İBB Süper Lig’de... Hakan Şükür tabelası!
İstanbul Büyükşehir Belediyespor (İBB) bir sezonun ardından Süper Lig’e dönmek için gün sayıyor... Zorlu maratonda topladığı puanlarla rakiplerine ‘fark’ atan İstanbul’un güzide takımın geriye dönüşü muhteşem olacak! Peki, muhteşem kelimesi ne ‘manalar’ taşıyor?
Belediye takımlarının Süper Lig’de yer alması eleştiri konusu olabiliyor. Bu eleştirinin ‘dozajı’ siyasi sürecin içinde daha da artmakta. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün, ‘Kazanırsam kulübü kapatacağım’ hayalinin sandıkta sonlandırılması gibi...
İBB’nin profesyonel futbol takımını kapatmak anlayışı hangi durumlarda değerlendirilebilir? Takım oyuncularının yüksek maliyeti. Bu hususta görüştüğümüz idarecilerin açıklamaları, ‘İyi bir yönetimle, bırakın profesyonel bir futbol takımının zarar etmesini, seyirci (dört büyük takımla oynanan maçlar) tv, sponsorluk, reklam gibi gelirlerle kâr bile ediyoruz’ şeklinde.
Profesyonel takımın bir başka avantajı ise altyapıdan yetişen oyunculara emsal olması. Büyükşehir Belediyesi’nin Tuzla’dan Silivri’ye kadar uzanan spor kompleksi, tesis ve okul salonlarında yetişen altyapı sporcularına model olması, Türk sporunun kazancı anlamına geliyor.
Bitmedi... Bu tesislerde çalışan binlerce spor yüksek okulu mezunu eğitmenler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Spor Etkinlikleri Anonim Şirketi’nin (Spor A.Ş.) ortaklaşa düzenlediği yılda 100’ü aşkın ulusal ve uluslararası spor organizasyonları...
Ne demek istediğimizi anlamakta zorluk çekenlere tavsiyemiz, en yakınınızdaki İBB’nin spor tesislerini ziyaret etmeniz. Bu da yetmedi spor kulübünün çalışma yaptığı Sultangazi İlçesi’ndeki Cebeci Spor Kompleksi veya yapımı kısa sürede bitecek Başakşehir’deki stadyumunu görmeleri, ikna olmalarını sağlayacaktır.
Tabii sözümüz, hazımsızlık duymayıp, medeni cesaret gösterenlere. Buna da en somut örnek olarak, ‘yasakçı’ anlayışının bir sonucuyla cumhuriyet tarihi boyunca ‘sandıktan’ zaferle çıkamayan CHP anlayışı ve onun ‘yandaşlarına’...
HAKAN ŞÜKÜR TABELASI SÖKÜLDÜ
Değişen zamanla birlikte süreç içinde çok farklı değişiklikler de yaşanabiliyor. Bu başkalaşım bir olay da olabilir, bir isim de... Bu açıklamadan sonra soruyorum size; “Düne kadar, Hakan Şükür dediğimizde ilk aklınıza ne geliyordu?..” Futbolumuzda başarıları ile adından söz ettiren, prensipleriyle hareket eden şahsiyet. İşleyen süreç, yani futbolu bıraktıktan sonra aynı kimliği koruması, aynı performansı saha dışında göstermesi ‘maalesef’ mümkün olmadı. Meclis’teki performansı da ortada!...
Şimdi asıl mevzuya gelelim. İstanbul Sancaktepe Belediyesi Hakan Şükür ismini verdiği stadyumun adını değiştirmiş. Bu konuda şimdilerde ‘Vay efendim isim nasıl değiştirilir’ şeklinde, bir kısım medya tarafından (kim olduklarını tahmin edersiniz) ‘yersiz’ eleştiriler var.
AKP’den aday olduğu için milletvekili olarak Meclis’e gönderdiğimiz Hakan Şükür, ‘partisinden’ istifa ederek seçmenine olan saygınlığını, milletvekilliğinden istifa etmeyerek de ‘güvenilirliğini’ kaybetmiştir. Son seçim sonuçları her şeyi açıklamaya yetti sanırım...
Madem belediyeler halkın beklentileri ve istekleri için çalışırlar, Sancaktepe Belediye Meclisi de 30 Mart seçimlerine kendisine güvenoyu veren halkından gelen ‘Stadyumdaki Hakan Şükür ismi değişmeli’ talebine duyarsız kalmayarak, ismi, ‘Sancaktepe Şehir Stadı’ şeklinde değiştirme yoluna gitmiş. Bu anlattıklarımın ışığında, şimdi soruyorum; tabela değişikliklerinden daha doğal ne olabilir ki?...







