Futbolun ‘mali’ ve ‘terör’ tetikçileri!
Kulüpler Birliği Vakfı’nın düzenlediği futbol zirvesi geçtiğimiz günlerde yapıldı. Gündem yoğunluğu, toplantıyla ilgili görüşlerimize ‘rötar’ yaptırdı. Tabii her geçen gün belki haberi ‘bayatlatır’ ama, aynı düşünce her gelişme için geçerli değil. Çünkü, her bir görüş futbolun tarih sayfalarına düşer. Düştüğü kadarda ‘mana’ taşır. Peki, toplantı kararlarında ne konuşuldu, hatırlayalım. Vakfın Başkanı Göksel Gümüşdağ ‘Fikir alışverişinde bulunduk...’ sözüzleriyle başladı ve ekledi: ‘Mali disiplini sağlamak şart...’
Doğru, ‘mali’ disiplin şart ve bunu uygulayacak kulüp yönetimleri. Sorun belli, çözümü de belli. Fakat iş ‘uygulamaya’ gelince, aynı beceriyi ser-gi-le-mi-yo-ruz. Çok mu zor? Hayır... İşte İstanbul’da Başakşehir, Ankara’da Gençlerbirliği örneği. Siz o örnekleri çoğaltabiliyor musunuz! İşte o çoğaltmayı yaptığınız takdirde, sorun ortadan ‘zaten’ kalkar!
Her defasında toplanıp ‘somut’ adım atılmayan o yuvarlak masaya bu örnek kulüp modellerini yatırıp-inceleyip, belli dönem sonra ‘Şu takımda uyguladık tuttu. İşte eserimiz...’ diyebiliyor musunuz! Öyle ise ‘tavsiye’ kararlarını artık bir kenara bırakıp, örnek kulüp üzerinden netice almaya çalışın. Bırakalım artık ‘batan’ geminin mallarına ‘para’ çıkarma edebiyatını! Ne böyle bir mantık, ne de o mantıktan çıkan ‘sağlam-somut’ bir netice verir...
UEFA mali kriz konusunda ‘Galatasaray’ın’ kapısına dayanmasa, acaba futbol zirvesinin ana konusu ‘mali disiplin’ olur muydu? Hayır. Sonuç bize ‘oyalama-kandırılma’ döneminin bittiğini gösteriyor. Madem aynı geminin içindeyiz, futbol batışına seyirci kalmak istemiyoruz, kanayan yaraya ‘bandaj’ değil, neşter vurmamızın şart olduğu gerçeğini kabullenmemiz gerek.
Diğer örnek; ‘Ziraat Türkiye Kupası’. Kupa, miskinlerin değil, işini fırsata çevirebilen ‘futbol’ severin kupası oldu. Köstek değil, destek olmak üzerimize vazife... Şu da var, kupanın favorileri ‘tur’ atlarken, Trabzonspor ve Bursasspor ise ‘beklenmedik’ sonuçlara ‘imza’ attılar.
Neden? Yaptıkları işin ciddiyetinin ‘farkına’ varamadıkları için...
TFF, MALİ KRİZ KADARTERÖRÜ DE BİTİRMELİ
Futbol Federasyonu, kulüpleri, içinde yer aldığı ‘borç’ batağından kurtarmanın dışında, şimdi daha önemli bir görev düşüyor; “Sahada ve tribünde ‘teröre’ çanak tutan ‘taşeronları’ ortadan kaldırmak.” Federasyon, bu gruplara karşı açtığı ‘savaşın’ ilkini Passolig ile kazanarak, tribünlere arzulanan baharın gelmesini sağladı. Terör belası şimdilerde farklı ‘senaryo’ ile uygulanmak isteniyor.
AMED Sportif Faaliyetler Kulübü... Bu isim, Futbol Federasyonu’ndan onay aldığı için bugün ligde mücadele ediyor. Peki, AMED’in amacı ne? Futbolsevere sahada ‘futbolun’ güzelliklerini sunmak mı, yoksa yasadışı örgüt propagandası yapmak mı? Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar (sahte hesap olup-olmadığı...), tribüne sızan seyirci, maç sonrası olayların kaynağı araştırıldığında, futbola terörü bulaştırmak isteyenlerin ‘karanlık’ dünyası günyüzüne çıkacaktır...
Tüm olanlardan sonra açıklama yapıyor Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Başkanı Ali Karakaş; ‘Yaşananlardan dolayı Bursaspor maçının galibiyet sevincini doyasıya yaşayamadık. Çünkü maç sonrasında sosyal medyadaki paylaşımlar, futbol kamuoyu ile bizi karşı karşıya getirdi. Bu tamamen provokatif girişimlerdir. Amaç, kulübümüzü bundan sonraki maçlarda hedef haline getirmek ve Ziraat Türkiye Kupası’nda elde ettiği başarıları gölgelemektir.’
Tüm bu gelişme ve söylemlerden sonra şimdi bizlere büyük ‘görev’ düşüyor. Sadece bu sorumluluğu ‘emniyete-istihbarata’ yüklemek olmaz, Futbol Federasyonu da devreye girip, yönetici-futbolcu, saha içinde-dışında haddini aşan kim varsa, gerekli cezayı uygulamalı. Güneydoğu’da ‘terörün’ bitme noktasına geldiği süreçte, büyük kesimin ilgi alanı olan ‘futbolda’ki bu provokatörlere ‘haddinin’ bildirilmesi şart!..







