Futbolun linç (pardon) ilginç haftası!..
|
S |
izce futbol nedir? İki farklı takımın, meşin yuvarlakla oynadığı oyunla birbirlerine üstünlük sağlaması mı? Teknik direktörün, oyuna hamlesi ile skor üzerinde etkili olan bir oyun tarzı mı? Yoksa, kurallarına göre değil, ‘yorumuna’ bağlı kalınan hakemlerin, oyun üzerinde etki yapması mı?
Tüm bu sorulara verilen cevabı bir haftaya sığdırırsanız, eminim karşınıza Süper Ligin 15. Haftası çıkar. Yine böyle bir haftada yer alan takımlar-maçlar arasında bir seçim yapılsa, Beşiktaş ve Galatasaray karşılaşması ile karşılaşırsınız. Nasıl karşılaşılmasın ki! Atılan-yenilen goller, maç sonu yapılan açıklamalarda hedef tahtası haline getirilen bir hakem!..
2015 yılının son derbi mücadelesinde Beşiktaş, sahasında konuk ettiği Galatasaray’ı haklı bir galibiyetle 2-1 mağlup etti. Saha ve seyirci avantajı ile sahaya çıkan siyah-beyazlı ekip, 90 dakikaya sığdırılan heyecanının oyun ve skor olarak ‘artıları’ ile sahadan kazançlı ayrıldı...
Beşiktaş maçta, baştan sona üstün olan taraftı. Kaleci Muslera, yediğinin ‘küpü’ kadar kurtarınca, Kartal’ın farklı skorla sahadan ayrılmasını engellemiş oldu. Tolga’nın yokluğunda kaleye geçen Günay ise, yediği golle sadece maça heyecan getirdi.
Sonuç ve skora bakıldığında, sadece günü değil sezonu kurtarmak için nasıl savunmaya geçmesin Galatasaray teknik direktörü Mustafa Denizli. Ne diyor Denizli; ‘Çalınan bir ofsayt mı var? Olmayan penaltı mı var? diyebilir misiniz! Bir takımı lime lime etmek için bunlara ihtiyaç yok’ sözlerine yoruma gerek görmüyorum, çünkü geçerliliği yok! Sarı-kırmızılı renklere gönül veren taraftar gruplarının yönetime ‘tepkisi’, en anlamlı ‘yorum’ özelliği taşıyor sanırım.
Lig, hafta dediğimizde, heyecan tabii ki sadece bir derbi maçıyla sınırlı değil. Futbol zirvesi için mücadelesini veren Fenerbahçe ve şampiyonluk yarışından kopmak istemeyen bir Trabzonspor vardı.
Tabii, Trabzonspor isminin dillendirdiğimiz 3-0’lık Çaykur Rizespor maçına değinmek olmazdı. Yeni yönetimi ile futbolda beyaz bir perde açmak isteyen komşu ekip, Rize’den üç gol yemenin hiçbir izahı olamaz, olmamalı da... Maçın ilk bölümünde Çarkur Rizesporlu oyuncu Kweuke’nin elle oynaması, mücadelenin hakemi pozisyona seyirci değil, penaltı ile hükmetmeliydi...
Trabzonspor’un, yediği kadar kaçırdığı goller de dikkat çekici.. Kaçan gollerde ‘kaleci’ faktörü ön plana çıkıyor. İtandje’ının kalesini gole kapatması, bordo-mavili ekibin ‘neticeye’ gitme yollarında suskun kalmasında en önemli gerekçesiydi. Yakaladın mı atacaksın! Eğer atamaz isen maç kazanmak, hayıflanmanın ise hiçbir zaman inandırıcı tarafı kalmaz.
Sahi kaleci dedik de... Ne oluyor Karadenizli meşin eldivenlere! Yediği gollerle, topun ağzına gelen Beşiktaş’ta Tolga’yı unutmadan, eleştiri boyutuna gelen Trabzonsporlu Onur. Dik-onurlu Karadenizli ‘kaleci’ duruşları tarih mi oluyor dersiniz?







