Helal spor ve obezite
Herkes spor yapmalı ama, spor yaparken ölçü Kur’an ve Sünnet olmalı. Bu anlayışla hareket ettiğimiz vakit sorun olmaz, düşüncesiyle çıktığımız yolculuğumuza devam ediyoruz. Arayan bulur ya! Sporun ‘helal’ ölçüsünde nasıl yapılması hususunda gerçekleştirdiğimiz detaylı araştırmada, Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Aydoğan Soygüden Hocamız ile görüşme imkânı bulduk. Bu hususta, bizim için önemi büyük bir röportaj gerçekleştirdik. Sayın Aydoğan Hocamızın ‘Helal ve Spor’ adı altında helal spor kıyafetleri, helal spor organizasyonları, sporda helal beslenme, helal spor içecekleri adı altında toplumun her yaş grubuna hitap eden, bir o kadar toplumun geleceğiyle ilgili önemli yansıma/etkileşimi olabileceğinin akademik çalışmaları mevcut.
Bu bilgi ve birikimlerden yararlanmak gerek…
Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun da katılım gösterdiği, bizimde ajanslardan haberdar olduğumuz Brand & Sport Summit (ev sahipliği yapılan bu tür etkinliklerin neden yabancı isimle telaffuz edilir, anlamış değiliz) etkinliği dün gerçekleştirildi.
Sayın Kasapoğlu burada yaptığı konuşmada, ülkemizde bu yıl 200’e yakın uluslararası organizasyona ev sahipliği yapıldığını belirtti. Sayın Spor Bakanımız, Ülke olarak sadece 2022’de uluslararası alanda 50’nin üzerinde branşta kazandığımız 5 bin 300 madalya kazanıldığını söyledi.
Gerçekleşen kutlama düşüncesine bizlerde katılırken (bizim kutlamamız her branş için geçerli değil), diğer yandan sportif başarıya giden yolda sporcunun kılık, kıyafet, beslenme, organizasyon boyutunu, helal spor kapsamında değerlendirmek önem taşımaktadır. Bunun üzerinde çok dikkatli düşünmemiz lazım…
Helal spor dediğimiz de ilk akla gelen, akademik çalışmalarının son 5 yılında ‘Helal Spor’ konusuna yoğunlaşan Erciyes Üniversitesi Öğretim Üniversitesi Öğreti Üyesi Aydoğan Soygüden Hocamız ile yaptığımız röportajın bugünkü bölümünü, ülkemiz nüfusunun önemli bir bölümünü ilgilendiren, helal bakış açısıyla obezite konusuna ayırdık. Hayırlara vesile olsun inşallah. İşte o röportajdan bir bölüm; “Obezite, ülkemiz ve dünyada hızla artmakta. Dünya sağlık örgütünden almış olduğum verilere göre, özellikle Müslüman ülkelerde aynı şekilde, Türkiye’deki gibi 18 yaşın üzerinde her iki bayandan bir tanesi obez. Helal ile ilgili obeziteyi düşündüğümüz zaman, burada helalle ilgili Ayeti kerimeler akla geliyor; ‘Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz.’ Buradan şunu anlıyoruz. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu gıdaları alacağız ama, fazlasını tüketmeyeceğiz. Obezite de vücudumuza fazla almış olduğumuz kalori söz konusu. Yani az egzersiz ve fazla kalori. Fazla kalori bir israftır. Fazla alınan gıdalar vücudumuza yüktür. Bu da kalp damar ve diğer hastalıklara sebep olmaktadır. Alınan fazla gıdalar israf olduğu için Müslümanlar için haram oluyor. Peygamber efendimizden bize az yemeyi, az konuşmak konusunda öğüt veriyor. Peygamber Efendimiz ‘Midenizi üçe bölünüz. Birine yemek, birine su, birini de hava ile doldurunuz’ diyor. Bu bakımdan az yemek gerekiyor. Ne yazık ki Türkiye’de obezitehih gitgide artığını görmekteyiz. Bu da gıdaları israf ettiğimiz anlamına geliyor. Vücudumuza aldığımız fazla gıdalar, çöpe atmamız ile mideye atmamız arasında fazla bir fark yoktur. İkisi de israf. O nedenle az yemek gerekiyor. Vücudumuz ihtiyaç duyduğu kadar yememiz gerekiyor. Bunun yanında da hareket etmemiz gerekiyor. Yine Kur’an-ı Kerim’de, Müslümanlar hem fizik hem de zihin olarak hazırlıklı olma konusu mevcut. Hatta Peygamber Efendimiz’in Hz. Ayşe ile koşu yarışı yaptığı, çocuklarımızı binicilik, güreş, okçuluk gibi sporları yapmaya, hareket etmeye teşvik ettiğini, kaynaklardan öğreniyoruz. Normal şartlarda da camide ibadet etmek daha kıymetlidir. Evimizden çıkıp camiye gittiğimiz zaman, günlük yarım saat egzersize denk geliyor. Zaten namazın içinde de egzersiz söz konusudur. Burada da, diz ve eklem gibi vücudun farklı bölgeleri rükûda ve secdede hareket ettiği, egzersiz yapıldığı anlamına geliyor. Bizler namaz kıldığımız ve camiye de gittiğimiz zaman, aslında egzersizin birçoğunu yapmış oluyoruz… (Not: Röportajın tamamını youtube; ahmetgülümseyen kanalımızdan ulaşabilirsiniz)







