--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fenerbahçe’nin adalet yanlışı!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
Eskişehir ve Sivas’ta kaybeden Fenerbahçe için Kasımpaşa maçı büyük öneme sahipti ve bu engeli 2-1’le geçmesini bildi. İki İstanbul ekibinin mücadele öncesinde Kadıköy’de ‘Türkiye için Adalet, Fenerbahçe için Adalet’ yürüyüşü vardı. 

Sarı-Lacivertli takımın taraftarı olarak belirtilen isimlerin yanında, yürüyüşe katılanlar arasında İşçi Partililer de (İP) yer aldı. Diğer ilgi çeken konu ise söz konusu yürüyüşün Fenerbahçeli Avukatlar Derneği tarafından organize edilmesi. Avukatların bir araya gelip dernek kurmaları ve kurulan Derneği Fenerbahçelilerle özdeşleştirmeleri doğrusu garip geldi bana…

Bir kulübün adının, seyirci-taraftarların kurdukları derneklerin önüne gelmesini anladık da, bu ifade avukatlar olunca!..

*

İnsan düşünmüyor değil. Fenerbahçe Spor Kulübü, spor etkinliklerini bünyesinde barındıran bir kurum. Şike davasıyla başlayan tartışma ortamında siz kalkıp adalet adı altında birliktelikleri gündeme taşırsanız, camialar için futbolun önemini ikinci plana itmiş olursunuz.

Niyeti fitne-ayrımcılık-şiddet olan anlayış sizin yürüyüş dediğiniz ortamınıza sızarsa (tıpkı ‘İP’lilerin yaptığı gibi) camia kendi içinde bölünmelere neden olur. Ondan sonra da bu tür gösteriler hak arama olacak öyle mi?...

Bu tür yürüyüşler sadece Fenerbahçe ismi altında gerçekleşmesiyle sınırlı değil. Hatırlayın Trabzonspor taraftarlarının şike, temiz lig adı altında Futbol Federasyonu binasına yürümesini...(Aradaki tek fark ‘İP’liler Bordo-Mavili gruplar arasına sızma cesareti gösteremedi...).

Peki, bu yürüyüşlerin Türk futboluna kazancı var mı? Diğer ifade-soru ise takımlara ne kaybettiriyor! Kazancından şüphe duyarım ama yürüyüş adı altında yapılan bu tür faaliyetlerin, Türk futbolu ve kulüplere çok şeyler kaybettirdiği, her halinden belli.

*

Buna en bariz örnek Fenerbahçe’nin Kasımpaşa karşılaşmasında yaşananlar. Başkanların da bizzat katıldığı gösteriler, taraftar profilinin futbolcular üzerinde baskı unsuru oluşmasına neden oluyor. 

Sarı-Lacivertli oyuncular, üstlendiği sorumluluk altından kalkmaları için yoğun çaba sarf etti. Fenerbahçe, Kasımpaşalı oyuncunun kırmızı kart görmesine kadar sahada ne yaptığından emin olmayan, stres yüklü bir ekip görünümündeydi..

Fenerbahçe, sakat ve cezalarından dolayı sonucu değiştirecek oyuncularından yoksun olması ve gündüz gösterileriyle birlikte futbolcular üzerinde baskı unsuru oldu. Tabii bundan sadece oyuncu değil karşılaşmayı yöneten FIFA hakemleri de üzerine düşen payı alıyor…

Sonrasında ise spor seyircisi, ‘ekranlara yansıyan ilk golün sahibi Emre ve tribünde maçı izleyen Caner’in küfürleri’ni konuşuyor.

Beşiktaş-Bursa maçının hakemi İlker Meral’in yönetimine ise hiç girmiyorum!.. Soruyla başladığımız yazımızı,  yine bir soruyla tamamlayalım; Fenerbahçe için iyilik tellallığı yapanlar, aslında takımlarına ve Türk futboluna zarar verdiklerini farkında değiller mi?...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle