--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İhanet çeteleri ve sporumuz!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Kimin, hangi konuda ne istediği hususunda artık kimsenin bir endişesi kalmamalı! Çünkü her şey apaçık ortada. Paralel yapı, patlatılan bombalar, şehrin ortasında kazılan çukurlar...

Birlik ve beraberliğimize, kastedilen ülke bütünlüğü olunca, duyarsızlık olmuyor! Kimler tarafından yapıldığı artık günyüzünde. İhanetçilerin artık hiçbir saklanır-aklanır tarafı kalmadı. 

Geçmiş yıllarda olduğu gibi yine ‘bir’ anlayış işbaşında. Ülkenin bütünlüğüne karşı yapılan bu saldırılarda amaç, algı oluşturmak. Böyle bir süreçte, bizim üzerimize düşen sorumluluk ise düşündüklerimizi paylaşmak...

Algının birinci derecede konumu ‘çocuklar ölmesin’ ve ‘barış’ gibi, içi saldırganlıkla doldurulmaya çalışılan bir yaklaşım... Bu kelimeler, ‘şiddete’ çanak tutmaktan başka bir manaya gelmiyor. Çünkü beslendikleri kaynak bu!..

Kendisini akademisyen olarak adlandıran kesim, PKK terörüne destek sağlayan bildirilere imza atıyor. Sayıları bini aşkın sözde ‘akademisyenler’, yaptıkları açıklamalarla iç dünyalarını gözler önüne sermiş oluyorlar.

Evet, artık saklı ve gizli kalmadı. İyiler ile kötülerin ayırt edileceği bir süreç yaşamaktayız. Bu demek oluyor ki; iyilerle kötüleri birbirinden ayırt etmek gerek. Bu gerçekler gözardı edildiği sürece, ihanetin bedeli her geçen gün katlanarak sürecektir.

Konumuz spor olmasına rağmen, üzerimizdeki sorumluluğun gereği, ülkenin bütünlüğüne yapılan her türlü saldırı ve ihanet, bizleri derinden etkilemekte.

Terör ile beslenen her türlü saldırının, kınanması gereken yanlarını dillendirmek kaçınılmaz oluyor. Spor adı altında kamuoyunun ilgi alanına giren aktivitelerle, patlayan bombalar arasında bağlantı kurulmaya çalışıyor...

Kendi değerlerimizle yetişen ve Barcelona’da forma giyen Arda Turan, Sultanahmet meydanındaki patlamayla ilgili üzüntüsünü, sosyal medya hesabından ‘Başımız sağolsun...’ mesajıyla paylaştı.

Düşman çatlatan böyle bir mesaj ile akademisyen geçinenlerin yaptığı açıklamaları bir karşılaştırın. Veya ‘barış’ ve ‘hendeklerle’ spor başarısını birbirine bağlamaya çalışan, karanlık düşünce mahkûmlarının yazdıklarına bir göz atın...

‘Allah’ın verdiği canı, Allah’tan başkasının alamayacağı’ hayat değerlerimizde, ülkeyi ‘kana’ bulamak isteyen caniler ile herkesin, her yerde mücadele etmek gibi bir gerekliliği var.

Yine tekrarlama gereği duyuyorum. Barış ve özgürlük kelimeleri dillendirildiğinde, akla ilk gelen ‘terör’. Çünkü hadlerini aşıp, bu algıyı oluşturdular. Öyle bir algı ki; insan bu kelimeleri bırakın dilendirmeyi, aklına bile getirmek istemiyor...

Yazarı-çizeri, sözde akademisyenleri bu algının sporla bir arada zikredilmesi için çaba sarfediyor. Niçin? Çünkü spor, kitleleri peşinden sürüklüyor... Niçin? Daha çok vatandaşı etki altına alabilmek için!..

Bu ‘terör’ algısını spor adı altında statlarda, meydanlarda uygulamak istediler ama, kötü niyetleri ‘Allah’ın adaleti’ karşısında iflas etti. 

Evet, bu saatten sonra yapılması gereken tek şey, su yüzüne çıkan ihanet çetelerini ayırt etmek, kamufle olanların ise ‘inlerine’ kadar girmek...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle