayda değer, örnek alınması gereken o kadar çok hatıra bıraktı ki...

O hatıraların ana başlığı ‘transferler’. Türk futbolunun içerisine düştüğü, o ‘batağın’ kaynağı oluşturan ‘transfer-mali’ durumlar. Çıkış yolu için önemli ‘reçete’...

Başkanın hayat süreciyle ilgili Anadolu Ajansı güzel bir dosya hazırlamış. İş dünyasındaki tecrübesini futbola taşıyan işadamı, kulüpte yetişen Tarık’ı Fenerbahçe’ye 100 milyon liraya, Geremi’yi Real Madrid’e 5 milyon dolara transfer etme başarısı, halen hafızalardaki yerini koruyor...

Gençlerbirliği’nin Atletico Paranaense Kulübünden transfer ettiği Renato Escobar Baruffi’ye 2,5 yıllık sözleşmeyi tedavi gördüğü hastanede imza attırması, Başkan’ın ‘transfer’ konusundaki hassasiyetinin ayrı bir ayrıntısı...

Afrika futbolu transfer pazarında en önemli uğrak yeri oldu, İlhan Başkanın. Moshoeu, Kushe ve Kona bu başarılı transfer politikasının ne denli başarılı olduğuna örnek olacak sadece birkaç isim. İlhan Başkan’nın teknik direktör konusunda da hassasiyetini, 1981 yılında süregelen başkanlık döneminde (37 yıl) 42 farklı teknik direktörle çalıştırmakla görmekteyiz...

Uzun zamandır kalp ve solunum rahatsızlığı tedavisi gören Cavcav’ın 2016 Nisan ayındaki rahatsızlığından dolayı 4-5 kez hastaneye yattığını belirterek, “Evet, yorulduğumu ve bırakmak istediğini söyledim. Kulübe sahip çıkanlar oluyor... Onları tanıyorum. Onlara kulüp değil, 1 tane futbolcuyu dahi teslim etmek mümkün değil. Bunun için de fevkalade üzülüyorum...” diye konuşması hassas, bugün Cavcav’dan ayrılığın ne anlama geleceğini özetleyen, altı çizilmesi gereken bir durum...

Yahya Kemal’in ‘Hiç şaşmayan saate...’ benzettiği kader çizgisinde, misafir olduğumuz şu fani dünyadan, her canlı gibi Başkan İlhan Cavcav da, Gençlerbirliği ve futbol hatıralarını bırakıp gitti. Rabbim, mekânını cennet eylesin. Sevenleri ve Türk Futbol  camiasının başı sağ olsun...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle