--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Güreşin prestiji ‘bayanlarla’ ayaklar altında!...

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Bu yıl 45’incisi düzenlenen Uluslararası Yaşar Doğu Turnuvası haberi Güreş Federasyonu resmi internet sitesinde ‘prestijli turnuva’ olarak geçiyor. Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonasına ismini yazdıran Türk güreşinin efsane ismi Yaşar Doğu, ay yıldızlı mayo ile yaptığı 47 güreşin yalnızca birini kaybettiği spor tarihinin kayıtlarında yer alıyor...

Minderin efsane güreşçisi Yaşar Doğu adını taşıyan turnuvaya, İstanbul’da bu yıl bir yenisi eklendi. Ay-yıldızlı forma ile dünya minderlerinde gurur kaynağımız olan Yaşar Doğu’nun adını taşıyan turnuvaya, 16 ülkeden 300 sporcu katılırken, federasyonun almış olduğu ‘bayan’ kategori rezilliği, tarihi güreşçinin adına yakışır ve yarım asırdır devam eden müsabakalara adeta gölge düşürdü. Turnuvanın ‘prestijini’ adeta ayaklar altına aldı... 

Evet, ağzımıza doladık ‘bayanları’ güreştirmek gibi anlayışa sahip olanları. Durmadan, düşüncemizin yazıya dökülmesindeki tek neden, uygulamaları sıradan görüp ‘vicdanlarımızın’ kararacağı korkusu! Yanlışları görüp, dilsiz şeytan olmak istemiyoruz. Allah (cc), bizlere yazma fırsatı verdi. Hal böyle olunca, bayanların güreştirilmesine ‘şiddetle’ karşı olduğumuzu düşüncelerimizle gündeme taşımayalım da ne yapalım!...

Ülke insanının dini inanç ve manevi değerleriyle uyuşmayan bayan güreşinin ülkemizdeki sürecini, adım-adım nasıl uygulamaya koyulduğunu araştırın. ‘Düşünceler, nasıl ki işleyen süreçle alışkanlık haline gelir...’ Bayanların Yaşar Doğu gibi bir turnuvada yer almasından herkes memnun ise, doğru ya bize ne oluyor? Ne mi oluyor! Bizler, masum Anadolu insanımızı haçlı-batı zihniyetinin bir projesi olan mayo olan yarı-çıplak kıyafetle mindere çıkarıp, güreş gibi ‘dayanıklılık-ağır’ gereken bir spor yaptırılıyor ise, buna karşı çıkmak insani ve vicdani görevimizdir....

BAYANI GÜREŞTİRMEK MİLLİ REZALETTİR!

Bayanları güreştirme gibi bir ‘çirkinliği’ Yaşar Doğu Turnuvası’na taşıyacak kadar seviyesizleşen zihniyetin geride bıraktıklarını, daha önceki yazılarımızda, yine bu satırlarımızda siz değerli okuyucularımızla paylaşmıştık. Kendilerine fırsat verildiğinde neler yapabileceklerini kendilerine görev ve sorumluk olarak addediyor, Güreş Federasyonunun Başkan, yönetimi ve alt kurul kurullarını göreve davet ediyoruz. Ne diyor, sözde kendini bayan güreşine adayan milli rezaletin mimarları; ‘Samsun, Afyon, Bursa gibi illerden sporcu geliyordu, şimdi gelmez oldu.... Dünya Şampiyonu olan sporcularımız, evlendikten sonra güreşi bırakıyor.... Türk erkeği, -Benim eşim güreş yapıyor- diyemiyor...’ Ve ekliyorlar, ‘Bayan güreşini alışkanlık haline getirmeliyiz...’

Çıkarın bayan güreşinin ‘hizmet’ haritasını-çizelgesini, bakın hangi ara başlıklardan oluştuğuna şunları görürsünüz:  “CHP ağırlıklı belediye kulüpleri, bireysel kulüpler, ağırlıklı Trakya-Akdeniz bölgesinde yer alan takımlar, Gençlik Hizmetleri ve Spor Kulüpleri’ne bağlı takımlar, ailelerin ekonomik gelir düzeyleri (düşük seviye olacaktır), bayan takımları çalıştıran antrenörlerin sahip oldukları sosyokültürel durumları.” Bayanları güreştirmek gibi rezalete imza atanların, bizi yazmaya mecbur bıraktığı bu konu başlıklarının altındaki maddelerin neler olacağını siz tahmin edersiniz...

Kendi insanımızın, sahip olduğu milli ve dini değerleriyle çelişen ‘bayan güreşi’ mimarlarına kim dur diyecek? Madem yapılan sadece ‘bize’ göre yanlış, öyle ise neden güreşin önde gelen kulüpleri, ‘bayan’ şubesi açmıyorlar? Madem bu kirli oyuna alet olmak istemiyorlar; başkanı, yöneticisi, antrenörü neden bu rezilliğe ‘sessiz’ kalıyorlar? Tepkilerini ‘ismim saklı’ kalsın anlayışı ile tek taraflı bize bırakmaları yeterli olmuyor....

Bayanları güreştirmemek, Güreş Milli Takımlarımızın uluslararası müsabakalara katılamama gibi bir cezayı da beraberinde mi getirir? Bu süreç bize, ülke olarak Avrupa Birliği (AB) sevdamızı ve sonuçlarını hatırlattı. Bu birliğe rest çekmemiz bizi kendimize getirdiği gibi, bayan güreşini ortadan kaldırmanın güreşin ‘Milli’ rezaletini de ortadan kaldırmaktan başka bir manaya gelmez! Ne dersiniz, sporumuzun değerli müdür, genel müdür ve Bakanları... 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle