--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Futbol bitse de, akan kan dinmiyor!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Ligin devre arası tatiline çıkan takımlar bugün topbaşı yapıyor. Sahip olunan düşünce, oyunun bir parçası olarak ligi en iyi yerde tamamlamak. Takımların 2018-2019 Sezonunun ilk yarısındaki performanslarına bakıldığında ‘Başarı bu takımlarla mı?’ dedirtecek kadar, endişe ve kaygı verici bir durum söz konusu. Ligin dört büyükleri denilen Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Beşiktaş son 32 sezonun en kötüsü. İstatistikler böyle diyor! Futbolun ‘kalitesi’ bakımından bu rezalet, en son 1987-88 sezonunda yaşanmış. Para deseniz,  borçlanarak en alasıyla ‘para’, taraftar deseniz ‘tribünler’ takımın yanında. Olumsuzluğun asıl kaynağı kulüp yönetimlerinde yaşanan zafiyetler. Kulüpler ekonomik yönden yaşadıkları ‘sıkıntı’, transferde de yaşanmakta. Bu sıkıntının asıl gayesi, kulübün içinde bulunduğu mali problemleri en asgariye çekmekten daha çok, transfer beceriksizliğini, adeta ‘halının altına süpürmek’. Puan açısından, son 32 sezonda en az puana ulaşılması, istikrarsızlığın göstergesi. Varsa yoksa ‘Şampiyon kim olacak?’ sorusu. Kim olacaksa, olacak! Bilinmeli ki, bu şampiyonluk, asla ve asla, kalite bakımından içi doldurulacak bir Şampiyonluk olmayacak…

BAŞARI İÇİN KADRO İSTİKRARI ŞART…

İstenilen sonuca gitmek, kadro istikrarını beraberinde getiriyor. Süper Lig takımlarının ligin ilk yarısındaki ‘performansları’ bunu gösteriyor. Göz dolduran Yeni Malatyaspor’un, sezona 7 transferle girdiğini görmekteyiz. Kadrodaki oyuncuların ‘sayısal’ zenginliğinden daha çok, kalitesini ön plana çıkarmaya çalışan Malatya yönetimi, başarının devamı için, devre arasındaki transfere temkinli yaklaşmak istiyor. Açıklamalara baktığımızda, mevcut kadro ahengini bozmadan, takım olabilmekten geçeceği yönünde. Yeni Malatya olumlu örneğinden sonra, olumsuzluğa örnek ligin ilk yarısında 3 galibiyet, 7 beraberlikle ancak 16 puan toplayıp küme düşme hattında yer alan Fenerbahçe. Sarı-Lacivertlilere futbol tarihinin en ‘kötü’ sezonunu yaşatan etkenlerde en önemli pay sahibi Ali Koç ve yönetimi. İddialı girilen sezona Phillip Cocu ile başlayan Koç ve yönetimi, 10. haftada bu göreve Erwin Koeman’ı atadı. 5 haftalık maratondan sonra o gitti, teknik direktörlük görevine Ersun Yanal getirildi. Araştırmalar gösteriyor ki, bu durum Fenerbahçe için alışılmış bir durum değil; ki, sezon ortasında teknik direktör değişimi en son 15 sezon önce gerçekleştirilmiş. Sözün özü, istikrarsızlığın olduğu yerde başarısızlık oluyor. Bu ‘teze’ en bariz örnek Fenerbahçe. Öyle olmasaydı, sezonun ilk yarısı bittiğinde sarı-lacivertli ekip kendini küme hattında bulmazdı…

Muhammed Yücek. Henüz daha 17 yaşında. Küçükköyspor-Yıldırım Bosnaspor maçı öncesi, çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybetti. Hangi takım taraftarı olursa olsun fark eder mi? O bir gençti, futbol terörü hayatına mal olmuştu. Bir hiç uğruna ölümü, yakınları ve sevenlerinin gönlünde dinmesi güç bir acı bıraktı. Dileriz, Muhammed’in geride bıraktığı acı son olsun. Fanatizmin tetiklediği futbol terörüne dur demek için kimlerin çözüm üretmesini daha ne kadar bekleyeceğiz. Futbolun sadece futbol olmadığı kadar, spor olmaktan çıktığını ne zaman anlayacağız acaba. Sosyolojik, ekonomik, psikolojik daha birçok alanda, özellikle gençlik üzerinde olumsuz etkileri bulunan futbol başta olmak üzere, sporda kimlerin derece yapacağı, şampiyon olması, terör kurbanı Muhammed Yücek’in canı kadar öneme sahip mi? Ateş düştüğü yeri yaksa da, dileğimiz ve duamız o ki, daha fazla ocağa ‘ateş’ düşmesin! Muhammed Yücek kardeşimize Allah’tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı dileriz…    

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle