Galatasaray finalde, Bahri Filistin’de
Ziraat Türkiye Kupası’nda Galatasaray, Çaykur Rize ile 0-0 berabere kalarak finale kaldı. Kupada final oynamak için, maçta beraberlik yetiyordu. Bunu da başardı ve adını ‘zor da’ olsa finale yazdırdı. Buraya kadar tamam...
Teknik Direktör Jan Olde Riekerink’ın finale kalan takımı ile ilgili maç sonu konuşması oldukça dikkat çekici. Ne diyor Riekerink; ‘Kupada finale kalmak, sorumluluk açısından çok önemliydi...’
Bu demek oluyor ki, Aslan şimdilik ‘paçayı’ kurtardı, sıra geldi hafta sonu oynayacağı Beşiktaş maçına. Sizce bu maçla ilgili sevenlerinin beklentisi ne; ‘Galibiyet’. Bu sadece Fenerbahçe’nin değil, Galatasaray’ın kendi itibarı ile yüzleşmesi demek...
Kupa yarı finali sonrası, Galatasaray teknik direktörünün diğer önem taşıyan açıklaması, kendisinin sezon sonuna kadar görev alacağı bilgisine sahip olması. Bu karar, şu an mevcut sarı-kırmızılı yönetecilerin beceriksizliğinden başka bir manaya gelmiyor! Neden?..
Türkiye’nin en köklü olarak bilinen Kulübünün teknik direktörüne üç-dört ay gibi süre biçenler varken, halen ‘Türk sporun nasıl gelişir?’ diye sorusunu mu soracağız? Bu uygulama ‘alay’ konusu olup, eleştiri almaktan başka ne işe yarar!..
Bu açıklamalarımızdan dolayı eleştirebiliriz. Diyelim duygusal davranıyoruz... Biz susalım, taraftar konuşsun. Buyurun, taraftarın sesine kulak kabartalım. Galatasaray Basketbol takımının Avrupa Şampiyonu olması, yönetimin ‘kasasını’ doldurma adına kombine biletlerine zam yapması...
Sonuç, taraftarının tepkisi ile kombine kartlarda yüzde elli indirime gidilmesi. Şimdi bu şu; Siz bu uygulamayı başarı-başarısız hangi kategoriye koyarsınız? Ne diyelim, geleceğin hesabını yapanlara, yazımız bir mesaj olsun...
FİLİSTİN DÂVÂSI VE BAHRİ’YE DESTEK...
Futbol topu ‘dönmeye’ devam edip, gündemi olduğundan da fazla meşgul ederken, spor gündeminde gerçekleşen ‘güzellikleri’ göz ardı etmemek gerek. İşte o anlamlı gelişme, spor deyimi ile bitirici ‘hamle’, Dünya Şampiyonumuz Bahri Tanrıkulu’ndan geldi...
Geçtiğimiz günlerde yine bu satırlara taşıdığımız konu, şampiyon sporcumuzun Filistin adına 2016 Rio Olimpiyatları’na kota alma çabasıydı. Bunun için ise Filipinler’de yapılan Asya Kıtası Elemelerine katılarak, gerekeni yaptı...
Sporculuk başarılarından dolayı Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda müşavirlik kadrosunda yer alan, 2012 yılından bugüne Türk Milli Takımında görev almayan sporcumuz, kendine yeni bir hedef koymuş; ‘İşgalci İsrail karşısında, mazlum Filistin halkının yanında yer almak.’ Sporcunun kendi ifadesi ile Filistin halkına, destek ve umut olmak...
Şampiyon sporcumuz Siyonizme karşı koyma adına, mazlumların yanında olup, onlara (Ensar veya muhacir, adını siz ne koyarsanız) destek olmak bir görevdir. Anlamlı bu girişim bizlere işte ‘İşte spor, işte sporcu bu...’ dedirtecek kadar muhteva taşıyor.
Bu ayrıcalıklı tarihi süreç ile ilgili şimdi sona doğru yaklaşılıyor. Organizasyona izinsiz katılmadığı ve Cumhurbaşkanımız ve Bakanlığımızın bilgisi olduğunu her defasında ‘dillendiren’ sporcumuz için şimdi zaman, Filistin davasına sahip çıkan Bahri Tanrıkulu ve Ümmet için işliyor. Bizim ‘gönlümüze’ düşen son söz; Başarı ve teşekkür...







