Futbolu gölgeleyen terör!..
Terörün her türlüsü, her zaman ve her yerde lanet gerektiriyor. Gözünü kan bürümüş, insanlıktan nasiplenmemiş canilerin patlattıkları her bomba, sıktıkları her bir kurşun, onlarca masum vatandaşın hayatını kaybetmesine neden oluyor...
Terör saldırısının bir özelliği de, küçük-büyük, yaşlı-genç, kısacası kimlik sorgulamadan, ses getirme adına, masum toplulukları çemberine alması...
Ankara’da patlayan bomba, bir kez daha ülkeyi yasa boğdu. Başkentin göbeğinde patlatılan bomba, gözü dönmüş ve kandan beslenen kesimler ve onların taşeronlarının sahip oldukları ‘algıyı’, yaptıkları saldırının boyutuyla gözler önüne serdi.
Saldırıyı gerçekleştiren ‘canlı’ bombanın, kimin, ne amaçla bu saldırıyı yaptığını artık bilmeyenimiz yok sanırım. Saldırıyı gerçekleştirenlerin kimlikleri ortaya çıktığında, mutlaka son hainliklerinin daha öncesinin olduğunu görmek mümkün. Vahşileşme-canileşmesinin aşamaları gibi...
Canlı bomba kimliği ile ortaya çıkıp, öleceğini bile bile saldırının içinde yer alması, insanlıkla bağdaşmayan, hastalıklı bir ruh hali.
Üzüntümüz ve yasımız elbette büyük. Ateş düştüğü yeri yakar ama patlayan her bir bomba, yakınlarını kaybedenler kadar, vicdanı ve insanlığı yok olmamış herkesin de yüreğine ateş olarak düşmekle kalmayıp, yasa boğuyor...
Peki, yapanlar kadar yaptıranlar da suçlu ise, bu suçlular kimler? Çok ama çok basit. Kaynağı Amerika kökenli ‘sosyal’ medya hesaplarını takip edin, rahatlıkla nedenlerini bulabilirsiniz. Öyle ise geriye, hak edenin hak ettiği cezaya çaptırılması kalıyor...
Sahi nasıl bir kimlik gizli terör saldırılarının arkasında? Öyle ya siz İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerin göbeğinde, tonlarla ifade edilen bombaları patlatacaksınız! Bu tür olayların yapılışı o kadar kolay olmasa gerek. Fakat, baktığınızda teröristlere kol kanat geren ülkelerin artık kimlikleri, onların taşeron örgütlerini bilmeyenimiz yok. Bunun daha geniş ayrıntısına nasıl ulaşılabilir?
Uzmanlık konumuz olmamasına rağmen, biz bunları düşünebiliyoruz da, işleri ‘bu’ olanlar, ne görev yapıyor? Şunu da düşünmüyor değilim; ‘Hainin dışarıda olduğu kadar içeride de çokluğu, ihanetin boyutuna yansır...’
Her şey ortada. Aranılan bomba yüklü araçlar devletin resmi üniversitesinin otoparkında bulunuyor, gazeteci müsveddesi, ülkesinin istihbarat teşkilatı MİT’in kontrolündeki TIR’ları hedef tahtasına koyuyor ise, daha fazla örneklemeye gerek var mı? Evet, ortada ‘stratejik hainlik’ diye isimlendirilecek saldırılar var...
Şimdi bu satırlarda, haftanın maçlarını ve değerlendirmesini yapacaktık ama olmadı, olmazdı da. Vicdanımızın sesi buna izin vermedi. Duyarlı ülke insanının, bir türlü ya terörle mücadele ettiği, terör belasının yok olması adına kafa yorduğu bir dönemde, bir kez daha lanetleme adına terörü yazmadan edemedik...
Tek bayrak altında, tek yürek olan her kesimden, teröre karşı bir kez daha tepki yağmaya devam ediyor. Fenerbahçelisi, Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı, Trabzonsporlusu, kısacası gerek ülkemizde, gerekse yurtdışındaki spor-futbol camiasında teröre karşı kınamalar sürüyor...
Keşke, terör illeti görmesek de, birleşmeyi başka amaçlar için gerçekleştirebilsek. Tüm ümmetin ortak duası; ‘Cenab-ı Hak, bu tür terör olaylarını gerçekleştirenlere bir daha fırsat vermesin.
Terörü bir kez daha kınıyor, hayatını kaybedenlere rahmet, acıyı yakından hisseden insanlığa başsağlığı diliyoruz...







