Galatasaray yeni lider, gözler Beşiktaş’ta
Süper Lig’in geride kalan 21. haftası sürprizleri de beraberinde getirdi. Fenerbahçe’nin Akhisar’a, Beşiktaş’ın Eskişehir’e yenilmesini ‘fırsata’ çeviren Galatasaray, zor da olsa kazandığı Sivasspor galibiyeti ile puan cetvelinin ilk sırasında yer aldı.
Fenerbahçe, sahasında konuk ettiği Akhisar’a 2-1 mağlup oldu. Futbolsevere ‘Böyle bir sonuç bekliyor muydunuz?’diye sorsanız sanırım sorunun karşılığı ‘hayır’ olurdu.. Rakamlar da bu tezi doğruluyor. Sarı-Lacivertliler tam 33 maç sonra sahasında kaybetti...
Puan cetvelinin ilk üç sırasına baktığımızda takımların mağlubiyet hanelerindeki rakamların ‘3-4-3’ şeklinde sıralanmasında, bu sonuca ulaşmak zor olmasa gerek.
Fenerbahçe-Akhisar maçına baktığımızda, görüntü olarak rakibine karşı üstünlük kuran ekip Sarı-Lacivertlilerdi. Dilerseniz yenilgiyi ortaya çıkaran etkenleri ‘isimler’ üzerine bulmaya çalışalım.
Emenike… Fenerbahçe’nin rakip kalede ‘etkili’ gücü. Kendisinden ‘gol’ adına beklenti içerinde bulunanları yine şaşırtmadı. Ne zamanki bu oyuncu sol kanata geçti, Kanaryanın gol bölgesinde etkili ‘olmasını’ sağladı. Çok geç olmadan bu ‘doğruyu’ İsmail Hocanın artık görmesi gerek..
Fenerbahçe yakaladığı ‘gol’ pozisyonlarını sonuca yansıtamayınca, Akhisar’a gün doğdu. Kanarya maçın bitimine dakikalar kala kalesindeki gole engel olamayınca yenilgi de kaçınılmaz oldu.
Akhisar ‘mağlubiyeti’ Sarı-Lacivertli ekip için sıradanlıktan öte… Şükrü Saracoğlu Stadı’nda son yenilgisini 2012-2013 sezonu 20. haftasında alan ev sahibi ekip, 33 haftalık serüveninde 5 kez berabere kalmış.
Fenerbahçe, uzun süreli ‘yenilgisizlik’ serüvenine Akhisar mağlubiyetiyle nokta koyarken, Sarı-Lacivertlilerin endişesi, bu tür maç sonuçlarının sıkça tekrarlanıp tekrarlanmayacağı… Bizim tüyomuz; ‘Bu Lig’de birkaç maçta ‘pes’ etmek, Kanaryanın kalitesiyle özdeşleşmiyor. Bu yarış son ana kadar devam edeceği görüntüsünde…’
Beşiktaş yenilgisi ‘ders’ olmalı!..
Kartal, Eskişehir deplasmanında beklemediği bir yenilgi aldı. Tıpkı Fenerbahçe gibi ‘derslerle’ dolu bir doksan dakika yaşandı.. Neydi bu dersler? Avrupa maçı sonrası bu kadar dağınık olmak, kendisinden ‘umut’ bekleyenler için ‘sürpriz’ oldu.
‘Üç günde bir maç oynanır mı? İngiltere-Eskişehir hattı Kartal’ı yordu…’ Bu tür mazeretler günü kurtarma adına ‘söylenebilir’ ama… Günümüzde, olması gereken süreçte ‘geçerliliği’ yoktur. Takımın sahadaki oyun anlayışı ve dağınıklığına baktığımızda durum hiç de iç açıcı değil. Kendisinden futbol adına beklenti içinde olanları nasıl ‘şaşkınlık’ yaşatır dense, buna örnek olarak Eskişehir maçını gösterilebiliriz. Beşiktaş yatıp-kalksın, Eskişehirspor’un girdiği sayısız gol pozisyonundan sadece bir tanesini golle sonuçlandırmasına dua etsin.
Spor otoritelerinin bu ve diğer maçlarla ilgili önemli tespitleri, birkaç ‘yıldız’ ismin olmadığında, tıpkı diğer ekipler gibi Beşiktaş’ın da sahada ‘kayıpları’ oynayacağı. Gökhan, Demba Ba, Atiba’nın yokluğu, maçın sonuç olarak ‘riske’ girmesi anlamına geliyor.
Eksik oyuncu dedik de… Bel fıtığı ameliyatı olduğu için, Melo’nun uzun süre yeşil sahalardan uzak kalması, Galatasaraylı camiayı ‘kaygı’ açısından nasıl etkilediğini tahmin edebiliyor musunuz!
Beşiktaş şimdi ‘yol’ ayrımında. Yarın oynanacak olan Liverpool maçıyla Avrupa’ya tamam ve devam maçına çıkacak. Olimpiyat Stadı’nda oynanacak karşılaşma biletlerinin iki gün öncesinden tükenmesi, futbolseverin takımlarına olan ilgisini-heyecanını göstermekte. Dileriz, oyuncular da aynı ‘anlayışla’ sahaya çıkarlar...







