Futbolun menfaatine ‘aynaya’ bakmak!..
Spor dediğinizde akla gelen hareket ve egzersiz. Performans sporu dediğimizde ise plan, program, para, şöhret vs vs.. Bu ayrıntıları uzatan unsurlar, isteğe-kişiye bağlı olduğu gibi, sorunlu tercihler sürecin belirlenmesini sağlıyor…
Bunların neler olduğu hususunda kafa yorduğumuzda, örneğin bir performans sporcusu kendine başarıyı hedef koymuş ise, gireceği müsabakanın öncesi ve sonrasını programlaması gerek…
Sporcunun dışında kalan başkan, yönetici, zaman zaman teknik adamlar, sporun dışında kalan açıklama-söylemler gibi ‘yavan’ konularla kendilerini ‘haklıya’ çıkarma-aklama gibi pozisyona sokuyor ki, yanan keten helva yanında az kalır!..
Dedik ya, herkes kendine-işine geldiği gibi hareket etmeyi uygun görüyor. Durum böyle olunca da, olması gerekenin dışında suni gündemler-tartışmalar sporu ikinci plana itiyor. Sadece buna, futbol ve basketbola iki örnek…
TERİM’İN TERCİHİNİN
ARKASINDA DURMAK…
İlk tespitimiz, Avrupa Şampiyonası’na gidecek 23 kişilik kadronun belirlenmesinde 31 kişilik liste düşürülmesi. Alper Potuk, Gökhan Töre ve Mevlüt Erdinç gibi isimler Fransa vizesi alamadı…
Milli Takımlar Futbol Direktörü Fatih Terim haklı olarak diyor ki, ‘Bu takımın patronu benim.’ Şuan ki aşamada haklılığını koruyan bir yaklaşım. Neden? Hatırlayın Şampiyona öncesi yapılan grup maçları ve üst üste puan kayıpları ile yaşanan sıkıntı-baskı. Bunun devamında övgünün bir sonucu olan seri galibiyet ve kazanımlar…
Kadro tercihinde en dikkat çeken, Danimarka değil de Türk Milli Takımı’nı seçen, Karadağ karşısında ise Milli forma ile tanışan Emre Mor’un Fransa kadrosunda yer alması. Emre tercihi ve diğerleri, Terim’in kendi ‘kontenjanı-güveni’ olarak değerlendirilmeli ve normal karşılanmalıdır…
BASKETBOLU FUTBOLA BENZETTİNİZ YA!..
Futbolun dışına çıkıp biraz potaya, basketbola uzanalım. Fenerbahçe ile Galatasaray takımları arasında yeşil sahalarda yaşanan rekabet, salonlara da taşındı. Tıpkı futbolda olduğu gibi, sahadaki oyunun kalite-kalitesizliğinden daha çok, başkan-yönetim-teknik adam çekişmesi. Resmi internet sayfasına düşen açıklamalar…
Tabii resmi sayfa denildiği zaman, yaşananların ‘kamuoyu’ ile paylaşılması manasına geliyor. Düşünebiliyor musunuz, milyonların desteğini arkasına alan iki kulübümüzün paylaşım sitelerine yansıyor yaşananlar. Herkes kendine göre haklı olunca, gerçek suçlu bir nevi kamufle oluyor…
Şimdi muhataplarına soruyorum; ‘Sizin için de yer alan bu çekişmede, kulüplerin ne gibi menfaati oluyor.’ Koca bir hiç. Varsa yoksa gündemi başka taraflara çekme! Olan yine, başarıdan yoksun, finansal Fair-Play kapsamında UEFA’dan ikaz yiyen ve Uluslararası maçlardan men edilen kulüplerine olmakta…
Süreç dikkatinizi çekmiştir sanırım! Milli Takım Fransa’daki dev organizasyonda ülkemizi temsil hakkı kazanıp, UEFA’dan Galatasaray’a men, Fenerbahçe ve Trabzonspor transfer konusunda finansal kısıtlamaya giderken Milli Takım kadrosunu tartışalım öylemi! Hal böyle olunca, rahmetli Necmettin Erbakan hocanın ‘Hadi ordan!’ sözünü hatırlatmadan yapamıyor insan…







