Galatasaraylı liderliğe sevinemiyor!..
Galatasaray, Trabzonspor galibiyeti ile liderlik yolunda düzlüğe çıkmış durumda. Rakiplerinin durumu göz önüne getirildiğinde şampiyonluk için konuşmak erken olsa da, bu yol da bizim daha çok ilgi alanımıza giren ‘Kulüplerin nasıl yönetildiği?’ konusu. Şampiyonluk kadar önemli bir husus! Düşünün, sarı-kırmızlı takım şampiyon olmuş ama Avrupa’ya gidemiyor. Gidememesinin en önemli nedeni ise ‘mali’ çöküntü! Peki, bunun nedeni/kaynağı ne?
BAŞKANLARIN KULÜPLERİNDEN
ALACAĞI (MI!)
Kulüplerin içerisinde yer aldığı krizin temelinde ‘bütçe’ yatmakta. Trabzonspor’un bu konuda almış olduğu, gelecek sezon Avrupa maçlarına katılmama cezası göz önüne getirildiğinde, konunun hassasiyeti ortaya çıkıyor. Bugün ligi ve onun lideri Galatasaray’ı konuşuyor isek, Galatasaray Kulübü’nün bir önceki başkanı Dursun Özbek ne demişti; ‘Bütçemiz kâr eden bir bütçedir.’ Tarih olan bir konuşma, hafta sonu yapılan Mali Kongrede netlik kazandı. Sarı-kırmızılı ekibin 31 Aralık 2017 itibariyle borcunun 2 milyar 883 milyon küsur olduğu açıklandı. 2018 yılının gelir bütçesi 83 milyon, gider bütçesi ise 153 milyon. Mevcut Başkan Mustafa Cengiz’in açıklamasına göre, Cengiz’in bayrağı devraldığı Dursun Özbek’e borcu 86 milyon TL. Bu yaklaşım ve rakamlar bize TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in eski takımı Beşiktaş’taki alacağı ve adı koyulmasına rağmen bir türlü uygulamaya koyulmayan Kulüpler Yasasını hatırlattı…
MENAJERLERİN ALDIĞI ÜCRETLER…
Galatasaray takımıyla yola çıkarsak, hiçbir kulüp ‘mali’ açıdan rahat değil. Bu karamsar ‘tabloyu’ gördükten sonra, insan sormadan edemiyor; Bu tabloyu ‘tetikleyen’ unsurlar neler? Sarı-kırmızılı ekiple, bir örnekle devam edelim. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) menajerlere yapılan ödemeleri açıklamış. Sıkı durun, lider Galatasaray’ın 2017-2018 sezonunda menajerlere ödediği ücret 3 milyon 500 bin avro. Aynı açıklama içerisinde Medipol Başakşehir 2 milyon 221 bin avro, Fenerbahçe 1 milyon 442 bin avro ve Trabzonspor 1 milyon 296 bin avro ile yer alıyorlar. Ligin en ‘fiyakalı’ takımları böyle bir tablo ile Türk sporunun içerisinde yer almaktadırlar. Böyle bir tablo karşısında, gönül rahatlığı ile saha içerisindeki mücadele ‘izlemek’ ne derecede doğru olur?..
AZİZ YILDIRIM’IN BAŞKANLIĞI
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ‘3 Temmuz’ vurgusuyla hazırlanan video eşliğinde haziran ayında yapılacak olağan kongresinde Başkan olacağını açıkladı. Hayırlı uğurlu olsun. Yıldırım’ın Başkan adayı olması sıradan bir süreç değil. İnsan düşünmüyor değil; Yıldırım’ın ‘20 yıl önceki heyecanımdan daha fazla heyecanlıyım..’ sözleri, sürecin önemini ortaya koymakta. Mevcut Başkan Aziz Yıldırım’ın her konuşmasında olduğu gibi Ağustos 2017 tarihli Fenerbahçe dergisine vermiş olduğu ‘Kulübümüzün FETÖ/PDY ile mücadelesinin ve bu alçak, hain örgütün ilk kez, taraftarlarımızın göğüslerini siper ederek oluşturdukları sarı-lacivert duvara çarparak sendelediği ve durmak zorunda kaldığı hususuna çoklukla değinilmesi fazlası ile bizleri gururlandırmış ve övünmemize vesile olmuştur…’ demesinin önemi büyük. Sözün özü; Mevcut yapıda sadece Fenerbahçe değil, Türk sporunun menfaatleri düşünülüyor ise, Aziz Yıldırım’ın Başkanlık sürecinin desteklenmesi, dahası devam etmesi gerekmektedir…







